Nafakanın kaldırılması, iptali veya miktarının düşürülmesi



  • Baran bey ıyi akşamlar. Ben 2014 yılında boşandım. Kısa bir evliliğim oldu çekişmeli olarak boşandık. Şuan evliyim ve bir kızım var. Bosandigim kisiden de bir oğlum var. Ben 4 yıldır düzenli olarak nafakami ödüyorum. Çocuğuma ödediğim nafaka ile ilgili bir sorum yok. Çünkü onu gönüllü ve isteyerek ödüyorum. Ancak bosandigim kişiye de 4 senedir yoksulluk nafakası ödüyorum. Ve nafaka artırma davası açtılar biraz daha arttı. Şimdi asıl sormak istediğim, bosandigim kadin Konya da ailesiyle birlikte yaşıyor, herhangi bir yerde çalışmıyor, herhangi bir kira fatura vs giderleri yok. Ancak sgk kayıtlarından öğrendiğim kadarıyla bosandigim kişi Konya da yaşamasına ve herhangi bir işte çalışmamasına rağmen, Adana da 4a sigortali çalışan olarak görünüyor. Anladigim kadarıyla yasal olmayan bir şekilde kendisini 4a sigortali çalışan gösteriyor. Hem bu duruma istinaden hemde diyelimki gerçekten 4a sigortali calisiyor buna istinaden. Nafaka nin düşürülmesi yada kaldırılması durumu söz konusu olurmu. Bunun için benim ne yapmam gerekir. Cevabınız için şimdiden çok teşekkür ederim.



  • Boşandığınız eski eşinize ödediğiniz nafaka, hukuki nitelik itibariyle yoksulluk nafakası olarak kabul edilmektedir. Bir kimsenin sadece çalışıyor olması yoksulluk nafakasının kaldırılmasını gerektirmez. Boşanma davası kesinleştikten sonra da gelir seviyesi yoksulluk düzeyinde ise, yani ancak geçinebilecek seviyede ise, yoksulluk nafakası yükümlülüğü devam eder. Yoksulluk nafakasının kaldırılması için kişinin gelir düzeyinin kendini geçindirecek bir refah düzeyine ulaşması gerekir. Örneğin, Yargıtay yerleşik içtihatlarında asgari ücret alan kişinin yoksulluk nafakasının olayın özelliğine göre indirilebileceği anacak tümden kaldırılamayacağı vurgulanmıştır. Aşağıda emsal bir yargıtay kararı mevcuttur.

    Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması Şartları Yargıtay Kararı

    175.maddesine göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir. 176/4.maddesine göre ise, yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.

    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.10.1998 tarih ve 1998/2-656-688 Sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ( eğitim ) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarında "asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması," yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir. ( HGK. 07.10.1998 gün 1998/2-656 E.,1998/688 K. 26.12.2001 gün 2001/2-1158-1185 Sayılı ve 01.05.2002 gün 2002/2-397-339 Sayılı kararları ).

    Somut olayda; davalı/davacı kadının boşanma davasının kesinleşmesinden sonra K... Şeker Sanayi ve Tic. A.Ş'de işçi olarak çalışmaya başladığı, aylık gelirinin 1.056TL olduğu, anlaşılmaktadır. Ancak davalı/karşı davacının aldığı 200TL nafaka ile geçinmesi günümüz ekonomik koşullarında mümkün değildir. Aldığı nafaka ile gelirinin toplamı ise, davalıyı yoksulluktan kurtaracak düzeyde değildir. Zira yoksulluk durumu, günün ekonomik koşulları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları değerlendirilerek takdir edilmelidir. Yoksulluk nafakası ahlaki ve sosyal düşüncelere dayanır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi - Karar: 2017/2712).

    Buna göre; mahkemece, dava tarihindeki şartlara göre davalının yoksulluğunun ortadan kalkmadığı, asgari ücret sınırındaki gelirinin varlığının yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılmasına neden olmayıp indirmeye karar verilebileceği, ancak davalının aldığı nafakanın cüz'i bir miktar olduğu, bu nafaka ile gelirinin toplamının ise davalıyı yoksulluktan kurtaracak düzeyde olmadığı göz önünde bulundurularak yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu bu talebin kabulüne karar verilerek yoksulluk nafakasının kaldırılması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi - Karar: 2017/2712).