CMK Madde 67



  • Bilirkişi Raporu, Uzman Mütalaası

    CMK Madde 67

    (1) İncelemeleri sona erdiğinde bilirkişi yaptığı işlemleri ve vardığı sonuçları açıklayan bir raporu, kendisinden istenen incelemeleri yaptığını ayrıca belirterek, imzalayıp ilgili mercie verir veya gönderir. Mühür altındaki şeyler de ilgili mercie verilir veya gönderilir ve bu husus bir tutanağa bağlanır.

    (2) Birden çok atanmış bilirkişiler değişik görüşleri yansıtmışlarsa veya bunların ortak sonuçlar üzerinde ayrık görüşleri varsa, bu durumu gerekçeleri ile birlikte rapora yazarlar.

    (3) (Değişik: 3/11/2016-6754/45 md.) Bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukukî nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz.

    (4) Bilirkişi tarafından düzenlenen rapor örnekleri, duruşma sırasında Cumhuriyet savcısına, katılana, vekiline, şüpheliye veya sanığa, müdafiine veya kanunî temsilciye doğrudan verilebileceği gibi; kendilerine iadeli taahhütlü mektupla da gönderilebilir.

    (5) Bilirkişi incelemeleri tamamlandığında, yeni bilirkişi incelemesi yapılması veya itirazların bildirilmesi için istemde bulunabilmelerini sağlamak üzere Cumhuriyet savcısına, katılana, vekiline, şüpheliye veya sanığa, müdafiine veya kanunî temsilciye süre verilir. Bu kişilerin istemleri reddedildiğinde, üç gün içinde bu hususta gerekçeli bir karar verilir.

    (6) Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafii veya kanunî temsilci, yargılama konusu olayla ilgili olarak veya bilirkişi raporunun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere ya da bilirkişi raporu hakkında, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler. Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez.




  • CMK Madde 67 Gerekçesi

    Madde, bilirkişinin düzenleyeceği raporun yazılış biçimini, merciine verilmesini, rapor hakkındaki itirazları, yeni bilirkişi atanması konularını düzenlemektedir.

    Rapor, bilirkişilerin yaptıkları işlemleri, vardıkları sonuçları içerecek, incelemelerin bizzat bilirkişilerce yapıldığını ifade edecektir. Birden çok bilirkişi atanmış ve değişik görüşler yansıtılmış ise bu görüşler, ortak sonuçlar üzerinde ayrık görüşler varsa bunlar da gerekçeleri ile birlikte rapora geçirilecektir. Sonra rapor ve mühür altındaki şeyler kaleme verilecek ve bu hususu belirten bir tutanağa bağlanacaktır.

    Rapor örnekleri duruşma aşamasında Cumhuriyet savcısına, taraflara ve avukatlara verilebileceği gibi adı geçenlere iadeli taahhütlü bir mektup ile de gönderilebilecektir.

    Bu işlem yerine getirilmekle beraber Cumhuriyet savcısı ve taraflara itirazlarını veya yeni bir bilirkişi incelemesi isteyip istemediklerini bildirmek üzere bir süre verilecek, bunu hâkim veya mahkeme belirleyecektir.

    Mahkeme veya hâkim bu istemleri inceleyecek ve reddi hâlinde üç gün içinde gerekçeli bir karar verecektir.



  • CMK 67 (Bilirkişi Raporu, Uzman Mütalaası) Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ
    Esas: 2013/11226 Karar: 2014/3238
    Tarih: 11.02.2014

    • CMK 67. Madde

    • Bilirkişi Raporu, Uzman Mütalaası

    Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

    Olay tarihinde, gündüz vakti, meskun mahal dışında, çift yönlü, asfalt kaplı yolda idaresindeki kamyon ile kendi şeridinde seyir halinde olan sanık, olay mahalli hafif virajlı bölüme geldiğinde, karşı yönden hızla gelen ve hakkında beraat kararı verilen Z. Ş.'in, idaresindeki minibüs ile karşı şeride (sanığın seyir şeridine) tecavüz ederek ilerlediği sırada sanığın da kendi şeridinden gelen aracı görünce karşı şeride yöneldiği, burada adı geçen Z. Ş.'i farkedince kendi şeridine yönelerek sanığın idaresindeki kamyonun minibüsün sol kısmı ile çarpıştığı ve minibüsün devrilerek bir kişinin öldüğü olayda, sanığın savunması ve bu savunmayı doğrulayan tarafsız tanık F. E.'ın beyanı, minibüsün cantına ait kazıntı izi ve yönü ile araç parçalarının konumları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın olay nedeniyle eşit kusurlu kabul edilmesi gerekeceği, 5271 sayılı CMK'nın 62,, 63, 67. maddelerinde bilirkişi atanması, bilirkişi raporu ve uzman mütalaası alınmasına ilişkin düzenlemelere yer verilerek çözümü uzmanlığı özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi görüşüne başvurulacağı ancak, bilirkişi raporlarının mahkemeyi bağlayıcı değil delilleri değerlendirme vasıtalarından biri olduğu, mahkemelerin gerekçelerini açıklamaları suretiyle bilirkişi raporuna itibar edip etmeme hususunda takdir ve değerlendirme hakkını haiz bulunduğu, bilirkişi tarafından münhasıran hakimin yetkisinde bulunan kusurluluk konusunda, herhangi bir değerlendirme yapılmaması gerekmekle birlikte bu yöndeki bir değerlendirmenin de hakimi bağlayıcı bir yönünün bulunmadığının belirtilmesine rağmen, oluşa uygun düşmeyen ve sanığın tam kusurlu olduğu yönündeki Adli Tıp Kurumu raporu ve keşif sonrası sunulan bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceğinden, sanığın eşit kusurlu olması hususu da nazara alındığında, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,

    Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı bozulmasına, 11.02.2014 tarihinde oy birliği ile, karar verildi.



  • YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ
    Esas: 2013/6256 Karar: 2014/2619
    Tarih: 04.02.2014

    • CMK 67. Madde

    • Bilirkişi Raporu, Uzman Mütalaası

    Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

    KARAR : Ç... Çimento fabrikasında saha elemanı olarak çalışmakta olan ölenin, ilgili fabrikanın döner fırın intikal kamarası arkasındaki platformda çelikle güçlendirme işini yapmakta olan taşeron A... şirketi çalışanlarının gerekli tedbirleri alarak çalışmalarına devam ettikleri sırada, ölenin kendisine verilen iş kapsamında çalışma alanında bir görevinin bulunmamasına ve girmemesi konusunda uyarılara rağmen ilgili bölüme girerek, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde ızgara döşenmekte olan kısımdaki delikten düşerek öldüğü olayda, ölene olaydan yaklaşık 3 ay önce ilgili fabrika yetkilileri tarafından iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin verildiği, gerekli sağlık raporunun aldırıldığı, kendisine gerekli iş ve koruyucu malzemelerin teslim edildiği, çalışma alanında iş güvenliği konularıyla İlgili gerekli uyarıcı levha ve işaretlerin yer aldığı, benzer işte yıllardır çalıştığı da dikkate alınarak tecrübeli olduğu, olayın gerçekleştiği çalışma yapılan kısmın güvenlik şeridi ile çevrili bulunduğu, kaynak yapılan ilgili kısımda ölenin bir görevinin bulunmadığı, tamamen ölenin dikkatsiz ve tedbirsiz hareketi neticesinde gerçekleştiği anlaşılan olayda, 5271 sayılı CMK'nın 62,, 63, 67. maddelerinde bilirkişi atanması, bilirkişi raporu ve uzman mütalaası alınmasına ilişkin düzenlemelere yer verilerek çözümü uzmanlığı özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi görüşüne başvurulacağı ancak, bilirkişi raporlarının mahkemeyi bağlayıcı değil delilleri değerlendirme vasıtalarından biri olduğu, mahkemelerin gerekçelerini açıklamaları suretiyle bilirkişi raporuna itibar edip etmeme hususunda takdir ve değerlendirme hakkını haiz bulunduğu, bilirkişi tarafından münhasıran hakimin yetkisinde bulunan kusurluluk konusunda, herhangi bir değerlendirme yapılmaması gerekmekle birlikte bu yöndeki bir değerlendirmenin de hakimi bağlayıcı bir yönünün bulunmadığının belirtilmesine rağmen, oluşa uygun düşmeyen bilirkişi raporuna itibarla sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi;

    SONUÇ : Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04.02.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.



  • YARGITAY 19. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2016/15517 Karar : 2017/5912
    Tarih : 19.06.2017

    • CMK 67. Madde

    • Bilirkişi Raporu, Uzman Mütalaası

    4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun’a aykırılık eyleminden dolayı BVA Belgelendirme ve Dış Ticaret Ltd. Şti. hakkında anılan Kanun’un 9/1 ve 12/1-g maddeleri uyarınca 41.918,00 Türk Lirası idari para cezası uygulanmasına dair Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğünün 11/06/2015 tarihli ve 7650 sayılı idari yaptırım kararına yönelik başvurunun reddine ilişkin İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 29/03/2016 tarihli ve 2015/3536 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/04/2016 tarihli ve 2016/2157 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 15/11/2016 gün ve 9627 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2016 gün ve KYB-2016-392254 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.

    Anılan ihbarnamede;

    Dosya kapsamına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanun'un "Başvurunun incelenmesi" başlıklı 28. maddesinde “ ..(5) Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklığa, bilirkişi incelemesine ve keşfe ilişkin hükümleri, bu başvuru ile ilgili olarak da uygulanır.(6) Dinlemede sırasıyla; hazır bulunan başvuru sahibi ve avukatı, ilgili kamu kurum ve kuruluşunun temsilcisi, varsa tanıklar dinlenir, bilirkişi raporu okunur, diğer deliller ortaya konulur. (7) Mahkeme, ilgilileri dinledikten ve bütün delilleri ortaya koyduktan sonra aleyhinde idari yaptırım kararı verilen ve hazır bulunan tarafa son sözünü sorar. Son söz hakkı, aleyhinde idari yaptırım kararı verilen tarafın kanuni temsilcisi veya avukatı tarafından da kullanılabilir. Mahkeme son kararını hazır bulunan tarafların huzurunda açıklar.” ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Bilirkişi raporu" başlıklı 67. maddesinde "... (4) Bilirkişi tarafından düzenlenen rapor örnekleri, duruşma sırasında Cumhuriyet savcısına, katılana, vekiline, şüpheliye veya sanığa, müdafiine veya kanuni temsilciye doğrudan verilebileceği gibi; kendilerine iadeli taahhütlü mektupla da gönderilebilir. (5) Bilirkişi incelemeleri tamamlandığında, yeni bilirkişi incelemesi yapılması veya itirazların bildirilmesi için istemde bulunabilmelerini sağlamak üzere Cumhuriyet savcısına, katılana, vekiline, şüpheliye veya sanığa, müdafiine veya kanuni temsilciye süre verilir. Bu kişilerin istemleri reddedildiğinde, üç gün içinde bu hususta gerekçeli bir karar verilir. " şeklinde düzenlemelere yer verildiği, somut olayda mahkemece muteriz hakkında düzenlenen idari yaptırım kararı ile ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, muteriz vekili tarafından dosyanın dava konusunda uzman ve tarafsız olduğunu bildirdiği ONKUR veya UDDER isimli kuruluşlardan seçilecek bilirkişiye tevdi edilmesini talep etmesine rağmen, mahkemece muteriz vekilinin talebi gözetilmeksizin dosyanın resen seçilen inşaat mühendisine tevdi edildiği gibi, bilirkişi raporuna itiraz hakkı bulunmasına rağmen raporun tebliğ edilmediği cihetle, iddia ve savunma hakkının kısıtlandığı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla;

    Gereği görüşülüp düşünüldü;

    İdari para cezasının kaldırılmasına yönelik başvuru ve itirazlarda, mahkeme ve /veya hakimlik tarafından yapılacak bilirkişi incelemelerinde CMK' nın 63/2. maddesi uyarınca bilirkişi atama yetkisi hakim veya mahkemeye ait olup, bu bağlamda dosyanın, muteriz tarafından bildirilen bilirkişilere tevdi edilmesi yönünde yasal bir zorunluluk da bulunmadığı , yine tanzim olunan bilirkişi raporunun idari para cezasının uygulanmasına dayanak teşkil eden tespitleri doğruladığı, mevcut rapor ile muteriz vekilinin ilk defa muttali olduğu yeni bir tespitin de yapılmadığı, bu hali ile de muteriz vekiline bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesinin savunma hakkını kısıtladığının kabul edilemeyeceği anlaşılmakla,

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 19/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.