CMK Madde 69



  • Bilirkişinin Reddi

    CMK Madde 69

    (1) Hâkimin reddini gerektiren sebepler, bilirkişi hakkında da geçerlidir.

    (2) Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafii veya kanunî temsilci, ret hakkını kullanabilirler. Hâkim veya mahkeme tarafından atanan bilirkişinin adı ve soyadı, engel sebepler olmadıkça ret hakkına sahip olanlara bildirilir.

    (3) Ret istemini davayı görmekte olan hâkim veya mahkeme inceler. Soruşturma evresinde, Cumhuriyet savcısınca kabul edilmeyen ret istemi sulh ceza hâkimince incelenir. Reddi isteyen kişi, bunun nedenini, dayandığı olguları göstererek açıklamakla yükümlüdür.




  • CMK Madde 69 Gerekçesi

    Madde, bilirkişinin reddini düzenlemektedir. Ret nedenleri, hâkimler bakımından söz konusu olanların aynıdır. Bu hususta 23 üncü ve izleyen maddelerin gerekçelerine bakılmalıdır.

    Madde ikinci fıkrasında tanıklığın bilirkişi olarak atanmaya engel olmadığını belirtmiş ve ret hakkına sahip bulunanları göstermiştir.
    Üçüncü fıkrada ret istemini inceleyecek merciler soruşturma ve kovuşturma evreleri için ayrı ayrı gösterilmiştir.

    1412 sayılı Kanunda geçen ve reddi isteyenin nedenleri “ispat” etmesine ilişkin ifade yerine “inandırıcı bir şekilde açıklama” ibaresine yer verildiğinden ayrıca, “yemin delil olmaz” hükmü uygun görülmemiştir.



  • CMK 69 (Bilirkişinin Reddi) Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ
    Esas: 2009/38439 Karar: 2010/1152
    Tarih: 25.01.2010

    • CMK 69. Madde

    • Bilirkişinin Reddi

    Dosya incelenerek gereği düşünüldü :

    KARAR : Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.nun 231/6. maddesinin ( a ) bendinde yazılı "kasıtlı bir suçtan mahkum olmama" koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;

    Katılan kurumun 17.02.2005 tarihli yazısında kaçak elektrik bedelinin 27.05.2002 tarihinde ödendiğini bildirmesi ve bu ödemenin sanık hakkında 17.04.2002 tarihinde düzenlenen tutanakla ilgili olması karşısında yargılama konusu eylemin suç tarihinin 03.10.2002 olduğu düşünüldüğünde sanık lehine 765 sayılı TCK.nun 523.maddesi ile indirim yapılamayacağının gözetilmemesi karşı temyiz olmadığı için bozma nedeni yapılmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

    Ancak;

    5271 sayılı CYY.nın 69/1.maddesi uyarınca hakimin reddini gerektiren nedenler bilirkişiler hakkında da geçerlidir.Aynı yasanın 22.maddesinde ise hakimin davaya bakamayacağı durumlar düzenlenmiştir.CYY.nın 22.maddesinin 1.fıkras 1.fıkrasının ( h ) bendi uyarınca bir davada tanık sıfatıyla dinlenmiş olan hakim bu davada hakim olarak görev yapamayacağı gibi, bir davada tanık olarak dinlenen kişide aynı davada bilirkişilik yapamayacaktır. Tüm bu düzenlemeler karşısında, mahkemece 10.2.2004 tarihli duruşmada tanık olarak dinlenen M... E... S...'ın aynı davada bilirkişi sıfatıyla verdiği 20.03.20043 tarihli raporu hükme dayanak yapılarak CYY.nın 69., 22.maddelerine aykırı davranılması,

    SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.01.2010 gününde oy birliğiyle karar verildi.