İnfaz Kanunu Madde 5



  • İnfazın Dayanakları ve Kimin Tarafından İzleneceği

    İnfaz Kanunu Madde 5

    (1) Mahkeme, kesinleşen ve yerine getirilmesini onayladığı cezaya ilişkin hükmü Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Bu hükme göre cezanın infazı Cumhuriyet savcısı tarafından izlenir ve denetlenir.




  • İnfaz Kanunu Madde 5 Gerekçesi

    Madde ile infazın dayanakları ve hangi merci tarafından yerine getirileceği açıklanmaktadır.

    Mahkeme kesinleşen ve yerine getirilmesini onayladığı cezaya ilişkin hükmü Cumhuriyet savcısına gönderecektir. Cumhuriyet savcısı cezanın infazını izlemekle görevlidir. Demek oluyor ki, Cumhuriyet savcısı, söz gelimi hapis cezasının mevzuata uygun olarak infaz edilmesini denetlemekle yükümlüdür.



  • İnfaz Kanunu 5. Madde Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2017/1164 Karar : 2017/2069
    Tarih : 5.06.2017

    - İnfaz Kanunu 5. Madde

    Silahla yağma ve kasten yaralama suçlarından dolayı ... Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...’ın, kurumda korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak eylemi sebebiyle, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 43/2-d maddesine aykırı hareket etmekten 1 ay süreyle ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 18/08/2016 tarihli ve 2016/337 sayılı Kararına yönelik şikayetin kabulü ile anılan Disiplin Kurulu Başkanlığı kararının iptaline ilişkin Bartın İnfaz Hâkimliğinin 30/09/2016 tarihli ve 2016/506 esas, 2016/540 sayılı Kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 17/10/2016 tarihli ve 2016/784 değişik iş sayılı Kararı ile ilgili olarak;

    5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 5. maddesinde yer alan “Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu gerekçesiyle bu işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir.” şeklindeki düzenleme, 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanununun 6. maddesinde yer alan, “Şikâyet başvurusu, 5. maddede yazılı sürenin geçmesinden sonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir işlem veya faaliyete karşı ya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikâyet başvurusu başka bir yargı merciinin görevi içerisinde ise o mercie gönderir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, Bartın Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 18/08/2016 tarihli ve 2016/337 sayılı Kararın hükümlüye 18/08/2016 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen hükümlünün 21/09/2016 tarihli dilekçe ile itiraz etmesi karşısında Bartın İnfaz Hâkimliği tarafından süre yönünden red kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilmek suretiyle söz konusu kararın iptaline karar verildiği gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 08/03/2017 gün ve 94660652-105-74-13935-2016-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 17/10/2016 tarihli ve 2016/784 değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2014/34543 Karar : 2017/3414
    Tarih : 13.04.2017

    - İnfaz Kanunu 5. Madde

    Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

    I- Katılan ... İdaresi vekilinin temyizine göre yapılan incelemede;

    Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmayan ... vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,

    II-Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;

    Suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Yasa'... muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 11/02/2011 tarihinde suça sürüklenen çocuğun zararı taksitler halinde ödemesi koşuluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın suça sürüklenen çocuk müdafi ile katılan ... idaresine tebliğinin ve suça sürüklenen çocuk müdafinin itirazının ardından, itirazın reddedilmesi ile kesinleştirilmesi sonucunda mahkemece suça sürüklenen çocuğa yapılan ihtara rağmen zararın ödenmediğinden bahisle re’sen duruşma açılarak yeniden yapılan yargılama sonucunda da temyize konu 07/06/2013 tarihli hükmün verildiği anlaşılmakla,

    Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 4733 sayılı Yasa’... muhalefet suçunu oluşturup, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise ... ... ... olduğu, ...'nin davaya katılma hakkının olmadığı ve mahkemece katılmasına karar verilmesinin de yasa yollarını kullanma hakkını vermeyeceği, bu anlamda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 11/02/2011 tarihli hükme yönelik ... ... ...’nun itiraz hakkının bulunduğu ve davadan haberdar edilmeyen anılan kuruma tebligat yapılmadan kararın kesinleştirildiği anlaşılmakla, mahkemece kesinleşmemiş karara dayanarak sanığa zararın ödenmesine ilişkin ihtarda bulunulması ve bu ihtara uyulmadığından bahisle sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,

    Kabule göre ise;

    5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 5. ve Ceza ve İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 51/2. maddesi uyarınca zararın giderilmesi şartıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların Cumhuriyet Başsavcılığınca infaz edilmesi gerektiği gözetilmeden, infaz usulüne aykırı olarak mahkemece sanığa kamu zararını gidermesi için ihtarda bulunulması,

    Yasaya aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafıinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ
    Esas : 2011/8215 Karar : 2011/23711
    Tarih : 16.11.2011

    - İnfaz Kanunu 5. Madde

    Zimmet suçundan sanık M.Ç.'nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 202/1, 219/3, 59/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 176,48 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu`nun 231/9. maddesi uyarınca katılanın maddi zarar miktarı 637,48 Türk lirasını bir seferde ödemesi şartıyla sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5271 sayılı Kanunun 231/8. maddesi gereğince sanığın 5 sene süreyle denetime tabi tutulmasına dair, Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2010 tarihli ve 2004/267 Esas, 2010/33 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca anılan ilamın yerine getirilip getirilmediğinin takibinde denetimli serbestlik ve yardım merkezleri şube müdürlüğünün görevi bulunmadığından bahisle mahkemesine iade edilmesi üzerine; ilamat evrakının gereğinin yerine getirilmek üzere; Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine ilişkin aynı Mahkemenin 25.10.2010 tarihli ve 2004/267 Esas, 2010/33 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına ilişkin Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2010 tarihli ve 2010/810 değişik iş sayılı kararının;

    Suçun işlenmesiyle mağdurun veya müştekinin uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun`un 5. maddesi gereğince hükmün Cumhuriyet Başsavcılığınca infaz edilmesi gerektiği cihetle; itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 15.06.2011 gün ve B.03.0.CIG.0.00.00.04-105-25-4405-2011/7786/34111 sayılı kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:

    5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun`un 5, Ceza ve İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 51/2, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliğinin 79/1 ve 122/1-2 maddeleri ile dosya içeriğine nazaran kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde olduğundan, Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 22.11.2010 gün ve 2010/810 değişik iş sayılı kararın CMK. nun 309. maddesi uyarınca ( BOZULMASINA ), müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına ve dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına ( TEVDİİNE ), oybirliği ile karar verildi.