İYUK Madde 60



  • Tebliğ İşleri ve Ücretler

    İYUK Madde 60

    – (Değişik: 5/4/1990-3622/24 md.)

    Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işleri, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır. Bu suretle yapılacak tebliğlere ait ücretler ilgililer tarafından peşin olarak ödenir.




  • İYUK 60. Madde Emsal Danıştay Kararları


    DANIŞTAY 11. DAİRE
    Esas : 2011/3019 Karar : 2012/597
    Tarih : 8.02.2012

    • İYUK 60. Madde

    İstanbul İli, Ataşehir Belediyesi'nde Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, 5393 sayılı Kanun`un 49. maddesi uyarınca Sandıkla ilgilendirilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

    İdare Mahkemesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nunun 26. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının gösterdiği adreste tebligat yapılamaması nedeniyle Mahkemelerinin 17.12.2009 tarihli kararı ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı tarafından bir yıl içinde yeni adres bildirilerek dosyanın yeniden işleme konulmasının istenilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

    Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ve temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 26. maddesinin 3. fıkrasında; davacının gösterdiği adreste tebligat yapılamaması halinde, yeni adresin bildirilmesine kadar dava dosyasının işlemden kaldırılacağı ve varsa yürütmenin durdurulması kararının kendiliğinden hükümsüz kalacağı, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir yıl içinde yeni adres bildirilmek suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği kurala bağlanmıştır.

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 60. maddesinde, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işlerinin, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu`nun 21. maddesinde, kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirileceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin, tebliğ tarihi sayılacağı, muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurlarının yukarıdaki fıkra uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecbur olduğu kuralına yer verilmiştir.

    Dosyanın incelenmesinden, davacının dava dilekçesinde belirttiği adresin "Ataşehir Belediye Başkanlığı … Cad. … KüçükbakkalköyAtaşehir/İSTANBUL" olduğu, posta ve harç tamamlama yazısının anılan adrese tebligata çıkarıldığı, tebligat alındısında "… muhatabı tanımadığını beyan etti. Muhtarlık kayıtlarında kaydına rastlanmamıştır. … Petrol ."kaydının yer aldığı, İdare Mahkemesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 26. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının gösterdiği adreste tebligat yapılamaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğinin ve davacı tarafından bir yıl içinde yeni adres bildirilerek dosyanın yeniden işleme konulmasının istenilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, temyiz aşamasında yürütmenin durdurulması isteminin savunmadan sonra incelenmesi yolunda verilen Danıştay Onbirinci Dairesinin 6.5.2011 tarihli ve E: 2011/3019 sayılı kararının davacıya dava dilekçesinde belirtilen adreste tebliğ edildiği, dolayısıyla davacının adresini değiştirmediği ve davacıya yapılan ilk tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmıştır.

    Bu durumda, Tebligat Kanunu`na uygun olarak yapılmayan ilk tebligat gözönünde bulundurularak İdare Mahkemesince davanın açılmamış sayılması yolunda verilen kararda usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.

    Açıklanan nedenlerle, davacı temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının ( BOZULMASINA ), dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere
    Mahkemeye ( GÖNDERİLMESİNE ), oybirliği ile karar verildi.



  • DANIŞTAY 3. DAİRE
    Esas : 2009/1720 Karar : 2011/6748
    Tarih : 24.11.2011

    • İYUK 60. Madde

    Davacı kurum adına 2005 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davanın reddi yolundaki vergi mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17'nci maddesinin 5'inci bendinde, duruşma davetiyelerinin duruşma gününden en az otuz gün önce taraflara gönderileceği; aynı Yasanın 60`ıncı maddesinde ise Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işlerinin, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı kurala bağlanmıştır.

    7201 sayılı Tebligat Kanununun 11`inci maddesinin birinci fıkrasında; vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı, vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılmasının yeterli olduğu hükmüne yer verilmiştir.

    İncelenen dosyadan, davanın davacı tarafından bizzat açıldığı, 16.12.2008 tarihinde yapılan duruşma sırasında ibraz edilen vekaletname ile davayı takibe başlayan vekilin isteği üzerine duruşmanın açılmamasına ve ertelenmesine karar verildiği, erteleme kararı ve yeniden yapılacak duruşmanın gün ve saatini bildiren davetiyenin davacı vekiline değil, davacı kurumun adresine gönderilerek, kulüp başkanının imzasına tebliğ edildiği ve duruşma tutanağında, davacı adına duruşmaya gelen olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.

    Bu durumda, duruşma davetiyesinin 7201 sayılı Yasanın11`inci maddesi uyarınca davacı vekilinin vekaletnamede yer alan açık adresine tebliğ edilmesi gerekirken, usulsüz olarak davacıya yapılan tebligat üzerine yapılan duruşma sonucu verilen yargılama usulüne aykırı olan vergi mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

    Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile Kayseri Vergi Mahkemesinin 20.1.2009 gün ve E:2008/606, K:2009/101 sayılı kararının bozulmasına, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • DANIŞTAY 3. DAİRE
    Esas: 2012/726 Karar: 2014/788
    Tarih: 26.02.2014

    • İYUK 60. Madde

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 60'ıncı maddesinde; Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işlerinin Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı hüküm altına alınmış, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35'inci maddesinin 1'inci fıkras 1'inci fıkrasında kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse yenisini hemen tebliğ yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecbur olduğu, bu takdirde bundan sonraki tebliğlerin bildirilen yeni adrese yapılacağı kuralı öngörülmüş 19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9'uncu maddesiyle 7201 sayılı Kanun'un 35'inci maddesinin 4'üncü fıkras 4'üncü fıkrası olarak getirilen düzenleme ile de; daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adreslerinin esas alınacağı ve bu madde hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.

    Dosyanın incelenmesinden, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5'inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle reddine dair 01.02.2011 gün ve E:2011/245, K:2011/243 sayılı karar, dava dilekçesinde gösterilen adreste davacı şirkete tebliğ edilemediğinden 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35'inci maddesinin 2'nci fıkras 2'nci fıkrasına göre aynı adreste 19.03.2011 tarihinde tebliğ edilmiş bulunmaktadır.

    Olayda, 7201 sayılı Kanun'un 35'inci maddesinin 4'üncü fıkras 4'üncü fıkrasına 6099 sayılı Kanunun 9'uncu maddesiyle eklenen hüküm esas alınarak davacı şirketin resmi kayıtlardaki adresi araştırıldıktan sonra tespit edilen adreste tebligat yapılması gerekirken, anılan hüküm gözardı edilerek aynı Yasanın 35'inci maddesinin 2'nci fıkras 2'nci fıkrasına göre dava dilekçesinde gösterilen adreste yapılan tebligat sonrasında dilekçenin süresinde yenilenmemesi nedeniyle davanın süre aşımı yönünden reddedilmesinde yasal isabet bulunmadığından vergi mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

    SONUÇ : Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüyle İzmir 4. Vergi Mahkemesinin 27.09.2011 gün ve E:2011/1184, K:2011/1812 sayılı kararının BOZULMASINA, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 26.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.