Delil karartma suçu



  • Arkadaşımın nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı ev araması yapılmadan önce laptopu bendeydi ev araması için gelen polisler beni arayarak laptopu istedi bende götürdüm savcı soruşturma aşamasında ifademi aldı. Laptopta bir bilgi olmadığına eminim ayrıca laptopun bende olduğu saatlerde açma kapama tuşuna bile basmadım.iddianame henüz hazırlanmadı Hakkımda delil karartma suçundan ceza verilebilirmi?



  • Bahsetmiş olduğunuz suç TCK madde 281 de düzenlenmiş olup bu suçun oluşması için suç delilini gizleme, yok etme veya değiştirme fiilerinden birinin işlenmiş olması gerekir. Bu fiillerden herhangi birisinin hakkında soruşturma başlatılmış olup olmamasına bakılmaksızın işlenmiş bir suçla ilgili maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla işlenmesi halinde suç meydana gelir. Sizin durumunuzda maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yönelik bir fiil işlenmediği varsayımında (örneğin bilgisayarı bu amaçla saklanması-bilgisayarda herhangi bir suç unsurunun olmaması) suç oluşmayacaktır. Bu suç hakkında daha ayrıntılı bilgi için Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme Suçu Nedir? adlı makaleyi inceleyebilirsiniz.

    Bu suç TCK madde 281’de şöyle düzenlenmiştir.

    Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme Suçu

    • TCK Madde 281

    (1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.

    (2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

    (3) İlişkin olduğu suç nedeniyle hüküm verilmeden önce gizlenen delilleri mahkemeye teslim eden kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle verilecek cezanın beşte dördü indirilir.

    YARGITAY KARARI

    • Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme Suçu

    Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin “20.07.2014, 25.01.2015, 31.01.2015, 01.02.2015, 03.02.2015, 17.02.2015, 07.03.2015, 25.03.2015” yerine “2014-2015” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.

    1)Sanıklar... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;

    24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerini iptal eden Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.

    Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp, sanık ... suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, sanıklar ... ve ... mahkûmiyetlerine yeterli delil elde edilemediği kabul edilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri ve sanık ... yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle mahkumiyete ve beraate dair hükümlerin ONANMASINA,

    2)Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;

    a) Haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca soruşturma açılan ve kişisel kullanım miktarlarında uyuşturucu ele geçirilen sanıklar... ve ... suça konu maddeleri kullanma dışında satma veya başkasına vermek amacıyla bulundurduklarına veya sattıklarına dair savunmalarının aksine kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sabit olan fiillerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi,

    b) Kendilerinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanıklar ... ve ... savunmalarının aksine yüklenen suçu işlediklerine dair maddi bulgularla desteklenmeyen, farklı anlamlara gelebilecek iletişimin tespiti tutanakları, hakkındaki mahkumiyet kararı onanan ... ele geçen uyuşturucuyu sanık ... aldığına ilişkin atfı cürüm niteliğindeki beyanı ve sanık ... yönünden ise uyuşturucu alış verişine ilişkin olup olmadığı belli olmayan kamera kayıtları dışında, somut, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi de gözetilerek, sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,

    c) Kargoda görevli olarak çalışan sanık ... suç tarihinde içinde uyuşturucu bulunan kargo hakkında bilgi sahibi olmasına rağmen gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla kolluk görevlilerine bilgi vermemekten ibaret eyleminin TCK'nın 281. maddesinde düzenlenen suç delillerini gizleme suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,

    d) Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

    Sanıklar ... ve ... ve ... hakkındaki bozma sebeplerine göre, sanıklar ... ve ... hakkında uygulama imkanı bulunmayan TCK'nın 188/5. maddesi birinci cümlesi uyarınca tayin olunan cezaların arttırılması,

    e) Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

    1- Dosya kapsamına göre, sanık ... 20.07.2014 tarihinde ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği sabit ise de, 07.04.2015 tarihinde sanık ... evinde ele geçen uyuşturucu madde ile ilgisi

    olduğuna dair, sanık ... atfı cürüm niteliğindeki beyanları dışında, somut, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu hali ile zincirleme suçun söz konusu olmadığı gözetilmeden, TCK'nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,

    2- Sanık ... tekerrüre esas alınan sabıkasındaki TCK'nın 230/5. maddesinde düzenlenen suçun, hükümden sonra 10.06.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 27.05.2015 tarih ve 2014/36-2015/51 sayılı kararı ile iptal edilmesi karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,

    Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ... temyiz dilekçeleri ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre tutuklama kararı kaldırılarak sanıklar ... ve ... TAHLİYESİNE, başka bir suçtan tutuklu ya da hükümlü değillerse salıverilmeleri için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 13.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ Esas : 2016/1076 Karar : 2016/7823)