HMK Madde 449



  • Yönetmelik

    HMK Madde 449

    (1) Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili yönetmelikler, Adalet Bakanlığı tarafından Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılır. Yeni yönetmelikler çıkarılıncaya kadar, mevcut yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.




  • HMK Madde 449 Gerekçesi

    Maddede yapılan düzenlemeyle bu Kanunun uygulama alanını göstermek ve emrettiği işleri belirtmek ve somutlaştırmak amacıyla Adalet Bakanlığı tarafından Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yönetmeliklerin çıkarılması hususu hüküm altına alınmıştır. Bu suretle Kanunun uygulanmasının kolaylaştırılmasına yönelik ortamın hazırlanması amacı da gerçekleştirilmiş olacaktır.



  • HMK 449 (Yönetmelik) Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2014/4080 Karar : 2014/7114
    Tarih : 8.12.2014

    • HMK 449. Madde

    • Yönetmelik

    Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, ıslah istemi de gözetilerek davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine, ıslah edilen kısım bakımından (5) yıllık zamanaşımı dolduğundan bahisle Dairemizce karar bozulmuş, taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.

    1- Yargıtay ilâmında belirtilen gerektirici nedenler karşısında davalının karar düzeltme istemi tümüyle reddedilmelidir.

    2- Davacının karar düzeltme istemine gelince; Dairemizin 17.2.2014 tarih ve 2013/2038-2014/1016 sayılı bozma ilamında; "Taraflar arasında ... ili doğalgaz şebekesinin tasarım ve avan projelerinin yapılabilmesi için kullanılacak haritaların hazırlanması konusunda 30.08.2004 tarihli sözleşme imzalanmıştır.Davacı 06.10.2006 günlü dava dilekçesiyle işi yapıp 09.12.2004 tarihinde teslim etmesine karşın iş bedelinin 233.537,30 TL'lik kısmının ödenmediğini belirterek şimdilik, 50.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında 31.10.2011 günlü ıslah dilekçesiyle istemini 253.297,00 TL artırarak 303.297,00 TL'ye çıkartmıştır. Somut olayda uygulanması gereken ve dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126/IV maddesi gereğince; eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresi 5 yıl olup bu süre, yine aynı Kanunun 128. maddesi uyarınca davacı yüklenicinin alacağının muaccel olduğu tarihten işlemeye başlayacaktır. Alacağın muaccel hale geldiği tarih ise, eserin iş sahibine teslim edildiği tarih olup, davacı dava dilekçesine eseri 09.12.2004 tarihinde teslim ettiğini açıkça belirttiğinden bu tarih itibariyle alacak muaccel hale gelmiştir. Davacı yüklenici dava dilekçesindeki istemini 31.10.2011 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesiyle artırmıştır. Alacağın muaccel hale geldiği 09.12.2004 tarihi ile 31.10.2011 ıslah tarihi arasında 5 yıllık zamanaşımı süresi geçmiştir. Davacının ıslah dilekçesine karşı davalı vekilince de süresi içerisinde cevap verilerek, ıslah edilen alacağın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüştür. Bu durumda davalı vekilince süresi içerisinde ıslah talebine karşı zamanaşımı def`inde bulunulduğundan ıslahla artırılan kısım yönünden talebin reddi gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir." denilmişse de; davacı vekili dosyada bulunan 22.12.2011 havale tarihli dilekçenin sonradan konulduğunu belirterek karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

    Karar düzeltmeye konu dilekçe 22.12.2011 tarihini taşımaktadır. Bu nedenle yürürlükte olan 6100 sayıl" HMK ve o tarihte yürürlükte bulunan Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yönetmeliği hükümleri (HMK.nın 449. maddesi gereği) ile karar tarihindeki Yönetmeliğin ilgili hükmünün irdelenmesi gerekmektir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 448. maddesi gereğince henüz tamamlanmış bir iş bulunmadığından "derhal yürürlüğe girer" prensibi uyarınca HMK'nın 160. maddesi hükmü uyarınca, zabıt katibi dosya içindeki her türlü belgeyi gösteren bir dizi listesi düzenlemek zorundadır. Dosyaya ibraz edilen veya çıkarılan belgeler derhal bu belgeye kaydedilir. Öte yandan, HMK'nın "tutanak" başlıklı 154. maddesinin 3/e maddesi duruşma dışında yapılan işlemlerin özetinin neler olduğu ve 3/f maddesi ise, tarafların sundukları belgelerin neler olduğunun tutanağa yazılması gerektiğini, HMK'nın 156. maddesi ön inceleme, tahkikat ve yargılama işlemleri, ancak tutanakla ispat olunabilir düzenlemesini getirmiştir. Yine, dilekçenin havale tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği'nin Hukuk ve Ticaret davaları dosyalarının düzenlemesi başlığı altında 25. maddesi 1/1. maddesinde, dava arzuhali, cevap layihaları, davacının karşılık layihası ve bunun cevapları, vekâletnameler tarih sırasıyla kartona bağlanır. 25/2. maddesine göre de, dosyaya konulan ve bağlanan her kağıt, müsveddeler de dahil olmak üzere, dosyanın kapağında gösterilen hanelere sıra ile düzgünce yazılır. Her evrakın kapakta aldığı sıra numarası dosyaya konan bu kağıdın üzerine de işaret edilir. Diğer taraftan karar tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği`nin 43. maddesi, dava dosyasının bir başka mahkemeye veya mercie gönderilmesi halinde dizi pusulası yapılması gerektiğini belirterek dava dosyalarının içerisine giren belgelerin neler olduğu konusunda şüphe ve tereddüt uyandırılmaması amaçlanmıştır.

    Somut olayda ise; davalı tarafın dosyada bulunan 22.12.2011 tarihli dilekçesinin yazı işleri müdürü tarafından havale edildiği anlaşılmakta ise de, dosyanın 6100 sayılı HMK'nın 160. maddesi ve gerek Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 25. gerekse, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 43. maddesi uyarınca dizi pusulası bulunmadığından ve 08.12.2011 tarihli duruşmada da, anılan dilekçenin verildiği duruşma tutanağında belirtilmediğinden bu durumda bu dilekçenin usulünce ibraz edilip, davalı vekiline de tebliğ edilip edilmediği anlaşılamadığından, bu hususların araştırılarak, zamanaşımı def`i konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu husus araştırılmadan, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup, kararın bu gerekçeyle bozulması gerekirken, yukarıda açıklanan değişik gerekçeyle bozulduğu bu kez yapılan incelemeyle anlaşıldığından, Dairemizin 17.02.2014 gün ve 2013/2038 esas ve 2014/1016 karar sayılı bozma ilâmının kaldırılarak, açıklanan gerekçeyle bozulması gerekmiştir.

    SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalının karar düzeltme isteminin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17.02.2014 gün ve 2013/2038 esas ve 2014/1016 karar sayılı bozma ilâmının kaldırılarak, açıklanan gerekçeyle BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının istek halinde davacıya geri verilmesine ve HUMK’nın 442. maddesi hükmünce 226,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalıya yükletilmesine, 08.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.