TCK Madde 66



  • Dava Zamanaşımı

    TCK Madde 66

    (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;

    a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,

    b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,

    c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,

    d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,

    e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer.

    (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.

    (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.

    (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.

    (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8 md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.

    (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.

    (7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.




  • TCK Madde 66 Gerekçesi

    Tasarının dava zamanaşımına ilişkin düzenlemesi esas itibarıyla muhafaza edilmiştir. Ancak, suçlar arasında cürüm ve kabahat ayrımı kaldırılmasına ve çeşitli ceza yaptırımlarına ilişkin getirilen yeni hükümlere paralel olarak madde metninin ifade biçiminde bazı değişiklikler yapılmıştır.

    Madde metnine yeni bir fıkra olarak, çocuklar açısından fiili işlediği sıradaki yaşı göz önünde bulundurulmak suretiyle ayrı zamanaşımı sürelerinin belirlenmesine ilişkin bir hüküm konulmuştur.

    Tasarıda, dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde ağırlatıcı ve hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan cezanın üst sınırının göz önünde bulundurulacağı belirtilmekteydi. Ancak, yapılan değişiklikle, dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin de dava zamanaşımı sürelerinin tespitinde göz önünde bulundurulması gerektiği yönünde düzenleme yapılmıştır.



  • TCK 66 (Dava Zamanaşımı) Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2018/5524 Karar : 2018/12851
    Tarih : 11.10.2018

    • TCK 66. Madde

    • Dava Zamanaşımı

    Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

    Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

    Sanığın savunmasının alındığı 23/05/2007’de zamanaşımının kesilmesinden sonra işlemeye başlayan zamanaşımının, 2007/149 esas, 2010/242 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15/12/2010 tarihinde durduğu, ikinci suçun işlendiği 08/02/2013 tarihinden itibaren yeniden işleyen 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, hüküm tarihi olan 25/01/2018 tarihinden önce dolduğu gözetildiğinde, olağan dava zamanaşımının yargılama sürecinde gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık ...'ın temyiz istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK`nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE, 11/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 13. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2017/2880 Karar : 2018/12516
    Tarih : 26.09.2018

    • TCK 66. Madde

    • Dava Zamanaşımı

    Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

    I)Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;

    Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suça sürüklenen çocuklar ... ile ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

    II)Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;

    Suça sürüklenen çocuklara yüklenen ve 5237 sayılı TCK'nın 152/1-a, 31/2 maddelerine uyan mala zarar verme suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık zamanaşımının karar tarihi olan 05.05.2014 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

    Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... ile ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26.09.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2016/3593 Karar : 2018/4900
    Tarih : 28.06.2018

    • TCK 66. Madde

    • Dava Zamanaşımı

    Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay (kapatılan) 22.Ceza Dairesinin 21/03/2016 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

    Sanık ...'in eylemine uyan ve 5237 sayılı TCK`nın 106/2-a maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; 5237 sayılı Yasanın 66/1-d ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili ve uzamış zamanaşımının, suç tarihi olan 09.06.2006 tarihi ile inceleme tarihi arasında dolmuş bulunması;

    Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK`nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2016/638 Karar : 2018/6731
    Tarih : 23.05.2018

    • TCK 66. Madde

    • Dava Zamanaşımı

    Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

    Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK’nın 142/1-b, 116/1, 151/1, 31/2. maddelerinde tanımlanan hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık zamanaşımının suçun işlendiği 25/05/2011 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

    Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının, CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 23/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2014/11341 Karar : 2018/845
    Tarih : 8.02.2018

    • TCK 66. Madde

    • Dava Zamanaşımı

    Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

    1-Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...’e yönelik yağmaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;

    5237 sayılı TCK.nun 58/7. maddesinin uygulama koşullarının değerlendirilebilmesi için, sanık ...’un adli sicil kaydında yer alan ilamlarının getirtilerek mükerrirlere ilişkin infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının denetime olanak verecek şekilde karar yerinde tartışılmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

    TCK'nın 53.maddesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi`nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, bu hususun infazda gözetilmesi olanaklı görülmüştür.

    Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, uyulan bozmaya, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

    Ancak;

    Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK`nın 326/2. maddesine aykırı olarak "eşit olarak tahsiline" şeklinde karar verilmesi,

    Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa`nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasından “sanıklardan eşit olarak tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” tümcesi eklenmek suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

    2-Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;

    Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

    Ancak;

    Sanık ...’a yüklenen 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre,
    aynı Yasanın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzamış zamanaşımının ve
    sanık ...’ye yüklenen 5237 sayılı TCK`nın 142/1-b, 31/3. maddelerine uyan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 ay uzamış zamanaşımının,
    suç tarihi olan 05.08.2005 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

    Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 08.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ
    Esas: 2017/14366 Karar: 2018/269
    Tarih: 15.01.2018

    • TCK 66. Madde

    • Dava Zamanaşımı

    Sanık müdafiinin vaki duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi gereğince REDDİNE, karar verildikten sonra gereği görüşüldü:

    Sanığın, müştekilere yönelik dolandırıcılık eylemlerinin sübutu halinde, "kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık'' suçuna vücut vereceği, atılı suçun 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-d ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının henüz dolmadığı, müştekilerden ...'a yönelik resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin olarak ise suç tarihinin dosya kapsamına göre en aleyhe kabulle 29.03.2006 olarak tespit edilmiş olması karşısında, zamanaşımının dolduğuna ilişen tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir.

    Sanığın, müştekilere ait araçların muayene işlemlerini yaptıracağından bahisle araçlara ait kamu kurumlarından olan Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliğinin maddi varlıklarından sayılan motorlu araç trafik belgelerini alarak, 07 S 9953 plaka sayılı araca ait motorlu trafik ve tescil belgesi üzerinde sahte muayene işlemi yapmak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia ve kabul olunması karşısında; dolandırıcılık suçu yönünden eylemin TCK'nın 158/1-d. maddesinde öngörülen "kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık'' suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,

    Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 13. CEZA DAİRESİ
    Esas: 2016/1403 Karar: 2017/6509
    Tarih: 01.06.2017

    • TCK 66. Madde

    • Dava Zamanaşımı

    I- )Suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki ...'e karşı işlediği hırsızlık, müşteki ...'a karşı işlediği hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

    Dairemizce de benimsenen ve Y.C.G.K.'nın 18.12.2012 günlü, 2012/1411 esas ve 2012/1852 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; sanığın, müştekiye ait motosikleti, kullanım gereği yol kenarında açıkta park hâlinde iken çaldığının anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 Sayılı TCK'nın 142/1. maddesinin ( e ) bendine uyduğu gözetilmeyerek aynı Kanun'un 142/1-b maddesiyle hüküm kurulması sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

    Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

    II- )Suça sürüklenen çocuk hakkında katılana karşı ve müştekisi belirlenemeyen kişiye karşı işlediği hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;

    Suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 Sayılı TCK'nın 141/1,, 143,, 141/1ve, 31/2. maddelerine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2. 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık zamanaşımının suç tarihleri olan 25.12.2008 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

    SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 Sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 01.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



  • YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ
    Esas: 2016/81 Karar: 2016/1457
    Tarih: 11.02.2016

    • TCK 66. Madde

    • Dava Zamanaşımı

    I-) Şikayetçinin, sanık hakkında 6136 Sayılı Yasaya aykırılık ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından açılan davaya katılma hakkı bulunmadığından ve buna rağmen verilen katılma kararı da hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğinden, bu suçlardan kurulan hükme dair temyiz istemlerinin 317. maddesi uyarınca oybirliğiyle (REDDİNE),

    II-) Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizine gelince;

    Suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçların yasa maddelerinde öngörülen cezaların türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu 5237 Sayılı TCK.nun 66/1-e., 66/2 maddelerinde belirlenen 8 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki durma süresi de dikkate alındığında suç tarihinden inceleme tarihine karar gerçekleştiği anlaşılmış ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmekle sair yönler incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan

    SONUÇ : Kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı sebebiyle 5237 Sayılı TCK.nun 66/1-e,, 66/2 ve 223. maddeleri gözetilerek (DÜŞÜRÜLMESİNE), 11.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 13. CEZA DAİRESİ
    Esas: 2014/33520 Karar: 2015/18497
    Tarih: 24.11.2015

    • TCK 66. Madde

    • Dava Zamanaşımı

    Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 27.05.2010 tarihinde kesinleştiği, ihbara konu 3 yıllık deneme süresi içerisinde 2010 yılının 9. ayında işlenen TCK'nın 230/5. maddesinde düzenlenen "resmi evlenme işlemi olmadan evlenmek için dinsel tören yapma" suçunun Anayasa Mahkemesi'nin 10.06.2015 tarihli 29382 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27.05.2015 gün ve 2014/36 esas, 2015/51 sayılı kararı Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ise de, suça sürüklenen çocuğun UYAP üzerinden alınan adli sicil kaydına göre, denetim süresi içerisinde işlediği Edremit 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 29.07.2011 tarih, 2010/540 Esas ve 2011/834 Karar ile Burhaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.04.2012 tarih, 2011/66 Esas ve 2012/280 Karar sayılı ilamlarına konu başka kasıtlı suçlarının da bulunduğunun tespiti üzerine:

    Hükmün açıklanmasından önce Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.01.2010 tarih, 2009/102 Esas ve 2010/21 Karar sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuk İsmail Berat hakkında müştekiler Muammer ve Nurettin'e yönelik eylemleri nedeniyle geceleyin işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, diğer müştekiler Umut Doğancan, Alpaslan ve Ökkeş'e yönelik eylemleri hakkında ise, temyize gelen suça sürüklenen çocuk Esra'nın soyut beyanı dışında delil bulunmadığından beraatine karar verilmiş ise de, suça sürüklenen çocuk Esra'nın savunmasında, bütün hırsızlık olaylarını diğer suça sürüklenen çocuk İsmail Berat ile birlikte gece vakti işlediklerini belirttiğinin anlaşılması karşısında; ikrarın bölünemeyeceği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunda 5237 sayılı TCK'nın 116/4, 119/1-c maddelerinde düzenlenen suçun gece vakti birden fazla kişiyle birlikte işlenmesinin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı Yasanın 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınması gerektiği de gözetildiğinde, suç tarihleri itibariyle suça sürüklenen çocuk hakkında konut ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından zamanaşımı süresinin dolmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;

    Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

    Ancak;

    1- Suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olması ve suç tarihi itibariyle daha önce hapis cezasına mahkum edilmediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince, hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının aynı Kanunun 50/1. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,

    2- Birden fazla kişi ile birlikte konut ve işyeri dokunulmazlığını ihlal eden suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 119/1-c maddesinden artırım yapılmaması,

    Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk Esra müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak (BOZULMASINA), konut ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarında, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 24.11.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ
    Esas: 2015/520 Karar: 2018/212
    Tarih: 22.01.2018

    • TCK 66. Madde

    • Dava Zamanaşımı

    Sanığa yüklenen ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c,, 31/3,, 62. maddelerinde düzenlenen yağma suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-d, 67/4. maddelerinde öngörülen 15 yıllık kesintili zamanaşımının suç tarihi olan 02.06.2001 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

    Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.