HMK Madde 360



  • Uygulanacak Diğer Hükümler

    HMK Madde 360

    (1) Bu Bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, bölge adliye mahkemesinde de uygulanır.




  • HMK Madde 360 Gerekçesi

    Bu Bölümde aksi belirtilmediği takdirde bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını inceledikten sonra duruşma yapılmasına karar verirse, bundan sonraki incelemesini, ilk derece mahkemesinde uygulanmış olan yargılama usulüne göre yapacaktır. Örneğin ilk derece mahkemesinde yazılı yargılama usulü uygulanmış ise bölge adliye mahkemesinde de yeniden yapılacak incelemede yazılı yargılama usulü uygulanacaktır.



  • HMK 360. Madde Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2017/28180 Karar : 2017/5900
    Tarih : 23.03.2017

    • HMK 360. Madde

    5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun .... maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren ... gün içinde temyiz olunabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici .... maddesinin .... fıkrasında; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici ... nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” .... fıkrasında ise; "Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." denmiştir.

    6100 sayılı Kanun'un hükmü düzenleyen 294. maddesinde de;

    (...)Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür.

    (...)Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur.

    (...)Hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur.

    (...)Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hâllerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir.

    (...)Hükmün tefhimini, duruşmada bulunanlar ayakta dinler.

    (...)Hükme ilişkin hususlar, niteliğine aykırı düşmedikçe, usule ilişkin nihai kararlar hakkında da uygulanır." denmiştir.

    Yukarıda yazılı kanun hükümleri kapsamında, mahkemece duruşmada tefhim edilen hüküm gerekçe taşımayıp sadece hüküm sonucunu (kısa kararı) içeriyorsa gerekçeli kararın her halükarda davanın taraflarına (taraflar kendilerini vekille temsil ettiriyorlar ise vekillerine) tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bir başka anlatımla, sadece hüküm sonucunun (kısa kararın) tefhim edildiği durumlarda, taraflar (ya da vekilleri) duruşmada hazır olsalar dahi gerekçeli kararın taraflara veya vekillerine tebliğ edilmesi gerekir.

    6100 sayılı Kanun'un 360. maddesi gereğince istinaf kanun yolu hükümlerinin düzenlendiği bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, bölge adliye mahkemesinde de uygulanır.

    Öte yandan; aynı Kanun'un 348. maddesinde istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen tarafın, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabileceği ve istinaf yoluna asıl başvuran tarafın, buna karşı iki hafta içinde cevap verebileceği hususu; 366. maddesinde de bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352. maddeleri hükümlerinin, temyizde de kıyas yoluyla uygulanacağı hususu düzenlenmiştir. Anılan hükümler gereğince tarafların kararın temyiz edildiğinden haberdar edilmeleri ve katılma yoluyla temyiz talebinde bulunma haklarını kullanmaları için temyiz dilekçelerinin de diğer tarafa tebliğ edilmesi gerekir.

    Somut olay açısından yapılan tespit ve değerlendirmede, ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi kararının davalı ... ... .... İnşaat Dekorasyon Mobilya Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne tebliğ edilip edilmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.

    Bu sebeple;

    ...-Davalı ... ... .... İnşaat Dekorasyon Mobilya Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne bölge adliye mahkemesi kararı tebliğ edilmişse tebliğe ilişkin evrakın dosyaya eklenmesi,

    ...-Tebliğ edilmemişse bölge adliye mahkemesi kararının davalı ... ... .... İnşaat Dekorasyon Mobilya Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne tebliği ile buna ilişkin evrakın dosya içine alınması ve temyiz süresinin beklenmesi,

    ...-Davalı ... ... .... İnşaat Dekorasyon Mobilya Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin de hükmü temyiz etmesi halinde, temyiz dilekçesinin hukuki dinlenilme hakkının sağlanması açısından karşı tarafa tebliğ edilmesi ve bu şekilde temyiz ve tebliğe ilişkin usuli işlemler tamamlandıktan sonra tekrar Dairemize gönderilmesi için dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, ....03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.