CMK Madde 53



  • Tanığa Görevinin Önemini Anlatma

    CMK Madde 53

    (1) Tanığa;

    a) Dinlenmeden önce, gerçeği söylemesinin önemi,

    b) Gerçeği söylememesi halinde yalan tanıklık suçundan dolayı cezalandırılacağı,

    c) Doğruyu söyleyeceği hususunda yemin edeceği,

    d) Duruşmada mahkeme başkanı veya hâkimin açık izni olmadan mahkeme salonunu terk edemeyeceği, anlatılır.




  • CMK Madde 53 Gerekçesi

    Tanık içtenlikle beyanda bulunmak yasal yükümü altındadır. Bununla birlikte Tasarı bu hususu açıklayan bir hüküm getirmek yerine, gerçekçi davranarak, tanığın doğruyu söylemesini sağlayacak tedbirlerin alınmasının daha uygun olacağını belirtmiştir. Bu madde söz konusu tedbirlerden birisini içermektedir. Madde, tanıkların doğruyu söylemeleri için yetkili tarafından uyarılmalarını, gerektiğinde kendilerine yemin verileceğinin hatırlatılmasını ve mahkeme başkanı veya hâkimin açık izni olmadan mahkeme salonunu terk edemeyeceğinin bildirilmesini emretmektedir. Yetkili, uyarmanın içeriğini belirler ve bu arada yalan tanıklığın cezalandırılacağını belirtebilir.



  • CMK 53 (Tanığa Görevinin Önemini Anlatma) Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ
    Esas: 2012/21323 Karar: 2012/28934
    Tarih: 05.12.2012

    • CMK 53. Madde

    • Tanığa Görevinin Önemini Anlatma

    Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yanıltan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde geçilmemiştir.

    Ancak;

    1- Tanıklara, tanıklık görevinin önemi anlatılıp, uyarılarda bulunulmadan dinlenilmeleri suretiyle, CMK'nın 53. maddesine aykırı davranılması,

    2- 18 yaşından küçük oldukları anlaşılan mağdurların, CMK'nın 236/3. maddesi gereğince, mahkemede, psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurularak ve CMK'nın 52/3-a maddesi uyarınca, görüntü ve ses kaydı yapılması suretiyle, ayrıntılı bir şekilde ifadeleri alınıp, idari soruşturma aşamasında dinlenilen tüm öğrencilerin de, tanıklıklarına müracaat edilerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeler ile beraat ve ceza vermekten vazgeçilmesine karar verilmesi,

    3- Kabule göre de; mağdur çocukların, öğretmenleri olan sanık M. Z.'in, zaman zaman kendilerine demir cetvelle, tokatla, bazen de tekme ile vurduğunu, kafalarını birbirlerine çarptığını beyan etmeleri ve anlatımlarının da birbirlerini doğrulaması karşısında, bu eylemlerin tedip hakkı sınırlarını aştığı gözetilmeden ve mağdurların anlatımlarına neden itibar edilmediği açıklanıp tartışılmadan, yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile beraat kararı verilmesi,

    Yasaya aykırı, mağdurlar vekili, katılan M. Z. vekili ve katılan T. C.'un temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın\esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.