IYUK Madde 53



  • Yargılamanın Yenilenmesi

    İYUK Madde 53

    1.(Değişik birinci cümle: 5/4/1990-3622/22 md.) Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.

    a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,

    b) Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,

    c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,

    d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,

    e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,

    f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,

    g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması,

    h) (Değişik: 10/6/1994-4001/23 md.) Tarafları,konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması.

    ı) (Ek: 15/7/2003-4928/6 md.) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması (Ek ibare : 25/7/2018 – 7145/4 md.) veya hüküm aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.

    2.Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır.

    3.(Değişik birinci cümle: 15/7/2003-4928/6 md.) Yargılamanın yenilenmesi süresi, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gündür. Bu süreler,dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanır.




  • İYUK 53. Madde Emsal Danıştay Kararları


    DANIŞTAY 15. DAİRE
    Esas : 2016/9577 Karar : 2016/5331
    Tarih : 10.11.2016

    • İYUK 53. Madde

    Davacı vekili tarafından, ............... adresinde “Taylan Optik” ünvanıyla gözlükçü dükkanı açan davacı tarafından, Sağlık Müdürlüğü’nün optisyenlik ruhsatnamesinin iptaline ilişkin 03/11/2009 tarih ve 132532 sayılı ve 16/12/2009 tarih ve 151576 sayılı işlemlerinin iptali istemiyle 'ne karşı açılan davada, Ankara 9. İdare Mahkemesi tarafından verilen 10/11/2010 tarih ve E:2009/1795; K:2010/1612 sayılı karara karşı, Danıştay Onbeşinci Dairesi'ne yapılan temyiz başvurusunun 20/02/2014 tarih E:2013/5053 K:2014/1023 sayılı kararı ile onandığı, bu kararın düzeltilmesi istemiyle Danıştay Onbeşinci Dairesi'ne başvurulduğu; temyize ilişkin kararın Dairemizin 25/09/2014 tarih E:2014/5299 K:2014/6625 sayılı kararıyla reddedilerek kesinleştiği, davacının yargılanmanın yenilenmesi istemli 04/08/2016 tarihli dilekçesi ile dosyanın sehven Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, İdari Yargılama Usulü Kanunun 53/2. maddesindeki "Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır." hükmü uyarınca dosya esas kaydının kapatılarak dava dosyasının yetkili Ankara 9. İdare Mahkemesi`ne gönderilmesine, oybirliğiyle karar verildi.



  • DANIŞTAY 15. DAİRE
    Esas : 2015/3919 Karar : 2015/3160
    Tarih : 22.05.2015

    • İYUK 53. Madde

    Yetkilendirilmiş gümrük müşaviri olan davacının, kendisine tespit işlemini yaptıran yükümlü ile dolaylı iş ilişkisi içine girdiği ve bu şekilde dolaylı yoldan Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirleri Asgari Ücret Tarifesi'nin altında ücretlendirme yapıldığı ve bu durumun da 60 seri no'lu Gümrük Genel Tebliği'nin 7/3 üncü maddesine aykırılık oluşturduğundan bahisle yetki belgesinin ve yetki kaşesinin İstanbul Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğüne teslim edilmesinin istenilmesine dair 05/5/2011 tarihli ve 4843 sayılı Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı İstanbul Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü işleminin ve aynı gerekçe ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun geçici 6/3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan Mesleki kurallara, mesleğin vakar ve onuruna aykırı fiil ve harekette bulunanlarla, görevin gerektirdiği güveni sarsıcı harekette bulunan meslek mensupları hakkında, ilk defasında uyarma, tekrarında ise kınama cezası uygulanır. hükmüne istinaden Gümrük Kanunu'nun geçici 6/2-a maddesi uyarınca mesleğin icrasında kusurlu davrandığından bahisle Uyarma cezası ile tecziyesine ilişkin 07/6/2011 tarihli ve 29917 sayılı Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı İstanbul Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü kararının iptali istemiyleGümrük ve Ticaret Bakanlığı`na karşı açılan dava sonucunda İstanbul 5. İdare Mahkemesince, davanın reddi yolunda verilen 21.11.2012 tarih ve E:2011/1318, K2012/2725 sayılı kararın temyizen incelenip onanmasına ilişkin Dairemizin 17.09.2013 tarih ve E:2013/5329, K:2013/5740 sayılı kararının düzeltilmesine ilişkin yapılan karar düzeltme başvurusunun Dairemizin 02.04.2014 tarih ve E:2014/1180, K:2014/2359 sayılı karar düzeltme red kararı ile sonuçlanmış olan davada, davacı tarafından yargılamanın yenilenmesi istemi üzerine oluşturulan dosya incelenerek gereği görüşüldü;

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 3611 sayılı Kanun’un 22. maddesi ile değişik 53. Maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde verilen kararlar hakkında, maddede yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği; aynı maddenin 2. fıkrasında da, yargılamanın yenilenmesi isteklerinin davanın esası hakkında karar vermiş olan mahkemece karara bağlanacağı düzenlemesi yer almaktadır.

    Bu durumda, yukarıda anılan madde uyarınca, Danıştay dava dairelerinin, sadece ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda verdiği kararlara ilişkin yargılamanın yenilenmesi istemlerini inceleyebileceğinden; Danıştay dava dairelerince temyizen incelenen idare ve vergi mahkemelerinin kararları hakkındaki yargılamanın yenilenmesi istemlerinin, davanın esası hakkında karar veren mahkemece incelenmesi gerekmekte olup; her ne kadar yargılamanın yenilenmesi Dairemizce verilen karar düzeltme isteminin reddine ilişkin karara yönelik olarak yapılmış ise de; istemin İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 21.11.2012 tarih ve E:2011/1318, K:2012/2725 sayılı kararına yönelik yargılamanın yenilenmesi istemi olarak değerlendirilip anılan idare mahkemesince karara bağlanacağı açıktır.

    Açıklanan nedenlerle, dosyanın esas kaydının kapatılarak, dosyanın yargılamanın yenilenmesi istemi hakkında karar verilmek üzere, İstanbul 5. İdare Mahkemesi`ne gönderilmesine 22/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • DANIŞTAY 3. DAİRE
    Esas : 2013/2220 Karar : 2015/2259
    Tarih : 20.04.2015

    • İYUK 53. Madde

    Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Dairelerinin iş bu dosyadaki karar tarihi itibarıyla karara esas olarak alınan ilam hükmünün bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalktığının, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 1.10.2014 gün ve E:2014/575, K:2014/804 Sayılı kararıyla kesinleşmesi sebebiyle davacı tarafından söz konusu ilam hükmü kesinleşmeden yargılamanın yenilenmesinin talep edildiği iddiasına itibar edilmeyerek, yargılamanın yenilenmesi istemine dair dilekçede ileri sürülen iddialar, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53. maddesinin 1. fıkrasının ( c ) bendi hükmüne uygun bulunduğundan davalı idarenin yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüyle Danıştay Yedinci Dairesinin 22.12.2009 gün ve E:2008/5177, K:2009/5445 Sayılı kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra davacının istemi yeniden incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:

    KARAR : Davacı tarafından, 9.8.2004 gün ve 2004/7674 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Eki Kararın 15. maddesinin dayanağı olarak gösterilen 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 12. maddesinin 2. fıkrasının ( a ) bendinin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; aynı bendin Anayasaya aykırılığı iddiasının, Danıştay Üçüncü Dairesinin 2004/498 esasında kayıtlı dosyada ciddi bulunarak, Danıştay Üçüncü Dairesinin 26.4.2005 gün ve 2004/498 Sayılı kararıyla, düzenlemenin, Anayasanın 2. ve 73. maddelerine aykırılığı sebebiyle, iptali için dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesi üzerine,7.11.2008 gün ve 27047 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 21.2.2008 gün ve E:2005/73, K.2008/59 Sayılı kararıyla, itiraz konusu Yasa kuralının Anayasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle itiraz başvurusu reddedildiğinden ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 152. maddesinin son fıkrası uyarınca, Anayasa Mahkemesi`nin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı sebebiyle tekrar başvuruda bulunulamayacağından, işbu davanın karara bağlandığı tarih itibarıyla, söz konusu iddianın incelenmesi olanaklı değildir.

    İşin esasına gelince: 4760 Sayılı Kanunun 12. maddesinin 2. fıkrasının ( a ) bendinde; Bakanlar Kurulunun topluca veya ayrı ayrı olmak üzere, ( I ) sayılı listedeki mallar için uygulanan maktu vergi tutarlarını, her bir mal itibarıyla en yüksek vergi tutarının yarısına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, bu sınırlar içinde mal cinsleri, özellikleri, kullanım yerleri veya ithalatın şekline göre farklı tutarlar tespit etmeye yetkili olduğu hükmü yer almıştır. Söz konusu düzenlemenin dayanağı olan 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Vergi Ödevi" başlıklı 73. maddesinin 3. fıkrasında; vergi, resim harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı, 4. fıkrasında da; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına dair hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisinin Bakanlar Kuruluna verilebileceği hükümlerine yer verilmiştir.

    Anayasanın sözü edilen hükmü uyarınca Kanun koyucu tarafından, 4760 Sayılı Kanunun 12. maddesinin 2. fıkrasının ( a ) bendinde, vergilendirme konusundaki temel çerçeve çizilerek, ( I ) sayılı listedeki mallarla ilgili vergi oranlarını her bir mal için topluca ya da ayrı ayrı bir katına kadar artırma ve sıfıra kadar indirme konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir. Ayrıca, söz konusu düzenlemede, Bakanlar Kuruluna tanınan yetkinin kullanılabilmesi zaman yönünden bir sınırlamaya tabi tutulmadığı gibi yetkinin kullanılması belli koşulların varlığına da bağlanmamıştır.

    Bu itibarla, 4760 Sayılı Kanunun 12. maddesinin 2. fıkrasının ( a ) bendinde belirtilen yetki çerçevesinde, 2711.21.00.00.00 tarife ve istatistik pozisyonundaki gaz halinde doğal gazın özel tüketim vergisi tutarının 6.750.-Türk lirasından 21.000.-Türk lirasına yükseltilmesine dair 10.8.2004 gün ve 25549 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 9.8.2004 gün ve 2004/7674 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Eki Kararın 15. maddesinin iptali istenilen kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.

    SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, 10.8.2004 gün ve 25549 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 9.8.2004 gün ve 2004/7674 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Eki Kararın 15. maddesinin, 2711.21.00.00.00 tarife ve istatistik pozisyonundaki gaz halinde doğal gazın özel tüketim vergisi tutarının 6.750.-Türk lirasından 21.000.-Türk lirasına yükseltilmesine dair kısmının iptali isteminin reddine, aşağıda dökümü gösterilen 63,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 20.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



  • DANIŞTAY 8. DAİRE
    Esas : 2012/1959 Karar : 2014/9190
    Tarih : 26.11.2014

    • İYUK 53. Madde

    Dava, davacının almış olduğu lisans diploma denklik belgesinin önlisans denklik belgesine dönüştürülmesine ve düzenlenen belgeye "bu belge öğretmen atamalarında geçerli değildir" şerhinin konulmasına dair 9.3.1999 tarih ve 1176 Sayılı Yükseköğretim Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda Danıştay Sekizinci Dairesi`nce verilen 13.9.2001 tarih ve E 1999/1349. K:200l/3788 Sayılı karar hakkındaki yargılamanın yenilenmesi isteminden doğmuştur.

    2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, a ) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, b ) Karara esas olarak alınan belgenin sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması, c ) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması, d ) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi, e ) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması, f ) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması, g ) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması, h ) Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması. ı ) Hükmün, insan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa insan Hakları Mahkemesi`nin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması sebepleri dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebileceği hükme bağlanmıştır.

    Danıştay Sekizinci Dairesi`nce verilen 13.9.2001 tarih ve E: 1999/1349, K:2001/3788 Sayılı kararıyla, davacının aldığı eğitimin ülkemizde aynı alanda verilen eğitim ile denk olmaması nedeniyle, davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

    Davacı tarafından, lisans diploma denklik belgesinin iptal tarihi ile tekrar düzenlendiği tarih arasında almış olduğu eğitim yönünden hiçbir fark olmamasına rağmen iptal edilen denklik belgesinin Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 21.12.2011 tarihli kararıyla 4.1.2012 tarihinde yeniden düzenlendiği, denklik belgesinin iptali üzerine araştırma görevliliği görevine son verildiği, bu işleme karşı açmış olduğu davanın ise, Danıştay Sekizinci Dairesinin 13.9.2001 tarih ve E 1999/1349, K:2001/3788 Sayılı kararı dayanak gösterilerek reddedildiği, mağduriyetinin giderilerek denklik belgesinin iptali sonrasında tesis edilen işlemlerin geri alınabilmesi için lisans diploma denklik belgesinin önlisans denklik belgesine dönüştürülmesine ve düzenlenen belgeye "bu belge öğretmen atamalarında geçerli değildir" şerhinin konulmasına dair 9.3.1999 tarih ve 1176 Sayılı Yükseköğretim Kurulu kararının iptali için açtığı davanın reddine dair Sekizinci Dairesi`nce verilen söz konusu kararın yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüyle kaldırılarak davaya konu Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararının iptali gerektiği ileri sürülmüş ise de, hem 2012 yılında verilen lisans diploma denklik belgesinin yüksek lisans ve doktora eğitimi esnasında almış olduğu derslerin sayılması suretiyle verilmesi, hem de davacı tarafından ileri sürülen hususların. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53/1. maddesinde belirlenen yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden hiçbirisine uymaması nedeniyle, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi gerekmektedir.

    SONUÇ :

    Açıklanan nedenlerle, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan 20.00 TL posta avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğ tarihini izleyen 30 ( otuz ) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu`na temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.



  • DANIŞTAY 9. DAİRE
    Esas : 2008/8661 Karar : 2011/422
    Tarih : 23.02.2011

    • İYUK 53. Madde

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53. maddesinin 1. fıkrasının h bendinde, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması halinde yargılamanın yenilenmesi istenilebileceği hükmü düzenlenmiştir.

    Dosyanın incelenmesinden, yeminli mali müşavir olan davacı adına, ... Nakliyecilik Personel Taşımacılık Turizm İnş. ve San. Ltd. Şti. hakkında düzenlediği katma değer vergisi iade tasdik raporları nedeniyle haksız katma değer vergisi iadesi alınmasına sebebiyet verdiğinden bahisle iştirak suçuna bağlı olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 338 ve 344/2. maddeleri uyarınca 1997/Ocak-Nisan dönemleri için kaçakçılık cezası kesildiği, bu cezanın İzmir 3. Vergi Mahkemesinin E: 1997/1196 sayılı dosyasında dava konusu yapıldığı, davanın 28.4.1999 tarih ve K: 1999/254 sayılı karar ile reddedildiği, bu kararın Dairemiz tarafından onanarak kesinleştirildiği, bunun yanında davacı adına müteselsil sorumluluk kapsamında 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 12. maddesi uyarınca 1997/Ocak-Nisan dönemleri için kaçakçılık cezalı katma değer vergisi tarhiyatının yapıldığı, cezalı tarhiyatın İzmir 1. Vergi Mahkemesinin E:2000/1395 sayılı esasında dava konusu yapıldığı, davanın 25.9.2003 tarih ve K:2003/1519 sayılı karar ile kabul edilerek cezalı tarhiyatın kaldırıldığı, bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine davacı tarafından, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında iki ayrı Mahkemeden birbirine aykırı iki karar çıktığı iddiasıyla yargılamanın yenilenmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.

    Her ne kadar davacı tarafından, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında iki ayrı Mahkemeden birbirine aykırı iki karar çıktığı iddia edilse de; yargılamanın yenilenmesini istediği davanın konusu, iştirak suçuna bağlı olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 338 ve 344/2. maddeleri uyarınca 1997/Ocak-Nisan dönemleri için kesilen kaçakçılık cezası iken, diğer davanın konusun ise; müteselsil sorumluluk kapsamında 3568 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca 1997/Ocak-Nisan dönemleri için tarh edilen kaçakçılık cezalı katma değer vergisi olduğu anlaşılmış olup, bu durumda, 2577 sayılı Kanunun 53. maddesinin 1. fıkrasının h bendinde belirtilen yargılamanın yenilenmesi sebebinin bulunmadığı görüldüğünden, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 38,20 TL ilam harcının temyiz isteminde bulunandan alınmasına 23.2.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



  • DANIŞTAY 3. DAİRE
    Esas: 2013/2078 Karar: 2013/6157
    Tarih: 23.09.2013

    • İYUK 53. Madde

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53' üncü maddesinin birinci fıkrasının ( h ) bendinde, 10/06/1994 tarih ve 4001 sayılı Kanunun 23' üncü maddesinde, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında sayılmıştır.

    4001 sayılı Kanunun 23' üncü maddesinin gerekçesinde ise, 53' üncü maddenin 1' inci fıkras 1' inci fıkrasının ( h ) bendine "konusu" kelimesinin eklendiği; zira ilâmların ayniyetinden söz edilebilmesi için tarafları, sebebi ve konusunun aynı olmasının gerekli olduğu belirtilmiştir.

    Buna göre 2577 sayılı Kanunun 53' üncü maddesinin birinci fıkrasının ( h ) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilmesi için tarafları aynı olan ve aynı sebebe dayanan davalarda birbiriyle çelişen kararlar verilmiş olması yeterli olmayıp, hüküm tesis edilen konunun da aynı olması gerekmektedir.

    Vergi Mahkemesince, ... ünvanlı adi bir ortaklığın kaçakçılık fiiline yardım ettiği saptanan davacı adına 1998 dönemi için kesilen kaçakçılığa yardım cezasına karşı açılan davada Mahkemelerinin 11.06.2003 tarih ve E:2002/2560, K:2003/2008 sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiği, kararın, Danıştay Dördüncü Dairesinin 21.04.2004 tarih ve E:2003/2069, K:2004/906 sayılı kararıyla onandığı ve 17.01.2005 tarih ve E:2004/1903, K:2005/42 sayılı kararla da karar düzeltme istemi reddedilerek kesinleştiği, aynı davacı hakkında 1997 yılına ilişkin kesilen kaçakçılığa yardım cezasına karşı İstanbul 4. Vergi Mahkemesinin E:2002/1471 esas sayılı dosyasında dava açıldığı ve anılan davada 18.02.2003 tarih ve K:2003/328 sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, kararın Danıştay 9. Dairesinin 27.12.2007 tarih ve E:2003/1781, K:2007/5234 sayılı kararıyla kısmen bozulduğu ve 14.05.2009 tarih ve E:2008/3348, K:2009/2132 sayılı kararla karar düzeltme isteminin reddedildiği, bozma kararı üzerine İstanbul 4. Vergi Mahkemesinin 11.09.2009 tarih ve E:2009/2112, K:2009/1876 sayılı kararı ile ilk kararında ısrar ettiği, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 16.11.2011 tarih ve E:2009/642 K:20011/663 sayılı kararı ile ısrar kararının onandığı ve karar düzeltme talebi de 27.06.2012 tarih ve E:2012/88, K:2012/298 sayılı kararla reddedilerek kararın kesinleştiği, buna göre dava konusu olayda, tarafları, konusu ve sebebi ( vergiyi doğuran olay ) aynı olan dava ( kaçakçılığa iştirak cezası ) hakkında ilk kararı veren 4. Vergi Mahkemesi kararına aykırı bir karar verilecek kanuni dayanak yokken aykırı karar verildiği ve her iki kararın da kesinleştiği, bu nedenle Kanunda belirtilen yargılamanın yenilenmesi koşullarının gerçekleştiği görüldüğünden davalı idarenin yargılamanın yenilenmesi isteminin kabul edildiği belirtilerek uyuşmazlık hakkında yeniden hüküm tesis edilmiştir.

    Uyuşmazlıkta, davaya konu olan ve ilk karara aykırı olduğu belirtilen karar 1998 yılı için kesilen ceza hakkında verilmiş iken diğer karar 1997 yılı için kesilen cezayla ilgilidir. Bu durumda, 4001 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere, ilâmların ayniyetinden söz edilemeyeceğinden; konusu farklı olan kararların çelişkili olduğundan hareketle, kesin hükmün kaldırılması suretiyle yeniden yargılama yapılıp hüküm tesis edilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

    SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüne, İstanbul 8. Vergi Mahkemesinin 06/02/2013 günlü ve E:2012/2822, K:2013/353 sayılı kararının bozulmasına, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.