CMK Madde 16



  • Bağlantılı Suçlarda Yetki

    CMK Madde 16

    (1) Yukarıdaki maddelere göre her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir.

    (2) Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine, bu davaların hepsi veya bir kısmı bu mahkemelerin birinde birleştirilebilir.

    (3) Uyuşulmazsa, Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye gerek olup olmadığına ve gerek varsa hangi mahkemede birleştirileceğine karar verir.

    (4) Birleştirilmiş olan davaların ayrılması da bu suretle olur.




  • CMK Madde 16 Gerekçesi

    Maddede, değişik mahkemelerin yer itibarıyla yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davalarının, bu mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilmesi hükme bağlanmıştır. Bir sanığın ayrı ayrı yerlerde suç işlemesi hâlinde kural, her suç için suçun işlendiği yerde yargılama yapılmasıdır. Ancak bağlantılı suçların birleştirilmesinde ve uyuşmazlığın tek bir mahkemede çözülmesinde yarar umulduğu için bu kuraldan ayrılmak zorunluluğu varsa bu tür suçlara ilişkin ceza davalarının mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilmesine olanak sağlanmıştır.

    Bağlantılı yargılamalar Cumhuriyet savcılarının anlaşması ile davaların birlikte açılması suretiyle gerçekleşebileceği gibi görülmekte olan bir dava ile birleştirilmek üzere ikinci davanın açılması suretiyle de bu yola gidilebilir. Hatta açılmış olan davaların sonradan birleştirilmesi olanaklıdır. Ancak ayrı ayrı açılmış olan davaların birleştirilmesi için bu davalardan her birini kanunen soruşturmaya yetkili Cumhuriyet savcılarının davaların birleştirilerek görülmesi isteminde ittifak etmeleri, mahkemelerin de bu konuda anlaşmaları gerekir.

    Maddenin üçüncü fıkrasında birleştirme için uyuşma olmaması hâlinde başvurulabilecek işlem gösterilmiştir: Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye yer olmadığına veya birleştirmeye, birleştirilecek mahkemeyi de belirlemek suretiyle, karar verecektir.

    Maddenin son fıkrasında birleştirilmiş olan davaların ayrılmasının da aynı usule tâbi olduğu açıklanmıştır.



  • CMK 16 (Bağlantılı Suçlarda Yetki) Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ
    Esas: 2016/4195 Karar: 2016/4351
    Tarih: 28.04.2016

    • CMK 16. Madde

    • Bağlantılı Suçlarda Yetki

    Adet gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/83 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/85 Esas sayılı dosyası ile konusu ve taraflarının aynı olduğu ve aralarında irtibat bulunduğu ileri sürülerek yapılan birleştirme önerisinin reddine dair Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.02.2014 tarihli ve 2014/85 esas sayılı cevabi yazısını müteakip, yargılama dosyasının, Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/85 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine ve uyuşmazlığın çözümü için dosyanın nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25.02.2014 tarihli ve 2014/83 Esas, 2014/118 Sayılı kararı üzerine, dava dosyasının Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/85 Esas sayılı dosyası üzerinde birleştirmesine ilişkin Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25.04.2014 tarihli ve 2014/714 Değişik İş sayılı kararını müteakip, bu kez muvafakat alınmadan dosyanın birleştirilemeyeceği gerekçesi ile birleştirilen dosyaya dair mahkemenin yetkisizliğine, Asliye Ceza Mahkemesi'nin yetkili olduğuna ve dosyanın Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.12.2014 tarihli ve 2014/765 Esas, 2014/172 Sayılı Kararının;

    5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 9. maddesiyle bağlantılı suçlardan her biri değişik mahkemelerin görevine giriyorsa, bunlar hakkında birleştirilmek suretiyle yüksek görevli mahkemede dava açılabileceği, 10. maddesiyle kovuşturma evresinin her aşamasında, bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar verilebileceği düzenlemesinin getirildiği, yetki hususunun düzenlendiği 16. maddede ise bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet Savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine, bu davaların hepsi veya bir kısmının bu mahkemelerin birinde birleştirilebileceği, uyuşulmazsa, Cumhuriyet Savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye gerek olup olmadığına ve gerek varsa hangi mahkemede birleştirileceğine karar verileceği ve birleştirilmiş olan davaların ayrılması da bu suretle olacağı, nihayet 17. maddede de birkaç hâkim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkemenin, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirleyeceği hüküm altına alındığı, bu kapsamda mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde birleştirme işlemlerinin esasen diğer mahkemeden muvafakat alınmak sureti ile yapılabileceği buna karşın birleştirme talep edilen mahkemenin buna muvafakat etmemesi halinde 5271 Sayılı Kanun'un 17. maddesinin kıyasen uygulanarak iki mahkeme arasında çıkan uyuşmazlığın ortak yüksek görevli mahkeme tarafından çözümlenebileceği, ortak yüksek görevli mahkeme tarafından verilen kararın ise uyuşmazlığın tarafı olan her iki mahkemeyi de bağlayıcı nitelikte olduğu düşünülerek yapılan incelemede; Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 2014/83 Esas sayılı dosyası üzerinden adet gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan sanıklar hakkında yapılan yargılama sırasında Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/85 Esas sayılı dosyasının eldeki dosya ile konusu ve taraflarının aynı olduğu, aralarında irtibat bulunduğu ileri sürülerek birleştirmeye muvafakat verilip verilmeyeceğinin Asliye Ceza Mahkemesinden sorulduğu, Asliye Ceza Mahkemesince birleştirmeye muvafakat edilmediği ve bu şekilde iki mahkeme arasında uyuşmazlık vuku bulduğu, buna karşın Asliye Ceza Mahkemesince birleştirme kararı verilerek dosyanın olumsuz uyuşmazlığın çözümü için Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, ortak yüksek görevli mahkeme olan Ağır Ceza Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde dava dosyasının Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/85 Esas sayılı dosyası üzerinde birleştirilmesine kesin olarak karar verildiği, bu kararın olumsuz uyuşmazlığın tarafı olan her iki mahkemeyi de bağlar nitelikte olduğu nazara alındığında, Asliye Ceza Mahkemesince birleştirilen dosyaya dair yargılamanın 2014/85 Esas sayılı dosya ile birlikte yürütülüp sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, 5271 Sayılı Kanun'un 16/4. maddesine muhalefet edilerek yazılı şekilde dosyanın yetkisizlik kararı ile Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli, 08.03.2016 gün ve 94660652-105-41-13254-2015-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:

    KARAR VE SONUÇ : Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin kabulüyle Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15.12.2014 tarihli ve 2014/765 esas, 2014/172 Sayılı Kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ
    Esas: 2014/9306 Karar: 2014/11180
    Tarih: 19.11.2014

    • CMK 16. Madde

    • Bağlantılı Suçlarda Yetki

    Nitelikli hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık S.. B.. hakkında yapılan yargılama sonunda, dosyanın Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/826 Esas sayılı dosyası ile fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan bahisle birleştirilmelerine dair Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2013 tarihli, 2009/275 Esas, 2013/347 sayılı Kararını müteakip çıkan uyuşmazlık üzerine davanın Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/826 Esas sayılı dosyası üzerinde yürütülmesine ilişkin Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/09/2013 tarihli ve 2013/765 Değişik İş sayılı Kararının;

    Dosya kapsamına göre;

    1-Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/275 Esas sayılı dosyasında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 02/04/2009 tarihli, 2009/8874 soruşturma ve 2009/4721 Esas sayılı iddianamesinde gösterilen şüpheli S.. B..’den, Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/826 Esas sayılı dosyasındaki Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 29/07/2009 tarihli, 2009/877 soruşturma ve 2009/30085 Esas sayılı iddianamesinde bahsedilmediği gibi iddianamede gösterilen şüphelilere yönelik suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma suçlamalarının da yer aldığı ve bu nedenle davalar arasında hukuki ve fiilî irtibat bulunmadığı hâlde merciince yazılı şekilde karar verilmesinde,

    2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 16/2. maddesine göre, “Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine, bu davaların hepsi veya bir kısmı bu mahkemelerin birinde birleştirilebilir.” hükmüne göre, Cumhuriyet savcısından bu konuda görüşü istenilmeden yazılı şekilde davaların birleştirilmesine karar verilmesinde,

    İsabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 21/03/2014 gün ve 94660652-105-34-2778-2014-5760/20699 sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:

    Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/275 Esas sayılı dosyasına konu hırsızlık suçu ile Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/826 Esas sayılı dosyasının dayanağı olan iddianamenin yedinci sırasında anlatılan eylemler aynı olup, 02/02/2009 tarihinde müştekiler Y.. K.. ve eşi Y.. K..'ın birlikte kaldıkları konutun içindeki bazı eşyalar ile evin önünde park halinde bulunan ..........plaka sayılı aracın çalınmasına ilişkin bulunduğu, aynı fiili gerçekleştirdiği ileri sürülen sanıklar S.. B.., B.. A.. ve C.. E.. A.. hakkındaki davaların ayrı ayrı açıldığı, bir suçtan birden fazla sanık bulunması nedeniyle davalar arasında CMK'nın 8/1. maddesinde düzenlenen biçimde irtibat bulunduğu, birleştirme işlemi sırasında CMK'nın 16/2. maddesine göre C.Savcısının uygun görüşü alınmamış ise de mahkemeler arasında doğan birleştirme uyuşmazlığından dolayı yüksek görevli mahkemece ayrıca birleştirme kararı verilmesi nedeniyle anılan noksanlığın sonuca etkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/09/2013 gün ve 2013/765 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin reddine, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 19/11/2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.



  • YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2015/33684 Karar : 2016/12031
    Tarih : 12.05.2016

    • CMK 16. Madde

    • Bağlantılı Suçlarda Yetki

    Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına, mahkemenin taktirine ve dosya kapsamına göre sanığın cezasından TCK'nin 87/3. maddesi uyarınca yapılan artırım oranında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin bu husustaki bozma istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.

    Katılanı yaralayan diğer sanık ... hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle ayrı soruşturma yürütülüp dava açıldığı anlaşılmakla; birleştirme olanağının bulunması halinde davaların CMK'nin 16. maddesi uyarınca birleştirilmesi, aksi takdirde ilgili delillerin onaylı örnekleri getirtilerek, toplanan deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ileyazılı şekilde karar verilmesi,

    Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.05.2016 günündeoybirliğiyle karar verildi.