TCK Madde 100



  • Çocuk Düşürme Suçu

    TCK Madde 100

    (1) Gebelik süresi on haftadan fazla olan kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi halinde, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.




  • TCK Madde 100 Gerekçesi

    Maddede gebeliğin on haftayı aşmış bulunmasına karşın, çocuğunu kasten düşüren kadına verilecek ceza gösterilmektedir.

    Bu durumda bulunan kadına çocuk düşürmesini sağlayacak veya bu hususa yarayacak vasıta tedarik eden veya çocuğunu düşürmesi hususunda onu teşvik veya tahrik eden kimsenin suça iştirakten dolayı cezalandırılacağı açıktır.



  • TCK 100 (Çocuk Düşürme Suçu) Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ
    Esas: 2010/14557 Karar: 2011/2772
    Tarih: 05.04.2011

    • TCK 100. Madde

    • Çocuk Düşürme Suçu

    Çocuk düşürme suçundan şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Gelendost Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.03.2010 tarihli ve 2009/405 soruşturma, 2010/62 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ( AKŞEHİR ) Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 20.05.2010 tarihli ve 2010/490 değişik sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;

    Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında çocuğunu isteyerek düşürdüğüne dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, şüpheli ile müştekinin evli oldukları, şüphelinin 18.3.2009 tarihinde hamile olduğunun anlaşıldığı ve en son olarak 17.07.2009 tarihinde B... Aile Sağlık Merkezinde yapılan kontrolünde gebeliğin 28. haftasında olduğunun belirlendikten sonra 2009 Ağustos ayından itibaren eş1erin ayrı yaşamaya başladığı, müştekinin doğacak çocuğunun hayatından endişe etmesi üzerine yapılan soruşturma neticesinde fazla kilolu olması sebebiyle evde veya yolda düşük yaptığı yönündeki şüpheli savunmasının tıbben geçerli olamayacağı, 28. haftadan sonra meydana gelen düşük vakasının erken doğum olarak gerçekleşebileceği ve doğan ceninin de erken doğan bebek olarak canlı yada ölü olup olmadığının adli makamlarca değerlendirmesi gerektiği cihetle, çocuk düşürme suçu ile ilgili delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu gibi bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.10.2010 gün ve 64105 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 09.11.2010 gün ve KYB/2010-270481 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

    Gereği görüşülüp düşünüldü:

    KARAR : Oluş ve dosya içeriğinden, şüpheli hakkında çocuk düşürme suçundan kamu davasını açmayı gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediğinden kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla beraber, müşteki ile evli olan şüphelinin 17.07.2009 tarihinde 28 haftalık hamile olduğu, müşteki ile tartışması üzerine evi terk eden şüphelinin sağlık kontrollerine gitmemesi üzerine hamilelik takibini yapan B... Aile Sağlık Merkezi ebesi ile yaptığı telefon görüşmesinde 19.09.2009 tarihinde evde düşük yaptığını söylediği, müştekinin C. Savcılığına yaptığı şikayet üzerine Isparta Devlet Hastanesinde düşük yaptığı ve çocuğu aldıkları şeklinde çelişkili beyanlarda bulunması üzerine yapılan araştırmada ilgili hastaneye herhangi bir müracaatının bulunmadığı anlaşılmakla bu büyüklükte bir gebeliğin düşükle sonlanıp sonlanamayacağı, erken doğum halinde bebeğin canlı veya ölü olup olmadığı ve delillerin takdir ve münakaşasının mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek itirazın kabulü ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılarak kamu davasının açılmasına karar verilmesi gerekirken red kararı verilmesi,

    SONUÇ : Yasaya aykırı, adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay C.Başsavcılığının ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2010 gün ve 2010/490 değişik iş sayılı kararının ( BOZULMASINA ), müteakkip işlemlerin mahallinde yapılmasına, evrakın Yüksek Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 05.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.