İYUK Madde 30



  • Yanlışlıkların Düzeltilmesi

    İYUK Madde 30

    1.İki tarafın adı ve soyadı ile sıfatı ve iddiaları sonucuna ilişkin yanlışlıklar ile hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının düzeltilmesi de istenebilir.

    2.29 uncu maddenin son fıkrası dışında kalan hükümleri, bu istekler hakkında da uygulanır.

    3.Yanlışlıkların düzeltilmesine karar verilirse, düzeltme ilamın altına yazılır




  • İYUK 30. Madde Emsal Danıştay Kararları


    DANIŞTAY 12. DAİRE
    Esas : 2015/3191 Karar : 2015/5954
    Tarih : 17.11.2015

    • İYUK 30. Madde

    Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava; İstanbul İli, Beykoz İlçesi, Barbaros Hayrettin Paşa Denizcilik Anadolu Meslek
    Lisesi`nde öğretmen olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-(b) maddesi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 29.01.2014 tarihli ve 1521 sayılı işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

    İdare Mahkemesince, üyesi olduğu sendikanın aldığı karar doğrultusunda 04-05 haziran 2013 tarihlerinde greve katılarak göreve gelmeyen davacının, Anayasa, Yasa ve Türkiye`nin taraf olduğu Uluslararası sözleşmeler ile öngörülen sendikal bir faaliyette bulunması nedeniyle izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve gelmediğinden söz edilmesi mümkün olmadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline ve bu işlem nedeniyle davacının maaşından kesilen ücretin idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

    Davalı idare tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

    İdare ve vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

    Kararın, davacı taraf lehine duruşmalı vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına gelince;

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun "Yanlışlıkların düzeltilmesi" başlıklı 30. maddesinde, iki tarafın adı ve soyadı ile sıfatı ve iddiaları sonucuna ilişkin yanlışlıklar ile hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının düzeltilmesinin istenebileceği düzenlenmiştir.

    Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince, davacının talebi üzerine 30.12.2014 tarihinde duruşma yapıldığı ve duruşmaya davacıyı temsilen Av. .. ,`nin katıldığı, yapılan yargılama sonunda davacı taraf lehine duruşmalı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken duruşmasız vekalet ücretine hükmedildiği, kararın tebliği üzerine davacı tarafından bu hususla ilgili yanlışlığın düzeltilmesi talebinde bulunulduğu, davacı tarafın yanlışlığın düzeltilmesi talebi 24/03/2015 tarihli ve E:2014/726 sayılı ara kararı ile kabul edilerek hükmedilen 750,00-TL Avukatlık ücretinin 1.500,00-TL olarak düzeltilmesine karar verildiği ve yapılan düzeltmenin kararın arka sayfasına şerh konulmak suretiyle işlendiği, davalı idarenin 01.04.2015 tarihli dilekçeyle temyiz talebinde bulunduğu, yanlışlığın düzeltilmesi kararının davacıya 06.04.2015 tarihinde, davalı idareye ise 09.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir.

    2577 sayılı Kanun’un 30.maddesi uyarınca hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının düzeltilmesi mümkün olup, hukuki bir yanlışlık yapılarak duruşmalı vekalet ücreti yerine duruşmasız vekalet ücretine hükmedilmesi hesap hatası niteliğinde kabul edilemeyeceğinden, İdare Mahkemesince, davacı isteminin yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin temyiz konusu olduğu belirtilmek suretiyle reddedilmesi gerekirken, bu hususun yanlışlığın düzeltilmesi yoluyla giderilmesine olanak bulunmamaktadır.

    Bu duruma göre, İdare Mahkemesi kararının yanlışlığın düzeltilmesine konu olamayacak avukatlık ücretine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

    Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile idare mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına oyçokluğu ile; kısmen kabulü ile avukatlık ücretine ilişkin kısmının bozulmasına oybirliği ile, dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere idare mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 17/11/2015 tarihinde karar verildi.

    KARŞI OY
    Uyuşmazlık konusu olayda, kamu görevlisinin 04-05 haziran 2013 tarihlerinde işe gelmemesi şeklinde gerçekleşen eylemin amacının "kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek" kapsamında olmadığı, ülke genelinde sürdürülen bir takım toplumsal eylemlere destek olmak amacıyla yapıldığı, davacının katıldığı eylemin niteliğinin sendikal hak olarak kabul edilmesine imkan bulunmadığı, bu haliyle davacının göreve gelmemesinin sendikal faaliyet kapsamında mazeret olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından 657 sayılı Kanun`un 125/C-(b) maddesi uyarınca 1/30 oranında "aylıktan kesme" cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık, bu işlemin iptali yolundaki mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığından bozulması gerektiği görüşüyle kararın bu kısmına katılmıyorum.



  • DANIŞTAY 3. DAİRE
    Esas : 2010/5533 Karar : 2012/1267
    Tarih : 16.04.2012

    • İYUK 30. Madde

    20.08.2003-07.10.2003 tarihleri arasında ortağı olduğu (…) Ltd. Şti.’nden tahsil edilemeyen 2001 yılına ilişkin kamu alacakları nedeniyle davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerini; 2003 yılında tüm hak ve borçlarıyla ortağı olduğu şirketin önceki dönem borçlarını da yüklenmiş bulunan davacının, 07.10.2003 tarihinde ortaklığının sona ermesi ve şirkete ait vergi borçlarıyla ilgili sorumluluğun devralan yeni ortağa geçmesi nedeniyle adına düzenlenen ödeme emirlerinde yasaya uygunluk bulunmadığı gerekçesine yer verdikten sonra hüküm fıkrasında davanın reddine ve ödeme emirlerinin tasdikine karar veren, davacının yanlışlığın düzeltilmesi talebi üzerine hüküm fıkrasını, “davanın kabulüne ve ödeme emirlerinin iptaline” şeklinde değiştiren Vergi Mahkemesinin kararının; davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin 6183 sayılı Yasa’nın 5766 sayılı Yasayla değişik 35. maddesine uygun olduğu ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

    Dosyanın incelenmesinden Vergi Mahkemesinin kararına ilişkin 14.05.2010 günlü görüşme tutanağında ve dosya üzerinde, karar sonucunun “kabul” yazıldığı ancak, aynı günlü kararın hüküm fıkrasında “davanın reddine” ifadesine yer verildiği, davacı tarafından 01.07.2010 tarihinde mahkeme kayıtlarına geçen dilekçeyle yanlışlığın düzeltilmesinin istenilmesi üzerine temyiz istemine konu yapılan 20.07.2010 günlü kararla yanlışlığın düzeltilmesine karar verilerek hüküm fıkrasının "davanın kabulüne dava konusu ödeme emirlerinin iptaline” şeklinde değiştirildiği anlaşılmıştır.

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 30. maddesinde öngörülen yanlışlıkların düzeltilmesi durumları; iki tarafın adı ve soyadı ile sıfatı ve iddiaları sonucuna ilişkin yanlışlıklar ile hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarını içerdiğinden, hüküm fıkrasındaki sonucun belirtilen kural uyarınca değiştirilmesi suretiyle verilen karar yasaya uygun görülmemiştir.

    Açıklanan nedenlerle, Vergi Mahkemesinin kararının ( BOZULMASINA ), oybirliğiyle karar verildi.



  • DANIŞTAY 12. DAİRE
    Esas: 2007/5109 Karar: 2009/5814
    Tarih: 27.10.2009

    • İYUK 30. Madde

    Dava, 1998 yılında davalı idarece yapılan koruma ve güvenlik görevlisi sınavını 7.sırada yedek olarak kazanan davacının atama talebinin reddine dair davalı idarenin 14.01.2005 tarih ve 1167 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

    Ankara 2.İdare Mahkemesinin 31.05.2006 günlü, E: 2005/485,K:2006/1221 sayılı kararıyla; davalı idarenin yedek adayların atamalarının yapılıp yapılamayacağı hususundaki görüşlerin bildirilmesini Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığından istemesi üzerine alınan cevabi yazıda; ilk defa atanacak personelin merkezi olarak ( 17. 10. 2000 tarihinde ) yapılan Devlet Memurluğu Sınavına ( DMS ) katılarak başarılı olanlar arasından seçilmesi gerektiği bildirildiğinden yedek adaylar hakkında yapılan işlemin yürürlükten kaldırıldığının anlaşıldığı, bu durumda ,1998 yılında yapılan sınavı 7.yedek olarak kazanan davacının atamayı gerektirir kazanılmış bir hakkının bulunmaması karşısında aradan uzunca bir süre geçtikten sonra davacının atanma isteminin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

    Davacı, 1998 yılında yapılan sınavı 7. yedek olarak kazandığını dolayısıyla kazanılmış hakkının olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını istemektedir.

    Davalı idare ise, idare mahkemesince hukuka uygun olarak davanın reddine karar verilmiş olmakla birlikte kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek kararın bu yönüyle bozulmasını istemektedir.

    İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup mahkeme kararının, esasına ilişkin olarak davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.

    Davalı idarenin temyiz istemine gelince;

    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Yanlışlıkların Düzeltilmesi başlıklı 30. maddesinin 1. fıkras 1. fıkrasında; "İki tarafın adı ve soyadı ile sıfatı ve iddiaları sonucuna ilişkin yanlışlıklar ile hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının düzeltilmesinin de istenebileceği" hüküm altına alınmış bulunmaktadır.

    Aynı yasanın 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 413. maddesinde müddeinin muhakeme masraflarını harç tarifesi mucibince tediyeye mecbur olduğu, 416. maddesinde muhakeme masraflarını peşin tediye eden tarafın haklı çıkması halinde bu masrafın diğer tarafa tahmil olunacağı belirtilmiş, 423. maddesinin 1.fıkras 1.fıkrasının 6. bendinde ise davanın ehemmiyetine göre kanunu mucibince takdir olunacak vekil ücretleri yargılama giderleri arasında sayılmıştır.

    Dava dosyasının incelenmesinden; 1998 yılında davalı İdare tarafından yapılan Koruma ve Güvenlik Görevlisi sınavını 7.sırada yedek olarak kazanan davacının atama talebinin reddine dair 14.01.2005 gün ve 1167 sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, temyize konu İdare mahkemesi kararı ile açılan davanın reddedildiği, avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulduğu, kararın bu haliyle taraflara tebliğ edildiği, 10.11.2006 tarihinde kayda giren davalı idare dilekçesi ile hüküm fıkrasındaki bu yanlışlığın düzeltilmesinin istenilmesi üzerine İdare Mahkemesinin 14.11.2006 günlü,E: 2005/485 sayılı kararı ile düzeltme isteminin kabulüne karar verildiği ve yapılan düzeltmenin kararın arka sayfasına şerh konulmak suretiyle İşlendiği, bu arada 01.12.2006 tarihinde kayda giren dilekçe ile davalı idarece mahkeme kararının hüküm fıkrasının vekalet ücreti yönünden temyizen incelenmesinin istenildiği anlaşılmış olup, İdare mahkemesince açılan davanın reddedildiği görüldüğünden, avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken davalı idareden alınarak davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulmasında yasal isabet bulunmamaktadır.

    Her ne kadar davalı idarenin yanlışlığın düzeltilmesi istemi kabul edilerek yapılan düzeltme mahkeme kararının arka sayfasına şerh konulmak suretiyle işlenmiş ise de; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 30. maddesi kapsamında yanlışlığın düzeltilmesi yöntemiyle düzeltilebilecek nitelikte olmayan istemin temyiz konusu olduğu belirtilmek suretiyle İdare mahkemesince reddedilmesi gerektiğinden kararda bu yönden de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

    SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz talebinin reddi ile Ankara 2.İdare Mahkemesinin 31.05.2006 günlü, E: 2005/485, K:2006/1221 sayılı kararının esas yönünden onanmasına, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle anılan kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b fıkras 1/b fıkrası uyarınca vekalet ücreti yönünden bozulmasına aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 27.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.