CMK Madde 304



  • Yargıtay Kararının Gönderileceği Merci

    CMK Madde 304

    (1) (Yeniden Düzenleme 28.02.2019) Yargıtayca 302 nci maddenin birinci fıkrası veya 303 üncü madde uyarınca verilen kararlara ilişkin dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği ise bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verilir.

    (2) Yargıtay, dosyayı 303 üncü maddede belirtilenlerin dışında kalan hâllerde yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan bölge adliye mahkemesine veya diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderir.

    (EK-7165 sk m.8 - 28.02.2019) Ancak bozma kararı,

    a) İstinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin ise dosya, gereği için kararı veren ilk derece mahkemesine,

    b) Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin ise dosya, gereği için kararı veren ilk derece mahkemesine ya da bozma kararının içeriği doğrultusunda Yargıtayca uygun görülmesi halinde bölge adliye mahkemesine,

    gönderilir. Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği hallerde, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir.

    (3) Hüküm, mahkemenin hukuka aykırı olarak kendisini görevli veya yetkili görmesinden dolayı bozulmuşsa, Yargıtay aynı zamanda dosyayı görevli veya yetkili mahkemeye gönderir.

    (4) İlk derece mahkemesi tarafından doğrudan temyiz yolu açık bulunan hükümlerle ilgili olarak verilen karara ilişkin dosya, hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verilir.




  • YARGITAY 13. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2018/2594 Karar : 2018/8101
    Tarih : 24.05.2018

    • CMK 304. Madde

    • Yargıtay Kararının Gönderileceği Merci

    Sanık müdafiinin temyiz isteminin hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

    I-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

    Hükmolunan cezaların miktarları ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından, sanık ...'ın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,

    II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;

    5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiiin temyiz istemlerinin cezanın fazla olduğu, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı ve değer azlığına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;

    Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

    Ancak;

    Sanığın olay tarihinde açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen iki kişi ile birlikte gece vakti katılana ait işyerine vitrin camını kırarak girip 150 TL değerinde HP marka bilgisayar ekranı ile 10 TL değerinde maket cep telefonunu çaldığının anlaşılması karşısında; suça konu bilgisayar ekranı ile maket cep telefonunun suç tarihindeki değerleri de gözetilerek sanık hakkında suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle, TCK'nın 145. maddesi gereğince sanığa verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,

    Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine, 24/05/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



  • YARGITAY 13. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2018/2861 Karar : 2018/9854
    Tarih : 27.06.2018

    • CMK 304. Madde

    • Yargıtay Kararının Gönderileceği Merci

    5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 145, 146, 35, 168. maddeleri ile tüm yasal indirim sebeplerinin uygulanmadığına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;

    Sanığın olay tarihinde gece vakti mağdura ait park halinde bulunan aracı elinde bulundurduğu anahtar ile açarak araca girip direksiyon muhafazasını kırıp aracı düz kontak yapmak istediği, başaramayınca araçtan iki adet flashbellek ile üzerinde dört adet ev anahtarı bulunan anahtarlığı çaldığı şeklinde gerçekleşen olayda; suçun işleniş şekli ve özellikleri de gözetilerek sanık hakkında TCK'nın 145. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığından tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

    Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

    Ancak;

    Sanık savunması, mağdur beyanı ve 03.11.2016 tarihli teslim tesellüm tutanağı içeriğine göre, aynı gün başka bir çalıntı araçta görülüp yakalanan sanığın mağdura ait araçtan hırsızlık yaptığını ve ele geçen eşyaları çaldığını belirterek suça konu iki adet flashbellek ile anahtarların (bir kısmının ucu eğilmiş olarak) mağdura iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesi uyarınca mağdurdan kısmi geri vermeye rızası bulunup bulunmadığı sorulmak suretiyle sanık hakkında aynı Kanunun 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

    Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine, 28/06/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



  • CMK 304 (Yargıtay Kararının Gönderileceği Merci) Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 17. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2018/4233 Karar : 2018/11068
    Tarih : 24.09.2018

    • CMK 304. Madde

    • Yargıtay Kararının Gönderileceği Merci

    Ceza miktarı itibari ile sanıklar müdafilerinin duruşma talebinin REDDİNE,

    Sanık ...'ın temyiz dilekçesinde zararı giderdikleri ve uzlaşmaya gittiklerini belirttiği anlaşılmakla temyiz dilekçesinde temyiz nedeni olduğu kabul edilmiş tebliğnamedeki görüş benimsenmemiştir.

    I-Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in müştekiler ... ve ...'ye yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;

    5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'ın temyiz isteminin tüm zararı giderdiklerine, ve müştekiler ile uzlaştıklarına, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin suçu işlemediğine, suça iştirak etmediğine, zararın giderilmesine rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, sanık ... müdafii ve sanık ...'nun temyiz istemlerinin ise alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna TCK'nın 62. maddesinin uygulanmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek maddi vakıa denetimi gerektiren nedenler dışındaki sebeplere ilişkin yapılan incelemede;

    Dosya içeriğine göre, sanıkların yakalandıkları zaman araçta yapılan arama sonucu müştekilere ait malların ele geçirildiği, bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu, mahkemenin alt sınırdan uzaklaşma ve TCK'nın 62. maddesini uygulamama gerekçelerinin yeterli olduğu, verilen ceza miktarına göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50, 51 ve 5271 sayılı CMK'nın 231. maddelerinin uygulanma koşullarının da oluşmadığı, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf isteminin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiinin, sanıklar ... ve ...'ın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE,

    II-Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in müşteki ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;

    5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'ın temyiz isteminin tüm zararı giderdiklerine, ve müştekiler ile uzlaştıklarına, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin suçu işlemediğine, suça iştirak etmediğine, zararın giderilmesine rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, sanık ... müdafii ve sanık ...'nun temyiz istemlerinin ise alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna TCK'nın 62. maddesinin uygulanmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek maddi vakıa denetimi gerektiren nedenler dışındaki sebeplere ilişkin yapılan incelemede;

    Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

    Ancak;

    Sanıklarca kolluk tarafından el konulan suça konu mallar dışında kalan malların bedellerinin kovuşturma aşamasında müştekiye ödendiği, ödemeye ilişkin banka dekontunun mahkemeye ibraz edilerek dosyaya konulduğunun 15.12.2017 tarihli duruşma tutanağına geçirildiği halde, 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesi uyarınca müştekiden kısmi iadeye rızası olup olmadığı sorulmak suretiyle sanıklar hakkında aynı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

    Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiinin, sanıklar ... ve ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine, 24.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • CMK Madde 304 Gerekçesi

    Yargıtay, 302 üncü maddenin (1) numaralı fıkrası uyarınca temyiz istemini esastan reddettiğinde veya 303 üncü madde uyarınca hükümdeki hukuka aykırılığı düzelttiğinde dosyayı, hükmü veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verecek; bölge adliye mahkemesi de Yargıtaydan geldiği tarihten itibaren yedi gün içinde dosyayı ilk derece mahkemesine gönderilmesi için bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına verecektir. İlk derece mahkemesi ise gelen bu dosya hakkında infaz veya gereken diğer işlemleri yapacaktır.

    Yargıtay, 334 üncü maddede belirtilen hâllerin dışında hükmü bozduğunda ise dosyayı yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan bölge adliye mahkemesine veya diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderecektir.

    Yargıtay, mahkemenin kendisini hukuka aykırı olarak görevli veya yetkili kabul etmesi nedeniyle hükmü bozmuşsa, dosyayı hükmü bozulan mahkeme yerine doğrudan doğruya görevli veya yetkili mahkemeye gönderecektir.

    Yargıtayın hükmü yetki yönünden bozması, yetki itirazının, 19 uncu maddede belirtilen sürede yapılmış ve mahkemece hukuka aykırı olarak reddedilmiş bulunması durumunda olanaklıdır.

    Hükmü veren mahkemenin, Yargıtayın görev veya yetki konularında verdiği bozma kararlarına karşı direnme hakkı yoktur.