Boşanmak istiyorum



  • Ben boşanmak istiyorum ben eşimle çok iyidim ama son şeylerde çok boZulduk eşimle 2sene den beri evliyim eşim dediğim insan banyoya girerken telfonu alıyor kapı kitliyo yıkanıyo kapı kitliyo ne önümde giyiniyor ne bişey nede yanımda yatıyor eşimden çok soğdum öyle böyle değil benim eşimin erkek kardeşi var yani kaynım bir gece düğne gitmiş içti içti kavga etmiş eşimn kız kardeşi aradı abi gel abim kavga etti diye benim eşimde beni kızını bırakp evde beline bıçak taktı gitti dicem o ki kendi ailesi için beni kızını bıraktı eğer kaynımın kavga ettiği insanı bulsaydı bıçaklıcktı onu eve geldi küfür ederek kaçırdılar adamı yoksa ben bilirdim napcamı dedi bende öfkelndim sen o bıçağı koyarken beline hiçmi karını kızını düşünmedin dedim oda bişe demedi o yetmedi içkici kardeşini bana getirdi benim evde 8aylık bebeğim var ben bütün gece gögsüm açık kızıma süt veren biriyim benim eşim eve birni getirirken bana sormuyor hernyse ben İstanbul'da oturyom ailm 2 3saatlik mesafede oturuyor ben gitmek isteyince eşime telefon açıyom diyomki ben köye gidiyorum sende oraya gel diyorum tam diyo gelmiyor ben köyde 1hfta filan kalıyorum bir kere aramıyo naptın ne ettin bebeğin bezi varmı iyimisinz diye bir kere bile sormyo herşeyi boşverdim ben boşanmak istiyorum ama korkuyorum çünkü bir evladım var benim onu benden koparrlar diye korkyom neden dicenniz kaynatam içkici kaynımda içkci bunların cebine para girdiği zaman hemen içkiye yatırım yapıyorlar kaynanam desem benim yüzüme karşı dedi bakamam kaynanamda bir tane kadın var dost hayatı yaşıyor 7 24 hep onunla bunlara güvenip kızmı onlra bırakmam acaba boşanma davası açtığım zaman kızım bana düşer mi**☹ kalın yazı**



  • Aynı sorunu bende yaşıyorum, yardımınızı rica ederim.



  • Çocuk hukukunun en temel ilkesi çocuğun yüksek yararı ilkesidir. Çocuk Hakları Sözleşmesi m.3’de öngörülen ilkeye göre, “Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar ve yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yüksek yararı temel düşüncedir.

    Çocuğun yüksek yararını belirlerken göz önüne alınacak husus, çocuk için iyi herhangi bir çözümü değil, en iyi olanı bulmaktır. Çocuk için en iyi olan, toplumdan topluma, o anki koşullara, her çocuğun kendi özel durumuna göre değişebilir.

    Çocuğun yüksek yararını tespit edecek kişi ya da kişiler, tüm bu faktörleri değerlendirmelidirler. Çocuğun yüksek yararının tespiti, sadece tespit anındaki koşulların değil gelecekteki durumun da değerlendirmede göz önüne alınmasını, yani çocuğun kısa, orta ve de uzun dönemdeki yararının gözetilmesini gerektirir.

    Örneğin hâkim, çocuğun velayetinin ana babadan hangisine verileceğine ilişkin bir karar verirken, çocuğun yararını sadece çocuğun karar anındaki yaşı ile değerlendirmemeli, karar anından üç sene, beş sene sonra da çocuk için iyi olacak çözümü düşünmelidir.

    Hatta hâkim kararını verirken, çocuğun günün birinde yetişkin bir insan olarak geriye dönüp baktığında nasıl bir karar verilmiş olmasını dileyebileceğini de düşünmelidir.

    Hâkimin boşanma kararında resen düzenleyeceği konu boşanmadan sonra çocukların durumu ve ana ve baba ile ilişkileridir. TMK md.182: "Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.
    Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
    Hâkim, istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. "

    TMK md.183 : "Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması halinde hâkim, re'sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır."

    Çocukla ilgili tedbirler çocuğun rüşdüne kadar devam eder. Bundan sonra durumunu çocuk kendisi tayin eder. Bu yaştan sonraki talepler genel nafaka hükümlerine tabidir.

    Çocuğun velayeti kime bırakılırsa velayet hakkı yalnız ona ait olur, diğeri velayet hakkını kaybeder. Hâkim çocuğun tevdiine karar verirken bu kararı çocuğun menfaatini gözeterek verecektir.

    Örneğin çok küçük çocuk geçimsizlikte kusurlu anaya bırakılabilir. Yargıtay 10 yaşındaki çocuğun idrak çağında olduğunu ve bu nedenle kendisine sorulmadan karar verilmesini bozma nedeni saymıştır. Velayet konusuna ana ve babanın anlaşması hâkimi bağlamaz, ancak hâkim kararını verirken tarafların anlaşmalarını da dikkate alır. Çocuğun menfaatine uygun görürse kararında bu çözümü kabul eder.

    Yukarıda iletilen hususlar ışığında; çocuğun üstün menfaatinin korunması için hakime sunulacak deliller önem arz edecektir. Özellikle yazmış olduğunuz kötü hayat alışkanlığı, alkollü yaşam sürmesi, çocuğun ihtiyaçlarını gidermemesi, eve destek olmaması, yine aile büyüklerinin de kötü bir yaşam sürmesini boşanma aşamasında sunacağınız dilekçede delilleriyle beraber iletmeniz halinde velayetinin sizde kalmasında bir engel bulunmamaktadır.

    Burada önemli olan hususlardan biri de sizin çocuğunuza yönelik desteğiniz, yaşam tarzınız ve yaşayacağı ortamın hakimde olumlu bir kanaat oluşmasıdır.