CMK Madde 330



  • Kanun Yollarına Başvuru Sonucunda Gider

    CMK Madde 330

    (1) Kanun yollarından birine başvuran taraf, bu başvurusunu geri almasından veya başvurunun reddolunmasından ileri gelen giderleri öder. Kanun yollarına başvuran Cumhuriyet savcısı ise, sanığın ödemek zorunda bulunduğu giderler Devlet Hazinesin yükletilir.

    (2) Kanun yoluna başvuranın istemi kısmen kabul olunmuş ise, mahkeme uygun gördüğü şekilde giderleri bölüştürür.

    (3) Kesinleşmiş bir hüküm ile sonuçlanan bir duruşma hakkındaki yargılamanın yenilenmesi isteminden ileri gelen giderler hakkında da aynı hüküm geçerlidir.

    (4) Eski hâle getirme isteminden doğan giderler, hasım tarafının esassız karşı koymasından meydana gelmiş değilse, bu istemi ileri sürene yükletilir.




  • YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ
    Esas: 2015/5014 Karar: 2015/17741
    Tarih: 12.11.2015

    • CMK 330. Madde

    • Kanun Yollarına Başvuru Sonucunda Gider

    Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

    05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 Sayılı Kanunun 100. maddesiyle 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesinde eklenen “Devlete ait yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir.” hükmü uyarınca belirli miktardaki yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmesi esası benimsenmiş ise de, incelemeye konu dosyada hükümden önce yapılan yargılama giderlerinin 8,00 TL olduğu anlaşılmakla birlikte kanun yollarına başvuru halinde yapılan yargılama giderlerinin de belirli koşullar altında CMK'nın 330. maddesi uyarınca sanığa yüklenmesi gerektiği dolayısıyla bu aşamada henüz yargılama giderlerinin miktarının tam olarak belirlenmediği, hükümden sonra yapılan ve tahsili gereken yargılama giderlerinin ilave edilmesi halinde miktarının terkin sınırlarını aşabileceği ve infaz aşamasında da bu hususun gözetilebileceği anlaşılmakla CMK'nın 324/4. maddesi uyarınca bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.

    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 12.11.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.



  • YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2012/27929 Karar : 2013/605
    Tarih : 21.01.2013

    • CMK 330. Madde

    • Kanun Yollarına Başvuru Sonucunda Gider

    Katılan vekilinin temyiz isteminin kapsamının, sanık hakkında 28.01.2006 tarihli elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ile mühür bozma suçunda verilen beraat kararı ile sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

    I- Sanık hakkında, mühür bozma suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
    6352 sayılı yasanın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/07/2012 günlü iade kararı sadece elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olup, daha önce mühür bozma suçundan kurulan 01/12/2010 tarihli hüküm geçerli olduğundan, bu suç yönünden yeniden verilen 19/07/2012 tarihli hükmün hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    Sanık hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı ve mühür bozma suçundan açılan kamu davası üzerine katılan vekilinin 07.03.2008 tarihli dilekçe ile sadece elektrik enerjisi hırsızlığı suçu yönünden katılma talebinde bulunduğu, bu dilekçeye istinaden katılma kararı verildiği ve mühür bozma suçundan katılma istemi ve katılma kararının olmadığı anlaşılmakla, mühür bozma suçundan verilen, kararı temyize hakkı bulunmayan katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK`nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

    II- Sanık hakkında, elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde ise;
    Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.03.2012 gün, 415-92 sayılı kararında da açıklandığı gibi, yargılama giderleri 5271 sayılı CYY`nın 324 ila 330. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, anılan Yasanın 324. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesiyapılan ödemeler yargılama giderleridir” şeklindeki düzenleme ile yargılama giderlerinin kapsamı, “sanığın yükümlülüğü” başlıklı 325. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir” şeklindeki düzenleme ile de kural olarak, ancak sanık hakkında cezaya veya güvenlik tedbirine hükmolunması halinde sanığın yargılama giderlerinden sorumlu olacağı belirlenmiştir.

    Anılan Yasanın “beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi halinde gider” başlıklı 327. maddesinin birinci fıkrası ise; “Hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edilir” şeklinde düzenlenmiş olup, fıkranın açık düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi halinde sanık ancak, kendi kusurundan ileri gelen giderlerden sorumlu olacaktır. Madde gerekçesinde kendi kusurundan ne anlaşılması gerektiği “hakkında kamu davası açılmış olan kişi savsama ve kusuruyla bilirkişi veya tanıkların dinleneceği veya yüzleştirme yapılacak duruşmaya katılmaması ve bu işlemlerin yenilenmesinin gerekmesi, kendisini suçlama gibi nedenlerden kaynaklanan giderlerden sorumludur” şeklinde açıklandığının anlaşılması karşısında; elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan yargılanan sanık hakkında, katılan kurumun zararını tamamen tazmin etmesi nedeniyle, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasının Geçici 2/2 maddesi ile 5271 sayılı CMK` nın 223/4 maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle, yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına ilişkin hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.

    Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından, katılan vekilinin temyiz isteminin reddiyle hükmün istem gibi ( ONANMASINA ), oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2016/825 Karar : 2017/4639
    Tarih : 26.04.2017

    • CMK 330. Madde

    • Kanun Yollarına Başvuru Sonucunda Gider

    Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

    1-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz dilekçesinin, bir haftalık yasal süresinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,

    2-Sanık ...'ye yükletilen insan ticareti eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

    Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,

    Anlaşılmış ve ileri sürülen temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi başkaca hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.

    Ancak;

    Bozma ilamı öncesi verilen ilk kararın sanık tarafından temyiz edilmesi ve kararın sanık lehine bozulması karşısında, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin, CMK'nın 330. maddesine aykırı olarak sanıktan tahsiline karar verilmesi,

    Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen karardaki, yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasının tebliğnameye uygun olarak, “bozma ilamı öncesi yapılan 96,59 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bozma sonrası yapılan 72 TL yargılama giderinin ise kamu üzerinde bırakılması” biçiminde değiştirilmesi suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/04/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2015/17225 Karar : 2017/4183
    Tarih : 22.05.2017

    • CMK 330. Madde

    • Kanun Yollarına Başvuru Sonucunda Gider

    Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;

    Kanun yoluna başvurulması halinde yapılacak masrafların alınmasına ilişkin CMK'nın 330. maddesi gözetildiğinde, kararın henüz kesinleşmemesi nedeniyle tahsil edilecek yargılama gideri tutarının belli olmaması karşısında, 6352 sayılı yasa ile değişik CMK'nın 324/4. maddesi uyarınca 6183 sayılı Kanunun 106. maddesine göre yapılacak terkin işleminin, infaz aşamasında yerine getirilmesi gerektiği gözetilmeden ''Dava için kamu tarafından yapılan beheri 9.00 TL'den 2 davetiye gideri 18.00 TL'nin 6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile değişik CMK 324/4 madde gereği 6183 sayılı Kanunun 106. maddesinde belirtili terkin edilmesi gereken miktar olan 20.00 TL’nin altında olduğundan Hazine üzerinde bırakılmasına'' karar verilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

    Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

    Davanın tümüyle reddine karar verilmiş olsa dahi koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talepli davaların niteliği gereği davacıdan harç alınamayacağının gözetilmemesi,

    Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün karar ve ilam harcına ilişkin 2 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • CMK 330 (Kanun Yollarına Başvuru Sonucunda Gider) Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2018/2177 Karar : 2018/5258
    Tarih : 26.04.2018

    • CMK 330. Madde

    • Kanun Yollarına Başvuru Sonucunda Gider

    Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

    Dava açılmasına sebebiyet veren suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınması için ödenen toplam 44,77 TL'nin suça sürüklenen çocuğa yüklenmesi hususunda mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

    Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebi üzerine, kararın suça sürüklenen çocuk lehine bozulması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 330/1. maddesi uyarınca dosyanın Yargıtay'a gidiş dönüş masrafının suça sürüklenen çocuğa yüklenemeyeceğinin gözetilmemesi,

    Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında yargılama giderlerine ilişkin bölümdeki “toplam yargılama gideri olan 114,52 TL'den dosyanın Yargıtay'a gidiş dönüş masrafı olan 12,75 TL'nin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • CMK Madde 330 Gerekçesi

    Kanun yollarından birine başvuran, bu başvurunun geri alınması veya isteminin reddi hâlinde giderleri öder; kanun yollarına Cumhuriyet savcısı başvurmuşsa, sanığın ödemek zorunda bulunduğu giderler Devlet Hazinesine yükletilir.

    Gerçekleşen giderler:

    1.Katılan veya onun adına avukatınca kanun yoluna başvurulmuş olup da başvuru geri alınmış veya istem reddedilmişse katılana, kabul edilmişse sanığa yükletilir.

    2.Sanık veya onun adına avukatının başvurması geri alınmış veya istem reddedilmişse sanığa, sanığın yasal temsilcisinin veya eşinin başvuruyu geri almaları veya başvurularının reddi hâlinde kendilerine, gerek sanık ve avukatının gerek yasal temsilcisi veya eşinin istemleri kabul edilmişse Devlet Hazine yükletilir.

    3.Cumhuriyet savcısı kanun yoluna başvurusunu geri almış veya sanık lehine başvurusu ret veya kabul, sanık aleyhine başvurusu reddedilmişse Devlet Hazinesine, sanık aleyhine başvurusu kabul edilmişse sanığa yükletilir.

    4.Kanun yoluna başvuranın isteminin bir bölümü kabul olunmuşsa mahkeme kabul ve reddolunan bölümlerin önemini de gözeterek gideri taraflar arasında bölüştürebileceği gibi, bir tarafı gideri ödemekten bağışık da tutabilir.

    5.Hükümlü veya avukatının lehe yargılamanın yenilenmesi istemi, kabule değer olmaması veya esassız olması nedenleriyle reddolunmuş veya önceki hükmün onaylanmasına karar verilmişse giderler hükümlüye, ölen hükümlü için eşi, üstsoyu altsoyu veya kardeşlerinin başvuruları reddolunmuşsa kendilerine, kabulü ile beraate karar verilmişse Devlet Hazinesine yükletilir.

    6.Aleyhe yargılamanın yenilenmesinin kabulü ile mahkûmiyete karar verildiğinde sanığa, reddi durumunda ise Devlet Hazinesine yükletilir.
    Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile sonuçta daha az cezaya hükmolunmuşsa mahkemece giderler bölüştürülür.

    Eski hâle getirme isteminden kaynaklanan giderler kural olarak istemde bulunana yükletilir. Ancak buna, karşı tarafın esasa dayanmayan karşı koyması neden olmuşsa istemde bulunana değil karşı tarafa ödettirilir.