CMK Madde 283



  • Sanık Lehine Başvurma Hâlinde Verilecek Hüküm

    CMK Madde 283

    (1) İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.




  • CMK Madde 283 Gerekçesi

    Hükme karşı, yalnız sanık veya avukatı veya 292 nci madde uyarınca yasal temsilcisi ve eşi veya Cumhuriyet savcısı tarafından sanık yararına olarak istinaf yoluna başvurulmuşsa, bölge adliye mahkemesince yeniden verilecek hüküm, ilk derece mahkemesince belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacaktır. Bu kural, gerek cezanın türü ve gerek süresi bakımından geçerli olup, suç niteliğine etkisi yoktur.



  • CMK 283. Madde Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 17. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2018/3438 Karar : 2018/10066
    Tarih : 4.07.2018

    • CMK 283. Madde

    Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.

    A)Sanık ... hakkında hırsızlık, sanık ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde

    Temyiz incelemesinin 1412 sayılı CMUK hükümlerine göre yapıldığı, bu nedenle kazanılmış haklarında CMUK 326/son maddesine göre saklı tutulacağı gözetilmeden; sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan TCK'nın 116/4, 119/1-c, maddeleri gereğince verilen 2 yıl hapis cezası, 5271 sayılı CMK'nın 283. maddesi gereğince sanık hakkında kazanılmış hak oluşturduğundan 1 yıl hapis cezasına hükmedilmiş olup, sanık hakkında sonuç ceza doğru tayin edildiğinden tebliğnamedeki bu suça ilişkin olarak bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

    Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre, sanık ...'in ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usûl ve kanuna uygun bulunan hükümlerin, tebliğnameye kısmen uygun olarak ONANMASINA,

    B)Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükmün temyiz incelemesinde

    Sanık ...'in TCK'nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımının, ilk karar tarihi olan 24.11.2006 gününden ikinci karar tarihi olan 03.10.2017 tarihine kadar geçmiş bulunması,

    Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında mala zarar verme suçundan dolayı açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2018/244 Karar : 2018/1474
    Tarih : 14.05.2018

    • CMK 283. Madde

    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

    1- Sanık savunması, tanıkların teşhis ve beyanları ile tüm dosya kapsamına göre; örgütün Besta kırsalına giderek silahlı ve ideolojik eğitim alan, Şırnak ili merkezinde bulunan Bahçelievler mahallesinde silahlı ve silahsız olarak faaliyet yürüten, mahallede güvenlik güçlerinin girişini engellemeye yönelik olarak barikat ve hendeklerin yapımına katılıp buralarda silahlı olarak nöbet tutan ve kimlik kontrolü yaparak faaliyet gösterdiği bildirilen sanığın meydana gelen vahim eylemlerde fail ya da şerik olduğunun tespiti bakımından, tanıkların teşhisi içeren beyanlarında belirtilen mahallerde sokağa çıkma yasağının ilan edilip edilmediği, mayın ve patlayıcı madde döşenmesi, silahlı çatışmaların vuku bulup bulmadığı hususları ilgili birimlerden sorulup varsa belgeleri dosyaya getirildikten sonra, gerçekleştiğinin tespiti halinde olay mahalline döşenen patlayıcıların, kazılan hendeklerin ve kurulan barikatların yer, konumu ve sanığın eylemdeki durumu belirlenerek, sanığın silahlı ve silahsız olarak faaliyet yürüten, mahalle içlerinde bulunan hendek ve barikatların yapımında yer alarak kurulan barikatlar başında güvenlik güçleri ve diğer insanların geçişini engelleyecek şekilde silahlı nöbet tutması mayın ve patlayıcı madde döşemesi, çatışmaya katılması eylemlerinin vahamet arz eder nitelikte olduğu ve Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yöneldiği gözetilerek, mağdur sayısının belirlenememesi halinde asgari seviyede birer kez olmak suretiyle gerçekleşen vahim nitelikteki öldürmeye teşebbüs ve hürriyeti tahdit eylemlerinden dolayı dava açılması sağlanıp, dava açılması halinde her iki dosya birleştirilerek tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra, öldürmeye teşebbüs ve hürriyeti tahdit suçlarından verilecek cezalarda sanığın kazanılmış hakkının olamayacağı da düşünülerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve suç vasfında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

    2- Kabul ve uygulamaya göre de;

    Mahkemenin sanığın Şırnak ili merkezinde bulunan Bahçelievler mahallesinde silahlı ve silahsız olarak faaliyet yürüttüğü, mahalle içlerinde bulunan hendek ve barikatlarda silahlı nöbet tutması, hendek ve barikatların yapımında yer alması şeklindeki kabulünün TCK'nın 302. maddesinde düzenlenen suça yönelik olduğunun düşünülmemesi,

    Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden BOZULMASINA, TCK'nın 302. maddesi uyarınca ceza tayini halinde CMK'nın 283/1 ve 307/4. maddeleri uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine, 14.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2017/1712 Karar : 2017/5827
    Tarih : 4.07.2017

    • CMK 283. Madde

    Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazının reddine, ancak;

    Bozma kararı öncesi hükmedilen 3 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin ilk hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 saylı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden yapılacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın CMK'nın 283/1. ve 307/4. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezasına indirilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,

    Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 1. Maddesinin 4. paragrafındaki "anlaşılmakla" ibaresinden sonra gelen “sanık hakkında verilen hapis cezasının 3yıl 4 ay hapis cezasına indirilmesine ve sanık ...'ün neticeten 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkarılarak, yerine "CMUK'un 326/son maddesi uyarınca infazın 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.