Evlilik İçinde Kredi Çekilerek Satın Alınan Ev Nasıl Paylaşılır?



  • Eşimle 2016 yılında evlendik evlendikten sonra 100 bin TL kredi çekerek, 50 bin TL'sini babamın katkısıyla, 250 bin TL'ye oturduğumuz aile konutunu satın aldık. Kredinin 30.000 TL'sini ödedik. Boşanma kararımız yeni kesinleşti. Katılma alacağı ve katkı payı alacağı nedeniyle karşılıklı açtığımız mal paylaşımı davası görülmeye başlandı. Ödenen ve kalan kredi borcu ve babamın ödediği kısım nasıl hesaplanarak mal paylaşımı yapılacak?



  • Mevcut durumunuzu tüm yönleriyle ele alan bir yargıtay kararını aşağıda paylaşıyorum.

    Ayrıca mal paylaşımı konusunu ayrıntılı yazdığımız yazıları inceleyiniz:

    Evlilik İçinde Bir Eşin Katkısıyla ve Birlikte Banka Kredisiyle Alınan Evin Paylaşımı

    Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
    Esas : 2015/21752
    Karar : 2016/3258
    Tarih : 25.02.2016

    Eşler, 5.9.2003 tarihinde evlenmiş, 4.12.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m). Tasfiyeye konu 37902 ada 14 parselde kayıtlı 13 nolu bağımsız bölüm, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 20.3.2008 tarihinde satın alınarak davalı eş adına tescil edilmiştir. Dosya arasında yer alan bilgi ve belgelere, tarafların ve tanıkların beyanlarına göre; taşınmazın 130.000 TL'ya satın alındığı, 30.000 TL'sının davalının babası tarafından sahibi olduğu şirket hesabından satıcıya gönderildiği, kalan miktarın davalı tarafından ... Şubesinden 8.500.000.. Yeni çekilerek (100.000.TL karşılığı) karşılandığı, kredinin 120 ay geri ödemeli olup her ay Yen karşılığı kur üzerinden ödendiği, kredinin ilk taksit ödemesinin 21.4.2008 tarihinde yapıldığı, boşanma davasının açıldığı tarihe dek 20 adet taksitin ödendiği, ödeme belgelerine göre bu taksitlerin 7 adedinin davalının babası tarafından ödenmiş olduğu, diğer 13 adet taksitin taraflarca edinilmiş mallardan karşılandığı boşanma dava tarihinden sonrasına kalan 100 adet taksit bulunduğu anlaşılmaktadır. Şu halde alım tarihine göre edinilmiş mal niteliğindeki taşınmazın bedelinin bir bölümünün davalının babası tarafından davalı kızına hibe olarak verildiği diğer deyişle davalının kişisel mallarından (TMK.220 mad.) karşılandığı, bir bölümünün ise edinilmiş mallardan karşılandığı ayrıca boşanma dava tarihinden sonrasında da ödemeleri devam eden kredi borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır.

    Mahkemece, 27.5.2013 tarihli hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor esas alınarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; dayanak alınan rapordaki hesaplama yöntemi Daire uygulamaları ile yasaya uygun değildir. Toplanan delillere göre dava konusu taşınmaz 20.3.2008 tarihinde 130.000 TL'ya alınmış olmasına rağmen, karara esas alınan raporda, alım tarihinde taşınmaz değerinin 144.486,18 TL olduğunun kabul edilmesi ve bu değer üzerinden hesaplama yapılmış olması doğru olmamıştır. Yine alım tarihinde 120 ay vadeli kredinin mal rejiminin devamı içerisinde (boşanma dava tarihine kadar) ödenen taksit sayısının, toplam taksit sayısına oranı ve bu orana göre taşınmazın tasfiye tarihine en yakın değeri esas alınarak hesap yapılması gerekirken mal rejiminin sona erdiği tarihte ödenmeyen banka kredi borcunun ... Yeni cinsinden döviz üzerinden o günkü kura göre belirlenen toplam miktarı esas alınarak, bu miktarın taşınmazın değerinden düşürülmesi suretiyle neticeye varılması da hesaplama yöntemine aykırı olmuştur. Tasfiyeye konu taşınmazın, bedelinin tamamının ya da bir kısmının kredi ile karşılanması durumunda, kredi veren kuruluşa yapılan geri ödemelerin isabet ettiği dönemden, miktarından ve taksit sayısından hareketle mal rejiminin tasfiyesi sonucunda eşlerin alacak miktarlarının belirlenmesi gerekir. sadece 4721 sayılı TMK'nun 202/1.maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde yapılan ödemeler yönünden eşler lehine artık değere katılma alacağının oluşması mümkündür. Kredi borcu ödemelerinin bir kısmının mal rejiminin devamı süresince, bir kısmının da mal rejiminin sona ermesi sonrasına sarkması durumunda sarkan ödemeler, ait olduğu mal grubunun borcu kabul edilerek (TMK.m.230/2) tasfiye ve denkleştirme gerçekleştirilir. Yine mal rejiminin devamı süresinde edinilmiş mala kişisel mallardan yapılan ödemeler de tasfiye sırasında denkleştirme hesabında göz önünde bulundurulmalıdır. (TMK.m.230/1-3).

    Somut olayda; alacak talebine konu taşınmaz davalının edinilmiş malı niteliğindedir. Yukarıda açıklandığı gibi, davalı eşin edinilmiş malına ilişkin borcun bir kısmı bu eşin kişisel malından karşılanmıştır. Bu durumda, kişisel mallardan karşılanan miktarın (30.000TL) malın alım tarihindeki değeri içindeki oranı bulunarak, bu oranın malın tasfiye tarihindeki sürüm değeri ile çarpılması ve belirlenen miktarı TMK 230/1. maddesi uyarınca davalının denkleştirme alacağı (edinilmiş malın borcu) olarak malın tasfiye tarihindeki sürüm değerinden düşümü gerekir. Ayrıca, malın kredi ile ödenen ve iki döneme yayılan kredi borcu ödeme tablosu dosya içinde mevcut olduğundan; öncelikle, mal rejiminin sona erdiği tarihte henüz vadesi gelmediği için ödenmemiş kredi borç miktarının (taksit sayısı-100 adet), toplam kredi borcuna (toplam taksit sayısı 120) oranının, taşınmazın tasfiye tarihindeki (karara en yakın) sürüm(rayiç) değeri ile çarpılmasıyla borç miktarı belirlenmesi, bu miktarın da davalı yararına denkleştirilmesi suretiyle düşümü yapılmalıdır. Diğer yandan, edinilmiş mallara katılma rejiminin devam ettiği dönemde ödenen 20 adet taksitten 7 adedinin davalının kisisel mal grubundan karşılanmış olduğu toplanan delillerle sabit olmakla, bu ödemeye isabet eden bölümü yönünden de denkleştirme hesabı yapılarak davalı lehine düşüm yapılmalıdır. Bu şekilde hesaplanacak olan taşınmazın borç miktarı ile davalının belirtilen denkleştirme alacakları taşınmazına tasfiye tarihindeki sürüm değerinden düşüldükten sonra kalan miktar, davacının artık değere katılma alacağı hesabında göz önüne alınacak; eşler mal rejimi sözleşmesiyle farklı bir oran kararlaştırmadıklarından; TMK.236/1.maddesi gereğince bu miktar içinde davacı eşin yarı pay oranında artık değere katılma alacağı eşler mal rejimi sözleşmesiyle farklı bir oran kararlaştırmadıklarından; TMK.236/1.maddesi gereğince bu miktar içinde davacı eşin yarı pay oranında artık değere katılma alacağı mevcut olacaktır. Mahkemece açıklanan şekilde hesaplama için gerekirse dosyanın konusunda uzman hukukçu bilirkişiye tevdi ile denetime elverişli rapor alınması, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı oluş; temyiz edilen hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.