CMK Madde 9



  • Davaların Birleştirilerek Açılması

    CMK Madde 9

    (1) Bağlantılı suçlardan her biri değişik mahkemelerin görevine giriyorsa, bunlar hakkında birleştirilmek suretiyle yüksek görevli mahkemede dava açılabilir.




  • Cmk Madde 9 Gerekçesi

    1412 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrası hükmü, günümüzün diline uygun hâle getirilerek bu maddeye alınmıştır.

    Bu maddeyi karşılayan 1412 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bu mahkeme, birleştirilmiş olan ceza davalarının ayrılmasına da karar verebilir” ibaresine 10 uncu maddede yer verilmiştir.



  • CMK 9 (Davaların Birleştirilerek Açılması) Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ
    Esas: 2016/4195 Karar: 2016/4351
    Tarih: 28.04.2016

    • Cmk 9. Madde

    • Davaların Birleştirilerek Açılması

    Adet gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/83 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/85 Esas sayılı dosyası ile konusu ve taraflarının aynı olduğu ve aralarında irtibat bulunduğu ileri sürülerek yapılan birleştirme önerisinin reddine dair Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.02.2014 tarihli ve 2014/85 esas sayılı cevabi yazısını müteakip, yargılama dosyasının, Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/85 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine ve uyuşmazlığın çözümü için dosyanın nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25.02.2014 tarihli ve 2014/83 Esas, 2014/118 Sayılı kararı üzerine, dava dosyasının Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/85 Esas sayılı dosyası üzerinde birleştirmesine ilişkin Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25.04.2014 tarihli ve 2014/714 Değişik İş sayılı kararını müteakip, bu kez muvafakat alınmadan dosyanın birleştirilemeyeceği gerekçesi ile birleştirilen dosyaya dair mahkemenin yetkisizliğine, Asliye Ceza Mahkemesi'nin yetkili olduğuna ve dosyanın Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.12.2014 tarihli ve 2014/765 Esas, 2014/172 Sayılı Kararının;

    5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 9. maddesiyle maddesiyle bağlantılı suçlardan her biri değişik mahkemelerin görevine giriyorsa, bunlar hakkında birleştirilmek suretiyle yüksek görevli mahkemede dava açılabileceği, 10. maddesiyle kovuşturma evresinin her aşamasında, bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar verilebileceği düzenlemesinin getirildiği, yetki hususunun düzenlendiği 16. maddede ise bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet Savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine, bu davaların hepsi veya bir kısmının bu mahkemelerin birinde birleştirilebileceği, uyuşulmazsa, Cumhuriyet Savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye gerek olup olmadığına ve gerek varsa hangi mahkemede birleştirileceğine karar verileceği ve birleştirilmiş olan davaların ayrılması da bu suretle olacağı, nihayet 17. maddede de birkaç hâkim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkemenin, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirleyeceği hüküm altına alındığı, bu kapsamda mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde birleştirme işlemlerinin esasen diğer mahkemeden muvafakat alınmak sureti ile yapılabileceği buna karşın birleştirme talep edilen mahkemenin buna muvafakat etmemesi halinde 5271 Sayılı Kanun'un 17. maddesinin kıyasen uygulanarak iki mahkeme arasında çıkan uyuşmazlığın ortak yüksek görevli mahkeme tarafından çözümlenebileceği, ortak yüksek görevli mahkeme tarafından verilen kararın ise uyuşmazlığın tarafı olan her iki mahkemeyi de bağlayıcı nitelikte olduğu düşünülerek yapılan incelemede; Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 2014/83 Esas sayılı dosyası üzerinden adet gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan sanıklar hakkında yapılan yargılama sırasında Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/85 Esas sayılı dosyasının eldeki dosya ile konusu ve taraflarının aynı olduğu, aralarında irtibat bulunduğu ileri sürülerek birleştirmeye muvafakat verilip verilmeyeceğinin Asliye Ceza Mahkemesinden sorulduğu, Asliye Ceza Mahkemesince birleştirmeye muvafakat edilmediği ve bu şekilde iki mahkeme arasında uyuşmazlık vuku bulduğu, buna karşın Asliye Ceza Mahkemesince birleştirme kararı verilerek dosyanın olumsuz uyuşmazlığın çözümü için Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, ortak yüksek görevli mahkeme olan Ağır Ceza Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde dava dosyasının Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/85 Esas sayılı dosyası üzerinde birleştirilmesine kesin olarak karar verildiği, bu kararın olumsuz uyuşmazlığın tarafı olan her iki mahkemeyi de bağlar nitelikte olduğu nazara alındığında, Asliye Ceza Mahkemesince birleştirilen dosyaya dair yargılamanın 2014/85 Esas sayılı dosya ile birlikte yürütülüp sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, 5271 Sayılı Kanun'un 16/4. maddesine muhalefet edilerek yazılı şekilde dosyanın yetkisizlik kararı ile Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli, 08.03.2016 gün ve 94660652-105-41-13254-2015-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:

    KARAR VE SONUÇ : Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin kabulüyle Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15.12.2014 tarihli ve 2014/765 esas, 2014/172 Sayılı Kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ
    Esas: 2008/11859 Karar: 2009/16803
    Tarih: 17.12.2009

    • CMK 9. Madde

    • Davaların Birleştirilerek Açılması

    Hırsızlık suçundan sanık K. Ç.'ın yapılan yargılamasında, aynı eylem sebebiyle E. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/322 esas sayılı dosyasında sanığın suç ortağı olduğu iddia edilen Y. O. hakkında hırsızlık suçundan dava açıldığı ve dosyanın E. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/322 sayılı dosya üzerinde birleştirilmesine dair E. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2007 tarihli ve 2007/234-323 sayılı kararına E. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin itirazı üzerine, E. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin <olur> alınmadan verilen birleştirme kararının kaldırılmasına ilişkin, E. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/01/2008 tarihli ve 2008/5 müteferrik sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 25/03/2008 gün ve 17754 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığının 06/05/2008 gün ve KYB.2008/80867 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 30/05/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:

    Karar: Anılan Yazıda;

    (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 267.maddesinde <Hakim kararları ile kanunun gösterdiği hallerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir,> hükmü karşısında birleştirme kararlarının hakim kararı olmayıp mahkeme kararlarından olduğu, anılan Kanunun 8-11. maddeleri arasında, birleştirme kararlarına karşı gidilebilecek herhangi bir kanun yolunun bulunmadığı gibi, eşit mahkemelerin birleştirme kararı vermeden önce diğer mahkemenin olurunu alması gerektiği yönünde bir hüküm de bulunmadığı,

    Aynı Kanunun Aynı Kanunun 3. maddesinde <Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.> hükmü uyarınca, mahkemeler kanunla açıkça görevlendirmedikçe bir konuda kendilerini görevli kabul edip işe bakamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.

    Kanun yararına bozma istemine dayanan C.Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre;

    Suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan sanık K. Ç. hakkında yakınan H. K.’ya yönelik 29.07.2007 tarihinde işlemiş olduğu hırsızlık suçu nedeniyle E. Cumhuriyet Başsavcılığının 01.08.2007 günlü, 2007/456 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, bu kamu davasının sanığın suç tarihindeki yaşı nedeniyle çocuk mahkemesi sıfatıyla bakan E. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/234 esasına kaydedilerek yargılamasının sürdürüldüğü, aynı olayın diğer sanığı olan ve suç tarihinde 18 yaşından büyük olan Y. O. hakkında açılan kamu davasının E. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/322 esasına kayıtlı olup yargılamasının sürdürüldüğü, E. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2007 günlü kararı ile <her iki dosyada verilecek karar diğerini etkileyecek olup yargılamanın birlikte yürütülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi daha sağlıklı ve usul ekonomisine uygun olacağı> gerekçesiyle 5395 sayılı Yasanın 17/3 ve CMK’nun 8 ve devamı maddeleri uyarınca davaların birleştirilmesine karar verdiği, dosyanın birleştirme kararı verilen E. 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesi üzerine, aynı mahkemece dosya esasa kaydedilmeden ve birleştirme konusunda da bir karar verilmeden, üst yazı ile <bağlantılı davalar eşit mahkemelerde görülmekte ise diğer mahkemenin oluru alınmadan birleştirme kararı verilemeyeceği> gerekçesiyle E. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin birleştirme kararının kaldırılması istemiyle Ağır Ceza Mahkemesine üst yazı ile dosyanın gönderildiği, E. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozmaya konu edilen dosya üzerinde verdiği 08.01.2008 günlü 2008/5 sayılı kararı ile, kararda yazılan gerekçelerle E. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin birleştirme kararının kaldırılmasına ve birleştirme konusunda muvafakat sorulup sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

    Sonuç: 5395 sayılı Yasanın 17/3, 42; 5271 sayılı CMK’nun 17. maddeleri hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, <Birkaç hakim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hakim veya mahkemeyi belirleyeceği,> somut olayımızda ise her ne kadar E.. 1. Asliye Ceza Mahkemesince birleştirme kararı verilmiş ise de; E. 2. Asliye Ceza Mahkemesince birleştirme konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği yani iki mahkeme arasında yetki uyuşmazlığı çıkmadığı, bu nedenle ortak üst dereceli Mahkeme olan E... Ağır Ceza Mahkemesince çözülmesi gereken yetki uyuşmazlığı bulunmadığı, E. Ağır Ceza Mahkemesince istemin bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, istemin kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozma istemi değişik gerekçeyle yerinde görüldüğünden kabulü ile E. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 08/01/2008 tarih ve 2008/5 Müteferrik sayılı kararın 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, 17.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.