İnfaz Kanunu Madde 104



  • Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları

    İnfaz Kanunu Madde 104

    (1) Cezaları ertelenen, salıverilen veya haklarında hapis cezası dışında herhangi bir tedbire hükmedilen hükümlülerin toplum içinde izlenmesi, iyileştirilmesi, psikososyal problemlerinin çözülmesi, salıverme sonrası korunması ve yargılanan kişiler hakkında sosyal araştırma raporlarının düzenlenmesi ve mağdurun korunması gibi görevleri yerine getirmek üzere denetimli serbestlik ve yardım merkezleri kurulur.

    (2) Salıverilme sonrasında hükümlülere iş sağlanması için koruma kurulları kurulur.

    (3) Denetimli serbestlik ve yardım merkezleri ile koruma kurullarının kuruluşu, çalışma yöntem ve esasları, ilgili kanununda düzenlenir.




  • İnfaz Kanunu Madde 104 Gerekçesi

    Maddede hapis dışı bir güvenlik tedbirine mahkûm edilen kişilerin toplum içinde izlenmesi, iyileştirilmesi, psiko-sosyal sorunlarının çözülmesi, ve güvenlik tedbirlerinin infaz edilmesi, suç mağdurlarına yardım edilmesi, suçlular hakkında adlî mercilere sosyal araştırma raporları sağlanması gibi görevleri yapmak üzere bu kanunda kurulması hedeflenen denetimli serbestlik ve yardım merkezlerinin ayrı bir kanunla kurulması öngörülmektedir.

    Tahliye edilen eski hükümlülerin topluma uyumlarını kolaylaştırmak, iş bulmalarında ve isteyenlere araç ve kredi sağlanmasında, karşılaştıkları diğer güçlüklerin çözümünde yardımcı olmak, çocuk ve genç hükümlülerin öğrenimlerine devam etmelerini sağlamak amacıyla infaz sonrası yardım hizmetlerini yürütmek üzere, Adalet Bakanlığınca uygun görülecek il merkezlerindeki Cumhuriyet başsavcılıkları nezdinde “koruma kurulları” oluşturulması öngörülmektedir.



  • İnfaz Kanunu 104. Madde Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2006/10821 Karar : 2008/8459
    Tarih : 26.05.2008

    - İnfaz Kanunu 104. Madde

    Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Volkan hakkında Kırıkkale İkinci Asliye Ceza Mahkemesi 'nce yapılan yargılama sonunda, 23.03.2006 tarihinde 2005/470 esas, 2006/107 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık müdafii tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay C.Başsavcılığı`nca onama isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 03.08.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:

    Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre, yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine,

    Ancak;

    1- sanık hakkında, hükmün kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/3 ve takdir edilecek diğer maddeleri uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri ile birlikte ceza tayin edilmesi ve aynı maddenin ( 5 ). fıkrasının uygulanması sırasında da, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranılmaması halinde, 5237 sayılı TCK`nın 191 ve diğer maddeleri uyarınca hükmedilecek cezanın infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, belirtildiği şekilde ceza tayin edilmeden, sanık hakkında hükmedilen tedavi tedbirinin de gereklerine uyması gerektiği belirtilmeden ve bir uyarlama yargılaması da söz konusu olmadığı halde, "denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymaması halinde, sanık lehine olan kanunun tespiti amacıyla dosyanın yeniden ele alınarak karar verilmesine" hükmedilmesi,

    2- Yüklenen suça özgü özel bir erteleme hükmü niteliğinde olan 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ( 2 ). fıkrası uyarınca hükmedilen denetimli serbestlik tedbirinin, aynı maddenin ( 3 ). fıkrasına ve bu fıkra hükmüne paralel olarak düzenlenen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 104. maddesi yollamasıyla 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca hazırlanan Denetimli serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliği'nin 83. maddesine göre yerine getirilmesi gerekmekte olup; söz konusu düzenlemelerde denetimli serbestlik tedbirinin yerine getirilme usulünün açık bir biçimde öngörülmüş olduğu ve hakime bu konuda takdir hakkı verilmediği gözetilmeksizin, "tedavi süresi içerisinde Kırıkkale Devlet Hastanesi`nin boya, badana, bahçe işlerinde çalıştırılmak suretiyle hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesi,

    3- Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk ceza Kanunu`nun 191. maddesinde; uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında;

    a ) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmamış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra uyarınca sadece denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi,

    b ) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi, altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilebileceği,

    c ) Sadece ikinci fıkranın uygulandığı durumlarda, tedavinin ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde davanın düşmesine karar verilmesi, aksi halde birinci fıkra uyarınca ceza tayin edilmesi

    Öngörülmüş olduğundan; bu değişiklik karşısında, uyuşturucu madde kullanmış olan sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün isteme aykırı olarak ( BOZULMASINA ), oybirliğiyle karar verildi.