HMK Madde 417



  • Ret Sebepleri

    HMK Madde 417

    (1) Kendisine hakemlik önerilen kimse, bu görevi kabul etmeden önce tarafsızlık ve bağımsızlığından şüphe edilmeyi haklı gösteren durum ve koşulları açıklamak zorundadır. Taraflar önceden bilgilendirilmemiş oldukları takdirde hakem, daha sonra ortaya çıkan durumları da gecikmeksizin taraflara bildirir.

    (2) Hakem, taraflarca kararlaştırılan niteliklere sahip olmadığı, taraflarca kararlaştırılan tahkim usulünde öngörülen bir ret sebebi mevcut bulunduğu veya tarafsızlığından şüphe edilmeyi haklı gösteren durum ve koşullar gerçekleştiği takdirde reddedilebilir. Taraflardan birisinin kendisinin atadığı veya atanmasına katıldığı hakemi reddetmesi, yalnızca hakemin atanma tarihinden sonra öğrenilen ret sebeplerine dayanılarak yapılabilir.




  • HMK Madde 417 Gerekçesi

    Maddenin birinci fıkrasında, hakemin reddi sebepleri belirtilmiş; tahkim yargılamasının özelliği gözetilerek, hakemlik önerilen kimsenin, tarafsızlık ve bağımsızlığından şüphe edilmesini haklı gösterecek durum ve şartları varsa, görevi kabul etmeden önce bunları açıklama yükümlülüğüne yer verilmiştir.

    İkinci fıkrada, hakemin, taraf serbestisi gereği, tarafların belirlediği niteliklere sahip olması ile tarafsızlığı ve bağımsızlığı teminat altına alınmıştır. Belirtilen ret sebepleri, taraflarca aksi kararlaştırılmamış ise doğal olarak “Yasaklılık sebepleri” başlıklı 39 uncu maddede belirtilen hâkimin yasaklılık hâllerini de kapsar.

    İkinci fıkranın son cümlesi ile hakemin kötüniyetle reddi suretiyle tahkimin geciktirilmesinin önlenmesi istenmiştir.



  • HMK 417 (Ret Sebepleri) Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ
    Esas: 2014/6432 Karar: 2014/12810
    Tarih: 01.10.2014

    • HMK 417. Madde

    • Ret Sebepleri

    Davacı vekili dilekçesinde; davalı kuruma ait elektrik tellerinin davacıya ait ineğin ölümüne sebebiyet verdiğini belirterek hayvanın ölümü sebebiyle uğranılan 5.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve istemiştir.

    Davalı vekili, davacıya ait hayvanın ölüm olayında davalı kurumun bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

    Mahkemece; davanın kısmen kabulüyle 4.500 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

    Ancak; HMK.'nun 326. ( 417 ) maddesi hükmüne göre; kanunda belirtilen ayrık haller dışında kural olarak, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmesi halinde yargılama giderlerinin ve yargılama giderlerinden sayılan avukatlık ücretinin dava edilenin ( müddeabihin ) değerine ve davada haklılık oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekir. Davadaki haklılık oranı dava edilenin bir bölümüne göre değil, tamamına göre belirlenir.

    Somut olayda; dava kısmen kabul edildiğine göre kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına Avukatlık Ücret Tarifesi hükümleri nazara alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı yararına vekalet ücretine hükmolunmaması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

    SONUÇ : Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.