CMK Madde 60



  • Tanıklıktan ve Yeminden Sebepsiz Çekinme

    CMK Madde 60

    (1) Yasal bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinen tanık hakkında, bundan doğan giderlere hükmedilmekle beraber, yemininin veya tanıklığının gerçekleştirilmesi için dava hakkında hüküm verilinceye kadar ve her hâlde üç ayı geçmemek üzere disiplin hapsi verilebilir. Kişi, tanıklığa ilişkin yükümlülüğüne uygun davranması halinde, derhâl serbest bırakılır.

    (2) Bu tedbirleri almaya naip hâkim ve istinabe olunan mahkeme ile soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi yetkilidir.

    (3) Davanın görüldüğü sırada bu tedbirler alındıktan ve yukarıdaki süreler suçun türüne göre tümüyle uygulandıktan sonra o dava veya aynı işe ilişkin diğer davada tekrar edilmez.

    (4) Disiplin hapsi kararına itiraz edilebilir.




  • CMK Madde 60 Gerekçesi

    Maddede tanıklıktan ve yeminden çekinmenin yaptırımları ve uygulama koşulları yer almıştır. Ceza muhakemesi faaliyeti süreklilik arz ettiğinden ve en kısa sürede bitirilmesi de gerektiğinden tanığın gelmemesi, bu iki hedefe ulaşılmasını engelleyecektir. Bu nedenle, gelmeyen tanığa, o celsenin giderlerinin yüklenmesi âdil ve etkili bir yaptırımdır. Mazeretsiz gelmemenin büyük ölçüde önünün alınması böylece söz konusu olabilecektir.
    Tanımlardaki düzenleme doğrultusunda “hapis yolu ile tazyik” yerine “disiplin hapsi” kelimesi kullanılmıştır.

    Beyanda bulunmaktan veya yeminden kaçınan tanığın, üç ayı geçmemek ve herhâlde dava hakkında hüküm verilinceye kadar disiplin hapsine konacağı maddede belirtilmiştir. Disiplin hapsi için 2 nci maddenin gerekçesine bakılmalıdır. Süre kabahatlere ilişkin davalarda en çok bir aydır.
    Maddenin üçüncü fıkrasında açıklandığı üzere disiplin hapsi aynı işte yeniden verilse bile tümü için cürümlerde üç, kabahatlerde bir ayı aşamaz.

    Disiplin hapsine karşı itiraz yolu açıktır.



  • CMK 60. Madde Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2015/33899 Karar : 2016/17787
    Tarih : 21.11.2016

    • CMK 60. Madde

    Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

    1- Sanığa yükletilen hakaret eylemine ve yükletilen suça yönelik katılan vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden , tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,

    2- Tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

    Ancak;

    Soruşturma evresinde bilgisine başvurulan ve olayın tanığı olduğu anlaşılan 'ın, yasal bir sebep olmaksızın tanıklık yapmak istemediğini beyan etmesi üzerine CMK'nın 60/1. maddesinin uygulanacağına ilişkin ihtar yapılarak, tanıklık yapmaması durumunda bu maddenin gereğine ilişkin işlem tesis edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle karar verilmesi,

    Kanuna aykırı ve katılan vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2015/4929 Karar : 2015/3768
    Tarih : 5.11.2015

    • CMK 60. Madde

    Sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

    TCK'nın 272. maddesinde düzenlenen yalan tanıklık suçunun, gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapılması ile oluşacağı, söz konusu maddenin bir bütün olarak incelenmesinde "aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi" hususu da vurgulanarak bu suçun mağdurunun bulunması gerektiği ortaya konulmuştur.

    Olayda ise sanığın eyleminin, herhangi biri aleyhine yalan tanıklık şeklinde oluşmadığı, diğer tanıkların beyanına göre olay sırasında orada olmasına rağmen sanığın orada olmadığını belirtip olayı görmediğini ve duymadığını ifade etmek suretiyle tanıklıktan kaçınma şeklinde cereyan ettiği, bunun da CMK'nın 60. maddesinde düzenlenen "tanıklıktan ve yeminden sebepsiz olarak çekinme" olarak nitelendirilebileceği anlaşılmakla, yasada düzenlenen suçun tipiklik ve kasıt unsurlarını içermemesi nedeniyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyete karar verilmesi,

    Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 05.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.