HMK Madde 435



  • Tahkim Yargılamasının Sona Ermesi

    HMK Madde 435

    (1) Tahkim yargılaması, nihai hakem kararının verilmesi veya aşağıdaki hâllerden birinin gerçekleşmesi ile sona erer:

    a) Davalının itirazı üzerine hakem veya hakem kurulunun uyuşmazlığın kesin olarak çözümünde davalının hukuki yararı bulunduğunu kabul etmesi hâli hariç, davacı davasını geri alırsa.

    b) Taraflar, yargılamanın sona erdirilmesi konusunda anlaşırlarsa.

    c) Hakem veya hakem kurulu, başka bir sebeple yargılamanın sürdürülmesini gereksiz veya imkânsız bulursa.

    ç) 427 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca tahkim süresinin uzatılmasına ilişkin talep mahkemece reddedilirse.

    d) Taraflarca kararın oybirliğiyle verilmesinin öngörülmesine rağmen, hakem kurulu oybirliğiyle karar veremezse.

    e) 442 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca yargılama giderleri için avans yatırılmazsa.

    (2) 437 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, hakem veya hakem kurulunun yetkisi, yargılamanın sona ermesiyle ortadan kalkar.




  • HMK Madde 435 Gerekçesi

    Maddede, tahkim yargılamasını sona erdiren hâller, ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.



  • HMK 435 (Tahkim Yargılamasının Sona Ermesi) Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2015/25295 Karar : 2017/5152
    Tarih : 2.05.2017

    • HMK 435. Madde

    • Tahkim Yargılamasının Sona Ermesi

    Davalı-karşı davacı kadının evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı (TMK m.166/1) boşanma davasının, davacı-karşı davalı erkeğin açtığı ayrılık kararına dayalı (TMK m.172/2) boşanma davası ile birleştirilmesine karar verilmiş, mahkemece davalı-karşı davacı kadının birleşen boşanma davası hakkında olumlu olumsuz hüküm kurulmadan karar verilmiştir. Dava ve birleşen dava birbirinden bağımsız ayrı davalardır ve davaların her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir (HMK m.294-1). Mahkemece kadın tarafından açılan boşanma davası hakkında da inceleme yapılarak olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken, sadece erkeğin davası hakkında hüküm kurulması kanunun ağır ihlali niteliğinde olup, temyiz edilmemiş olsa bile hükmün bozulması imkan dahilinde olduğundan (HMK m.435/1), mahkemece verilen hükmün açıklanan sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı-karşı davalı erkeğin davası hakkında yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.05.2017(Salı)



  • YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2015/23311 Karar : 2017/2475
    Tarih : 8.03.2017

    • HMK 435. Madde

    • Tahkim Yargılamasının Sona Ermesi

    Davacı-karşı davalı kadın evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine (TMK m.166/1) dayanarak boşanma davası açmış, davalı-karşı davacı erkekte aynı hukuki sebebe dayanarak karşı dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı-karşı davalı kadının davasının kabulüne karar verilmiş, davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davası hakkında hüküm kurulmamıştır. Oysa ki davalı-karşı davacı erkeğin de aynı hukuki nedene dayalı boşanma davası mevcuttur. Dava ve karşı dava birbirinden bağımsız ayrı davalardır ve davaların her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. (HMK m.294-1) Mahkemece erkek tarafından açılan boşanma davası hakkında da inceleme yapılarak olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken, sadece kadının davası hakkında hüküm kurulması kanunun ağır ihlali niteliğinde olup, taraflarca temyiz edilmemiş olsa bile hükmün bozulması imkan dahilinde olduğundan (HMK m.435/1), mahkemece verilen hükmün açıklanan sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı-karşı davalı kadının davası hakkında yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.03.2017(Çrş.)



  • YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2015/558 Karar : 2015/17688
    Tarih : 8.10.2015

    • HMK 435. Madde

    • Tahkim Yargılamasının Sona Ermesi

    Alacaklı .. Römorkör ve Klavuzluk A.Ş. tarafından borçlu .. Klavuzluk A.Ş. aleyhine 13.01.2014 tarihli hakem heyeti kararına dayanılarak 13.02.2014 tarihinde başlatılan ilamlı takip üzerine borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, tahkim koşulunun yer aldığı sözleşmenin 14.03.2004 tarihli olduğunu, anılan bu sözleşmenin 17.maddesinde ''HUMK'nun 516 ve devamında yer alan hükümlerin'' uygulanacağının kararlaştırıldığını, bu nedenle HUMK'nun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, HUMK'nun 535. maddesine göre ise hakem kararlarının kesinleşmedikçe icra edilemeyeceğini, aynı Yasa'nın 536.maddesindeki düzenleme gereğince de ortada kesinleşmiş ve icra edilebilir bir hakem kararı bulunmadığını açıklayarak takibin iptalini, bu talebin kabul görmemesi halinde ise faize itirazları ile kamusal hizmetler olan klavuzluk ve römarkaj hizmetlerinin ifa edilmesi için banka hesapları üzerindeki hacizlerin, seferden men ve yakalama kararlarının kaldırılmasını talep etmiştir.

    Mahkemece, taraflar arasında akdedilen tahkim şartını taşıyan sözleşme tarihi, tahkim şartına dair düzenlemeyi içeren sözleşmedeki 17.madde içeriği, tahkim heyetinin oluşturulma tarihi, tahkim yargılamasına başlanılma tarihi dikkate alındığında tarafların serbest iradeleri ile belirledikleri tahkim yargılamasında sözleşmenin yürürlük tarihinde geçerli olan maddi hukuk anlamında da sonuç doğuracağı anlaşılan 1086 sayılı HUMK'nun hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabulü ile HUMK'nun ilgili hükümleri çerçevesinde verilen hakem kararının taraflara tebliği ve temyiz süreleri tasdik işlemleri tamamlanmadan 1086 sayılı HUMK'nun hükümlerine göre icrai işleme konulabilecek hale gelmeden ilamlı icra yolu ile icra takibine konu edilmesi doğru görülmeyerek takibin iptaline karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    6100 sayılı HMK'nun 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, ''Zaman bakımından uygulanma'' başlıklı 448.maddesinde '' Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Şikayete konu icra takibi 6100 sayılı HMK'nun yürürlükte olduğu 13.02.2014 tarihinde başlatılmış, hakem heyeti ise kararını 13.01.2014 tarihinde vermiştir. Hakem heyeti kararı verildiği tarih itibariyle anılan 448.madde hükmü uyarınca HMK 435. maddesi derhal uygulanacaktır. HMK'nun 439/4.maddesine göre, hakem kararlarına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. İptal davası açılması, kararın icrasını durdurmaz, ancak tarafların talebi üzerine ve teminat gösterildiği takdirde kararın icrası durdurulabilir. 439/4. maddenin, Kanun gerekçesinde de tahkim kurumunu teşvik amacı ile getirilen önemli yeniliklerden birinin de hakem kararlarının verildiği anda icra edilebilir hale getirilmiş olması ve bu şekilde tahkimin süratli bir şekilde gerçekleştirilmesi imkanının yaratılmış olacağı belirtilmiştir. Ayrıca icra takibine konu hakem heyeti kararının temyiz talebinin mahkemesince reddi üzerine, anılan bu ret kararının temyizi sonucunda, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16.10.2014 tarih 2014/5017 Esas-15740 Karar sayılı kararıyla 6100 sayılı Kanun'un 439. maddesi nedeniyle hakem kararına karşı yalnızca tahkim yerindeki mahkemede iptal davası açılması mümkün olduğundan HMK’nun anılan 451 ve 448.maddeleri de nazara alınarak davalı-karşı davacı vekilinin temyiz istemlerinin REDDİNE karar verilmiştir. Tüm bu açıklamalar nedeniyle HMK'nun 448. maddesi gereğince 439. maddesi derhal uygulanacağından hakem heyeti kararının icra kabiliyeti kazanması için mahkeme onayının gerekmediği, hakem heyeti kararları verildikleri andan itibaren icra kabiliyetine sahip oldukları ve hakem kararlarına karşı sadece iptal davası açılabileceği ve bu iptal davasının da kararın icrasını durudurmayacağı ve hakem kararına karşı yapılan temyiz talebinin mahkemesince reddi üzerine ret kararına yönelik temyiz talebinin Yargıtay ilgili Dairesi'nce de temyizi kabil olmadığından reddedildiği de dikkate alındığında; ilamlı takip yapılabileceği gerekçesiyle bu husutaki şikayetin reddi ile diğer şikayet nedenleri incelenerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulması gerekirken, onandığı anlaşılmakla alacaklı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

    SONUÇ: Alacaklı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 19.06.2014 tarih, 2014/6433 Esas, 2014/12787 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 77,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene İADESİNE 08.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.