HMK Madde 337



  • Adli Yardım Talebinin İncelenmesi

    HMK Madde 337

    (1) Mahkeme, adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın karar verebilir.(Ek cümle : 11/4/2013-6459/ 23 md.) Ancak, talep hâlinde inceleme duruşmalı olarak yapılır. (Ek cümle : 11/4/2013-6459/ 23 md.) Adli yardım taleplerinin reddine ilişkin mahkeme kararlarında sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebi açıkça belirtilir.

    (2) (Değişik : 11/4/2013-6459/ 23 md.) Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir. Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir.

    (3) Adli yardım, daha önce yapılan yargılama giderlerini kapsamaz.




  • HMK Madde 337 Gerekçesi

    Maddenin birinci fıkrasında, mahkemenin, adli yardım talebi hakkında duruşma yapmadan yahut asıl dava veya takipteki karşı tarafı dinleyerek de karar verebileceği hususu hüküm altına alınmıştır.

    İkinci fıkra ile adli yardım talebi hakkında mahkemelerce verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurulamayacağı düzenlenmiştir. Ancak adli yardım talebi hakkındaki kararlar maddî anlamda kesinlik kazanmaya elverişli olmayan kararlardır. Bu nedenle, koşullardaki değişiklik sebebiyle tekrar aynı dava veya iş için aynı kişi tarafından adli yardım talebinde bulunulabilir.

    Adli yardım kararı, kişiye, yapılacak olan yargılama giderlerinden geçici muafiyet ve yapılacak olan bazı masraflar için avans verilmesini kapsadığından, dava veya takibin devamı sırasında verilen adli yardım kararlarının geriye yürümeyeceği ve daha önce yapılmış bulunan giderlerin geri ödenmesinin söz konusu olmayacağı açıktır.



  • HMK 337. Madde Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2016/22744 Karar : 2018/9234
    Tarih : 17.09.2018

    - HMK 337. Madde

    1-Davacı erkek temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup aynı Kanunun 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay`a da yapılabilir ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebilir. Davanın adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; davalı erkeğin kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerinin kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığından davacı erkeğin adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

    2- Temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

    Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin temyiz itirazları yersizdir.

    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, adli müzaharetten yararlanması sebebiyle başlangıçta yatırılmayan aşağıda yazılı onama harcının ve temyiz başvuru harcının davalıdan alınmasına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 17.09.2018 (Pzt.)



  • YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2016/23206 Karar : 2018/4586
    Tarih : 5.04.2018

    • HMK 337. Madde

    1-Davacı kadın, temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 363/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay'a da yapılabilir ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebilir. Davacının adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığından, davacının adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

    2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

    Dava, ipoteğin Türk Medeni Kanununun 194. maddesi uyarınca kaldırılması talebine ilişkindir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5133 sayılı kanunla değişik 4/1 maddesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç olmak üzere ikinci kitabından kaynaklanan (118-345) bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Bu durum karşısında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırıdır.

    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05.04.2018 (Per.)



  • YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2015/6826 Karar : 2018/636
    Tarih : 1.02.2018

    • HMK 337. Madde

    Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin olup davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından adli yardım istekli olarak temyiz edilmiştir.

    Bilindiği üzere, Anayasa'da aranan hak arama özgürlüğünün kullanılabilmesi ve adil yargılama hakkının unsurlarından olan, taraflar arasında silahların eşitliği ilkesinin hayata geçirilebilmesi için gerekli yargılama giderlerini ödemede sıkıntıya düşecek veya ödeyemeyecek durumda bulunan kişilere, her türlü mali ve hukuki korunma taleplerinde kolaylık sağlanması, sosyal hukuk devletinin ilkelerinden olup, bu gereğin yerine getirilebilmesi de adli yardım ile mümkündür. Bu nedenle adli yardım müessesesi 6100 sayılı HMK'nin 334 ila 340. maddeleri arasında düzenlenmiştir.

    Öte yandan; 6100 sayılı HMK'nin 336/3. maddesinde adli yardım talebinin kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay'a da yapılabileceği açıkça belirtilmiş ve 337/1. maddesinde de duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebileceği hükme bağlanmıştır.

    Somut olayda, dosyaya eklenen nafaka belgesinden adli yardım isteyen davalının yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığı ve adli yardım talebinin yerinde olduğu anlaşılmış olmakla (HMK'nin m. 336/2.) adli yardım talebinin kabulüne karar verildi; işin esasının incelenmesine geçildi;

    Çekişmeli 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan meskenin tapuda davacı adına kayıtlı olduğu, tarafların evli iken 05.02.2014 tarihinde kesinleşen ilamla boşandıkları, taşınmazın kaydında aile konutu şerhi olduğu ve taşınmazda davalının oturduğu sabittir. Boşanma kararı kesinleştikten sonra tapu kaydında yer alan aile konutu şerhinin bir hak bahşetmeyeceği kuşkusuz olup mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi talebinin kabulünde bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazının REDDİNE,

    Davalının ecrimisil isteğine yönelik temyiz itirazına gelince; bilindiği üzere ecrimisil kötüniyetli zilyedin malike ödemek zorunda olduğu bir nevi haksız işgal tazminatıdır. Somut olayda dava tarihi itibariyle taraflar henüz evli olup davalı aile konutu niteliğindeki taşınmazda oturmaktadır. Dolayısıyla davalının kötüniyetli olduğu ve ecrimisilden sorumlu tutulacağından söz etmenin olanağı yoktur.

    Hal böyle olunca; ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile sonuca gidilmesi doğru değildir.

    Davalının bu yöne değinen temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2017/7908 Karar : 2017/6350
    Tarih : 7.07.2017

    • HMK 337. Madde

    Yerel mahkeme hükmünü temyiz eden davalılar vekilinin adli yardım talebinde bulunması üzerine; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 29/12/2015 gün ve 2015/18495 18000 sayılı kararı ile adli yardım taleplerinin reddine ve temyiz harç ve başvuru harcı ile giderlerinin tamamlanması için geri çevrilmesine ilişkin karar verilmiş, bu karara davalılar vekilinin yaptığı itiraz üzerine, dosya HMK`nın 337/2. maddesi uyarınca itirazı incelemekle görevli olan Dairemize gönderilmiştir.

    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334 ve devamı maddeleri uyarınca adli yardım talebinde bulunan kimse, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğunu ispat etmek (yoksulluk şartı) ve davada veya talepte haklı olduğu yolunda kanaat uyandırmak zorundadır (haklı olma şartı).

    Aynı Kanunun 334. maddesinin ikinci fıkrasına göre ise; tüzel kişilerin adli yardımdan yararlanabilmesi sadece kamuya yararlı dernek ve vakıflarla sınırlıdır. Kanunda adli yardımdan yararlanacak kişiler arasında sayılmadığı için sermaye şirketleri adli yardımdan yararlanamaz.

    Aynı Kanunun 336/2. maddesine göre de; adli yardım talebinde bulunacak kişi, yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır.

    Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin kararında belirtildiği gibi adli yardım talebinde bulunan davalı şirketler yönünden; ticari şirket olmaları nedeniyle yukarıda anılan kanun hükmü gereği adli yardımdan yararlanma hakları bulunmamaktadır.

    Gerçek şahıslar yönünden ise, adli yardım istemine dair dilekçenin ekinde; adli yardım talebinde bulunan davalı gerçek şahısların ödeme gücünden yoksun olup olmadığı hususunda kanaat uyandırmaya yeter nitelikte bir belge yani bir başka anlatımla, sunulması zorunlu olan mali duruma ilişkin belgeler ibraz edilmemiştir. Bu durum karşısında davalılar vekilinin itirazının HMK`nın 337/2. maddesi uyarınca kesin olarak reddi gerekmiştir.

    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin itirazının 6100 sayılı HMK`nın 337. maddesinin, 11.04.2013 kabul tarihli, 30.04.2013 tarih ve 28633 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6459 sayılı Kanunun 23. maddesiyle değişik ikinci fıkrası uyarınca kesin olarak REDDİNE 07/07/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.



  • YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2016/13174 Karar : 2017/4368
    Tarih : 17.04.2017

    • HMK 337. Madde

    1-Davalı kadın 13.04.2017 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur.

    Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334-340. Maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 336/3 . Maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay`a da yapılabilir ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 337/1. Maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebilir.

    Davalı kadının adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığından adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

    2- Hükmü temyiz eden davalı ... 13.04.2017 tarihli dilekçesiyle temyiz talebinden feragat ettiğini bildirdiğinden, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

    SONUÇ: Temyiz dilekçesinin yukarıda gösterilen sebeple REDDİNE, oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 14. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2017/884 Karar : 2017/2182
    Tarih : 21.03.2017

    - HMK 337. Madde

    Dava satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

    Davalılar davanın reddini savunmuştur.

    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Hükmü temyiz eden davalı ... ve davalı ... vekili müvekkillerinin maddi durumunun elverişli olmadığından gerekli harç ve giderleri ödeyemeyeceğini belirterek adli yardım isteminde de bulunmuştur.

    Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı HMK’nın 334 ilâ 340. maddelerinde yer almaktadır. Anılan yasanın 336/3. maddesinde getirilen düzenleme ile de adli yardım talebinin kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay’a da yapılabileceği belirtilerek, duruşma yapılmaksızın istem hakkında bir karar verileceği HMK’nın 337/1. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla, temyiz edenin adli yardım talepleri hakkında dairece bir karar verilir.

    Diğer taraftan, 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı kanunun 16. maddesinde de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tabi olacağı öngörülmüştür.

    Öte yandan, HUMK’nın 434. maddesinde temyiz dilekçesi verilirken gerekli harcın tamamının ödenmesi gerektiği; 10.05.1965 tarih 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıyla da peşin ödenmesi gerekli temyiz harcının hüküm altına alınan karar ve ilam harcının dörtte bir olacağı kabul edilmiştir. Ayrıca,

    HUMK’nın 434/III. maddesinde (6100 sayılı HMK’nın 368 ve 344.maddeleri), dörtte bir oranındaki harcın ödenmemesi halinde yapılacak işlemin usul ve esasları gösterilmiştir.

    Adli yardım talep eden davalı vekili, 23.11.2015 tarihli dilekçesiyle müvekkilinin açılan dava nedeniyle mağdur olduğunu dava konusu taşınmazın davacıya verilmesine karar verildiği gibi halen banka kredi borcunu ödemekle yükümlülüğünün devam ettiğini ekonomik olarak zor duruma düştüğünü ileri sürerek adli müzaheret taleplerinin kabulü ile mahkemenin gerekçeli kararı kesinleşinceye kadar temyiz harç ve masrafları ile birlikte tüm yargılama giderlerinden muaf tutulmalarına karar verilmesini istemiştir.

    Davalılar vekili temyiz dilekçesi ekinde davalılara ait muhtarlık tarafından düzenlenen fakirlik ilmuhaberi ve davalıların dava konusu taşınmazlardan başka aktif malvarlığı bulunmadığına dair belgeler sunmuş ise de davalılardan ...'ın 3160 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini 50.000,00 TL'ye, 3161 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini 51.000,00 TL'ye, 27.05.2015 tarhinde dava dışı ...'a sattığı; davalı ...'ın 3160 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini 23.000,00 TL'ye, 3161 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini 51.000,00 TL'ye, 08.09.2015 tarhinde dava dışı ...'a sattığı anlaşıldığından,

    1-Hükmü temyiz eden davalının kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin temyiz harç ve giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varılamadığı, başka bir deyişle HMK’nın 334/1. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği anlaşılmakla, davalının adli yardım isteminin REDDİNE,

    2-Karar ve ilam harcı tutarının 1/4 oranındaki nispi temyiz harcının tamamlanması bakımından HUMK’nın 434/III. maddesi uyarınca işlem yapılabilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 21.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi



  • YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2016/17433 Karar : 2017/2730
    Tarih : 1.03.2017

    • HMK 337. Madde

    1-Temyiz eden davalı, hakkında ... Barosu Disiplin Kurulu`nun vermiş olduğu meslekten yasaklama kararı bulunduğunu ve meslekten yasaklılık durumunun halihazırda devam ettiğinin Bilecik Barosunun yazısından anlaşıldığından avukatlık mesleğini yapamadığı ve Avukatlık Kanunu uyarınca avukatlıkla bağdaşmayacak işleri de yapamadığından nisbi temyiz harç ve giderlerini karşılayamayacağını ileri sürerek adli yardım talebinde bulunmuştur. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesinde, “Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, haklı oldukları yolunda kanaat uyandırmak kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiş, takip eden maddelerde, adli yardımlara dair esaslar ele alınmıştır. Somut olayda; temyize konu miktar ile bu miktar üzerinden hesaplanacak temyiz harcı miktarı dikkate alındığında, adli yardım talebinin kabulü halinde, devletin mahkeme harcı almaktaki menfaati ile başvuranın mahkemeler vasıtasıyla hakkını korumaktaki çıkarları arasında adil dengenin sarsılacağı, hakkında açılan davanın ve Barodan alınan yazıların adli yardım istemine dayanak oluşturmadığı, bu nedenle adli yardım talebinin koşulları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla, adli yardım talebinin itiraz yolu açık olmak üzere reddine karar vermek gerekmiştir.

    HMK.nun 337. maddesi 11.4.2013 gün ve 6459 sayılı yasanın değiştirilmiş 30.4.2013 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. HMK.nun değişik 337. maddesi uyarınca, Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edebilir." düzenlemesi uyarınca, davacının (1) haftalık itiraz süresinde Adli Yardım talebinin reddine dair karara itiraz hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemece dairemizin red kararının davalı tarafa tebliği gerekmektedir. Temyiz eden davalı işbu karara itiraz ederse dosyasın itirazı incelemeye yetkili daireye gönderilmek üzere Dairemize gönderilmesi gerekir. Temyiz eden davalı Adli yardım talebinin reddine dair kararla itiraz etmez ise, HUMK’nun 334/3 maddeleri hükmüne göre temyiz harç ve giderlerinin tamamlatılması yönünde gerekli usulü işlemlerin ikmalinden sonra gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesi gerekir.

    2-Davacı temyize cevap dilekçesinde kararı temyiz etmiş fakat harç alınmamıştır. 26.1.1985 günlü, 1984/5 esas ve 1985/1 karar sayılı Yargıtay İ.B.K. uyarınca temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde süresinde ödenmediği belgelendirilmemiş olduğundan HUMK.nun 434/3 maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın mahkemesine geri çevrilmesi gerekir.

    SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklandığı şekilde işlem yapılmak üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE ve ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Yargıtaya iade edilmesine, 01/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2016/14548 Karar : 2017/201
    Tarih : 12.01.2017

    • HMK 337. Madde

    Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı ... vekili tarafından adli yardım talepli temyiz edilmiş, Dairemizce davalı ... vekilinin kanun yoluna ilişkin harç ve giderler bakımından adli yardım talebinin HMK'nın 337/2. maddesi uyarınca reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyanın yapılan incelemesinde adı geçen davalı vekiline 21.10.2016 tarihli muhtıra ile gösterilen temyiz harcının ve temyiz posta giderinin muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren yedi günlük kesin süre içerisinde yatırılması, aksi halde temyiz talebinden vazgeçmiş sayılacağına karar verileceği ihtar edilmiş, ihtarlı muhtıranın davalı ... vekiline 27.10.2016 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı ... vekili tarafından temyiz harç ve masraflarının yatırıldığına dair dosyada ve UYAP kayıtlarında bir belgeye rastlanmamıştır.

    6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun geçici 3. maddesi gereğince halen yürürlükte olan, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 434/son maddesi uyarınca “Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Bunların eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Bu kararın da temyiz edilmesi halinde 432'nci maddenin son fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.” Yani temyiz harç ve masraflarının yasal süresi içinde tamamlanmadığının tespiti durumunda mahkemece temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağına dair bir karar verilmesi

    gerekir. Dosyanın tetkikinden bu yönde bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece davalı ... vekilinin temyizi bakımından HUMK 434/son maddesi uyarınca işlem yapılarak verilecek kararın taraflara tebliği sağlanmak, bu karara ilişkin yasal temyiz süresinin beklenilmek, bu kararın temyiz edilmesi durumunda ise temyiz harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra her halükarda davacı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz istemlerinin incelenebilmesi için iade edilmek üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.

    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 12/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi



  • YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2016/14622 Karar : 2017/108
    Tarih : 10.01.2017

    - HMK 337. Madde

    Davacının, temyiz talebi olarak nitelendirilerek dairemize gönderilen 25/04/2016 hakim havale tarihli dilekçesi, nihai kararın temyizine ilişkin olmayıp,davacının adli yardım talebinin reddine ilişkin 25/02/2016 tarihli ara kararına ilişkindir.

    6100 sayılı HMK’nun 337/... maddesi; “ (Değişik fıkra: .../04/2013-6459 S.K./.... md) Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir. Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

    Dosya kapsamından, davacının dilekçesinin başlık ve içeriğinde istemin, adli yardım talebinin reddi kararına itiraz olduğu anlaşılmaktadır.

    Şu durumda; davacının itirazının 6100 sayılı HMK’nun 337/... maddesi uyarınca mahallinde incelenmek üzere dosyanın iadesine karar vermek gerekmiştir.

    SONUÇ: Dosyanın yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılmak üzere mahal mahkemesine TETKİKSİZ İADESİNE .../01/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 14. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2015/7020 Karar : 2017/58
    Tarih : 9.01.2017

    • HMK 337. Madde

    Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

    Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.

    Hüküm, davalı vekili ... tarafından temyiz edilmiş; ayrıca davalının maddi durumunun elverişli bulunmadığından bahisle gerekli harç ve giderleri ödeyemeyeceği belirtilerek adli yardım isteminde bulunmuştur.

    Bilindiği üzere adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı HMK’nın 334 ilâ 340. maddelerinde düzenlenmiş olup 336/3. maddesinde adli yardım talebinin kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay’a da yapılabileceği belirtilmiş, 337/1. maddesinde de duruşma yapılmaksızın istem hakkında bir karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla, temyiz edenin adli yardım talepleri hakkında temyiz incelemesini yapacak Daire tarafından bir karar verilecektir.

    Diğer taraftan; HUMK’nın 434. maddesinde (6100 sayılı HMK’nın 366 maddesi yollamasıyla 344. maddesi), temyiz dilekçesi verilirken gerekli harcın tamamının ödenmesi gerektiği; ayrıca, HUMK’nın 434/III. maddesinde (6100 sayılı HMK’nın 368 ve 344. maddeleri), temyiz harcın ödenmemesi halinde yapılacak işlemin usul ve esasları gösterilmiştir.

    Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin adli yardım istemi hakkında HMK’nın 336/3 maddesi uyarınca Dairemizce bir karar verilmesi gerektiğinden mahkemenin 20.10.2014 günlü adli yardım isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilerek adli yardım isteminin incelenmesine geçildi:

    SONUÇ: 1- Dosyada mevcut delil durumuna göre, davalı ... vekilinin 24.02.2015 tarihli adli yardım talebini içeren dilekçeye HMK 336/2 maddesi uyarınca iddiasını dayandırdığı delilleri eklemediğinden, davalı vekilinin adli yardım talebinin reddine,

    2- Temyiz harcının tamamlanması bakımından HUMK’nın 434/III. maddesi uyarınca işlem yapılabilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 09.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



  • YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2015/10724 Karar : 2016/22577
    Tarih : 1.12.2016

    • HMK 337. Madde

    Davacılar, davalının kardeşleri olduğunu, 20.4.2010 günü vefat eden kardeşleri ....in sağlığında davalıya verdiği 13.6.2008 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vekaleti ile tapuda kayıtlı hisseli evinin satışı için vekalet verdiğini, davalının bu vekaletname ile taşınmazı 6.11.2009 tarihinde 39.000 TL ye dava dışı....'a satıp bedelini tahsil ettiği halde hissesine düşen bedelleri vermediğini ayrıca, davalının emekli dul aylığını aldığı 11.9.2006 tarihli vekaletname ile 18.9.2006 ila 16.4.2010 tarihleri arasında 26.426,40 TL tahsil ettiği halde murise vermediğini bildirerek davalının miras payının mahsubu ile toplam 42.341 TL`nin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

    Davalı, davanın reddini dilemiştir.

    Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 27.382,38 TL`nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile veraset belgesi nazara alınmak sureti ile davacılara eşit olarak verilmesine ve fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

    1-Davalının temyiz isteminin incelenmesinde; davacılar tarafından davalı aleyhine açılan alacak davası sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmiştir.

    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 336/3. maddesi uyarınca kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay`a yapılır. Aynı Yasa’nın 448. maddesi uyarınca bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır. 336/3. maddesi, bu Kanun’un yargı yolu ve göreve ilişkin hükümlerinden olmadığından, geçici 1. madde kapsamında da değildir. Dolayısıyla anılan davalının temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar vermeye yetkili mercii, temyiz incelemesi yapmakla görevli bulunan Dairemizdir.

    Bu çerçevede davalının adli yardım talebi ile ilgili olarak yapılan incelemede, 6100 S.K.`nun 335. vd. maddeleri uyarınca, adli yardım talebinde bulunan kimsenin, kendisiyle ailesini geçindirmek bakımından önemli bir zarurete düşürmeksizin, davanın gerektirdiği giderleri ödemekten kısmen veya tamamen acz içinde bulunduğunu (fakirlik şartı) ve davasında veya savunmasında haklı olduğunu (haklı olma şartı) ispat etmesi gerekir. Aynı Yasa’nın 336/2. maddesine göre de talepte bulunan kişi, iddiasını dayandırdığı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. Somut uyuşmazlıkta ise. davalı tarafça sunulan adli yardım talebine ilişkin dilekçenin ekinde, taleplerini haklı gösterecek hiçbir bilgi ve belgeye yer verilmemiştir. Bu durum karşısında Dairemizce davalının kanun yoluna ilişkin harç ve giderler bakımından adli yardım talebinin HMK’nun 337/2. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

    2-Yukarıdaki 1. bentte açıklanan nedenlerle Dairemizce adli yardım talebinin reddine karar verildiğinden, bu kez mahkemece davalı vekiline, adli yardım taleplerinin reddedildiğinin bildirilmesi, davalı tarafça itiraz edilmediği takdirde, 1086 sayılı HUMK.’nun 5236 sayılı Kanun ile değişik 432. maddesi yollaması ile 426/D maddesi uyarınca peşin temyiz harcının ve dosyanın Yargıtay’a sevki giderinin ikmali için davalı vekiline HUMK.’ nun anılan hükümleri uyarınca gerekli meşruhatı havi davetiyenin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekmektedir.

    Ancak davalı tarafından Dairemizce verilen adli yardım talebinin reddine ilişkin karara itiraz edildiği takdirde, 11.04.2013 tarih ve 6459 sayılı Yasa`nın 23. maddesi ile değişik HMK’nun 337/2. maddesi gereğince işlem yapılması gerektiğinden dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir.

    3-Davacıların temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının adli yardım talebinin reddine, (2) numaralı bent gereğince mahkemece Dairemizin adli yardım talebinin reddi kararının davalı vekiline tebliği ile sonucuna göre işlem yapılmak üzere dosyanın mahalline iadesine, (3) numaralı bent gereğince davacıların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 01/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.