HMK Madde 178



  • Islah Sebebiyle Ortaya Çıkan Yargılama Giderleri ve Karşı Tarafın Zararının Ödenmesi

    HMK Madde 178

    (1) Islah eden taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile karşı tarafın uğradığı ve uğrayabileceği zararları karşılamak üzere hâkimin takdir edeceği teminatı, bir hafta içinde, mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Aksi hâlde, ıslah yapılmamış sayılır.

    (2) Karşı tarafın zararının kesin olarak tespit edilmesinden sonra, mahkeme veznesine yatırılan miktar eksikse tamamlattırılır, fazla ise iade edilir.




  • HMK Madde 178 Gerekçesi

    1086 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi hükmünün ifadesi ve kapsamında bazı değişiklikler yapılarak, tekrar düzenlenmiştir.

    Buna göre, ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemlerle, karşı tarafın uğradığı zarar dışında, uğrayabileceği zarar da hükmün kapsamına dahil edilmiştir. Ayrıca, 1086 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinde, geçersiz sayılan işlemler sebebiyle karşı tarafın zararlarının hemen tazmini öngörülmüş ise de, bu maddede zarar ve ziyanlar karşılığı olarak takdir edilen teminatın öngörülen süre içinde yatırılması esası kabul edilmiştir.



  • HMK 178. Madde Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2015/11960 Karar : 2015/18818
    Tarih : 25.11.2015

    • HMK 178. Madde

    Davacı vekili dilekçesi ile; Ankara İli, E... İlçesi, Ş... Mahallesi, ....ada, ... sayılı parsel üzerinde müvekkilinin evi ve bahçesi bulunduğunu, bu parselde yeniden yapılan imar düzenlemesi ve parselasyon ile ..... ada 5 ve 6 parsel olarak ifraz gördüğünü, müvekkiline ait ev ve bahçenin 5 sayılı parselde kaldığı halde müvekkiline ait hissenin 6 sayılı parselde kaldığını, davalının 5 sayılı parselde inşaat yapmak için müvekkiline ait ev ve bahçeyi kaldırmak istemesi üzerine Sulh Hukuk Mahkemesinde ev ve bahçenin değerinin 10.188,00TL olduğunun tespit edildiğini, daha sonra davalının müvekkiline ait evi yıkıp ağaçları da kestiğini öğrendiklerini iddia ederek fazlaya ilişkin haklarını saklı kalması kaydı ile şimdilik Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit dosyası ile belirlenen 10.188,00TL`nin dava tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

    Davalı vekili cevap dilekçesi ve aşamalarda; dava konusu evlerin kendilerine ait parselde bulunduğu, imar planlarının yapılmasından ve şüyulandırmadan önce bu evi tapudan devir aldıklarını, davacının ev ve bahçesi üzerinde hak sahibi olmadığını, yöntemince inşaat ruhsatı alarak burada inşaata başladığını savunarak davanın reddini dilemiştir.

    Mahkemece; davanın kabulüne, istem ile bağlı kalınarak 10.188,00TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK`nun 176. maddesine göre;
    Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.

    178.maddeye göre de; ıslah eden taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile karşı tarafın uğradığı ve uğrayabileceği zararları karşılamak üzere hâkimin takdir edeceği teminatı, bir hafta içinde, mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Aksi hâlde, ıslah yapılmamış sayılır.

    Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davalıdan 10.188,00TL'nin tahsilini talep etmiş,
    23.12.2013 tarihinde ıslah harcını yatırmış, 25.12.2015 tarihli dilekçesi ile de talebini 1.808 TL arttırarak 11.996 TL`ye çıkarmıştır.

    Ne var ki mahkemece, davacı vekilinin ıslah talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeyerek taleple bağlı kalındığı belirtilerek, 10.188,00 TL`nin tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

    Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün ( BOZULMASINA ) , oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ
    Esas: 2014/15443 Karar: 2015/12439
    Tarih: 06.07.2015

    • HMK 178. Madde

    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifin davalının 8630001 numaralı tarımsal sulama abonesi olarak kayıtlı bulunduğunu, davalının farklı tarihlerde icra takibi yaptıklarını, 24/05/2011 tarihli protokol imzalanarak borcun yapılandırıldığını, 30/10/2009 tarihindeki borçların ise fatura karşılığında davalıya ödendiğini, yapılandırmaya rağmen davalı kurumun Nevşehir 2. İcra müdürlüğünün 2011/5630 esas sayılı dosyası ile 3.945,342,59 TL bedelli icra takibi başlattığını, müvekkilin Nevşehir 2. icra müdürlüğünün 2011/5630 Esas sayılı dosyasında davalıya takip tarihi itibariyle 2.964,727,60 TL borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötüniyetli olarak takip yapmış olması nedeniyle %40 dan aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini, ayrıca ihtiyati tedbiren elektrik satış işlemi ve sözleşmedeki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini talep ve dava etmiştir.

    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 8630001 tarımsal sulama abonesi olduğunu ve farklı tarihlerde icra takipleri yapıldığını, 24/05/2011 tarihinde borçların yapılandırıldığını ancak davacının protokolün belirtilen 00 TL lik kısmını ödediğini başkaca da ödeme yapmadığını, ayrıca yapılan takibin borçlunun protokol sonrası kullanmış olduğu borca ilişkin olduğunu, 00 TL lik ödemeyi davacının 879.349,20 TL lik faturaya mahsup ettirmek istediğini, ihtiyati tedbir kararının ise teminatsız verildiğini, bu nedenlerle davanın reddi ile %40’dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

    Dava konusu uyuşmazlık; md. 72 uyarınca açılan itirazın iptali davası niteliğindedir.

    Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. (HMK. HUMK.md.83)

    Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Islah yazılı ya da sözlü olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse, veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa bu yazılı talep veya tutanak örneği haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir. (HMK. HUMK. md.84)

    Islah eden taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hale gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile, karşı tarafın uğradığı veya uğrayabileceği zararları karşılamak üzere hakimin taktir edeceği teminatı bir hafta içinde mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. (HMK. HUMK. md. 86)

    Somut olayda, davalı vekili 22.04.2013 havale tarihli ıslah dilekçesinde; dava konusu edilen faturanın 24.05.2011 tarihinden sonra tüketilen elektriğin bedeli olmadığı, faturaya konu alacağın davacı kooperatifin tesisatında 28.07.2009 - 01.08.2011 tarihleri arasındaki elektrik tüketimlerinde tesisatın yerinde çarpanı 12600 iken sistemde 1260 olarak işlenmesi (çarpan hatası nedeniyle) iki tarih arasında tüketilen ancak eksik ödenen elektrik bedellerinin toplamı nedeniyle yapılan bir tahakkuk olduğu belirtilmiş; ayrıca davalı vekili sözkonusu ıslah dilekçesinde, 178 uyarınca ıslah sebebiyle geçersiz hale gelen işlemler için davacı tarafın yaptığı yargılama giderleri ile varsa ıslah nedeniyle karşı tarafın uğradığı veya uğrayabileceği zararları karşılamak üzere mahkemece belirlenecek teminatı mahkeme veznesine yatırmaya hazır olduğunu beyan etmiştir.

    Sözkonusu ıslah dilekçesine ilişkin Yargılama sürecinde HMK.nın 178 maddesi uyarınca bir değerlendirme yapılmadığı gibi; hükümde de sözkonusu ıslah dilekçesinden bahsolunmamıştır.

    Bu itibarla; yerel mahkemece, öncelikle, ıslah tarihi itibariyle HMK.nın 178 uyarınca ıslah sebebiyle geçersiz hale gelen işlemler için davacı tarafın yaptığı yargılama giderleri ile varsa ıslah nedeniyle karşı tarafın uğradığı veya uğrayabileceği zarar miktarı saptanarak, davalıya bu miktara karşılık gelen teminatı yatırması için bir haftalık mehil verilmesi; sözkonusu mehil içerisinde Islah harcının yatırıldığının tespiti halinde; geçerli bir ıslahın yapıldığı kabul edilerek, ıslah dilekçesinde bildirilen talepleri ile ilgili olarak da bir değerlendirme yapılmak üzere dosyanın alanında uzman üçlü bilirkişi heyetine tevdiiyle; taraf ve Yargıtay denetimine uygun bilirkişi raporu alınması ;elde edilecek sonuç dairesinde hüküm tesisi gerekirken; sözkonusu ıslah dilekçesine ilişkin 178 Uyarınca herhangi bir işlem yapılıp, koşulları gerçekleştiğinde çarpan hatasına ilişkin bir bilirkişi raporu alınmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup , bozmayı gerektirmiştir .

    Sonuç: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.



  • YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2017/11675 Karar : 2018/7834
    Tarih : 27.03.2018

    • HMK 178. Madde

    Davacı İsteminin Özeti:

    Davacı vekili; davacının 1989 tarihinden itibaren davalıya ait beyaz eşya servisinde çalıştığını, 15.07.2008 tarihinde emekliye ayrıldığı halde çalışmasını sürdürmesine karşın bu tarihten itibaren sigorta destek primlerinin yatırılmaması, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarına ilişkin ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

    Davalının Cevabının Özeti:

    Davalı vekili; davacının 09.06.2010 tarihinde işyerinde çalışan başka bir işçiyi dövmesi üzerine kendisinden savunma istendiğinde işten ayrıldığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, emekli olduğu döneme ilişkin olarak ise, davacının hak ettiği alacaklarının 31 KY 144 plakalı aracın mülkiyetinin bedelsiz olarak 25.07.2007 tarihinde davacıya devredilerek ödenmiş olduğunu, davacının alacak taleplerinin haksız olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

    Davalı taraf, yargılama devam ederken, davacı işçi aleyhine, haklı bir sebep olmadan iş akdini feshederek benzer işi yapan başka bir beyaz eşya servisinde çalışmaya başladığı gerekçesiyle İskenderun İş Mahkemesi'nin 2011/327 esas sayılı dosyasından ihbar tazminatı ve rekabet kuralının ihlali tazminatı talep etmiş olmakla, Mahkemece davanın iş bu dava ile birleşmesine karar verilmiştir.

    Mahkeme Kararının Özeti:

    Mahkemece, dosya içeriği tanık beyanları doğrultusunda, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

    Temyiz:

    Karar, kanuni süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.

    Gerekçe:

    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

    2-Taraflar arasında asıl davada davalı aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri hususunda uyuşmazlık mevcuttur.

    Dosya içeriğine göre, ilk bilirkişi raporunun dosyaya sunulması sonrasında 18.10.2012 tarihli celsede Mahkemece davacı vekiline ıslah dilekçesini ibraz etmesi için iki haftalık süre verilmiştir. Ancak, davacı tarafça iki haftalık süre geçtikten sonra 13.11.2013 tarihinde ıslah dilekçesi verilmiş olup, Mahkemece süresinde olmadığı gerekçesiyle HMK 178/I. maddesi uyarınca ıslah yapılmamış gibi yargılamaya devam edilmekle, davacının dava dilekçesi ile talep etmiş olduğu toplam 200-TL tutarındaki alacak talepleri yönünden hüküm kurulmuş olmasına karşın, davalı aleyhine yapılmamış sayılan ıslah dilekçesindeki tutarlar üzerinden vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

    Sonuç:

    Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.03.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2016/582 Karar : 2017/2786
    Tarih : 6.07.2017

    • HMK 178. Madde

    Dava, davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında imzalanan eser sözleşmesinin ifası sırasında yüklenicinin çalıştırdığı dava dışı işçiye işçilik alacaklarını ödememesi üzerine dava dışı işçinin müteselsil sorumlu olan davacı iş sahibi aleyhine açtığı davada hükmedilip iş sahibince ödenen alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı yüklenici vekilince temyiz edilmiştir.

    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

    2-Dava, 10.000,00 TL üzerinden ve peşin harç ödenerek açılmış, 28.08.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talep 316.727,29 TL arttırılarak 326.727,29 TL’ye çıkartılmış ıslah harcı yatırılmamıştır.

    492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 15. maddesine göre yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev’i ve mahiyetine göre de maktu esas üzerinden alınır. Aynı Yasa’nın 28/1. maddesinin (a) bendinde karar ve ilâm harçlarının dörtte birinin peşin geri kalanın kararın tebliğinden itibaren 1 ay içinde ödeneceği hükmü yer almakta olup, yine aynı Kanun'un 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı emredici hükmü konulmuştur.

    Davacı iş sahibi idare, Gaziantep Büyük Şehir Belediyesi'ne bağlı, müstakil bütçeli, Kamu Tüzel kişiliğine haiz bir kuruluş olup Harçlar Yasası’na göre harçtan muaf olan kişi ve kurumlardan değildir. Nispi karar ve ilâm harcına tabi davalarda dava değeri üzerinden peşin nispi ilâm harcının alınması zorunludur. Uyarıya rağmen yatırılmaması halinde Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi gereğince müteakip işlemler yapılamayacağından dava dosyasının işlemden kaldırılması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun en son verdiği 04.12.2013 gün, 2013/21-445 Esas, 2013/1625 Karar sayılı ilâm ile Dairemizin yerleşik uygulamaları bu

    yöndedir. Harç hususu kamu düzeninden olup görevi gereği mahkemeler ve Yargıtay'ca re’sen göz önünde tutulması gerekmektedir.

    Bu durumda mahkemece davacıya ıslahla artırılan bölümün değeri üzerinden yatırılması gereken peşin nispi ilâm harcını yatırmak üzere süre verilip, yatırılması halinde yargılamaya devamla davanın sonuçlandırılması aksi halde 6100 sayılı HMK'nın 178. maddesi gereğince ıslah yapılmamış sayılarak davanın sonuçlandırılması gerekirken kamu düzeninden olan harç hususu gözden kaçırılarak davanın esastan sonuçlandırılması doğru olmamıştır.

    SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 06.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2016/13817 Karar : 2017/393
    Tarih : 23.01.2017

    • HMK 178. Madde

    Mahkemece, davacı ...(...)'ın işveren ... Tic. A.Ş.'ye ait işyerinde 13041998 sigorta sicil nosu ile 506 sayılı Yasanın 60-G maddesine göre sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 16.01.1986 tarihi olduğunun ve 04.07.1983 tarihindeki bir günlük çalışmaya yönelik ödenecek sigorta priminin, prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine,dosya kapsamındaki bilgi,belge ve kayıtlar dikkate alınmak suretiyle karar verilmiştir.

    Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya ait hizmet döküm cetvelinde, 04.07.1983 tarihinden itibaren davalı işyerinden 17 günlük bildirim yapıldığı, davacı vekili tarafından verilen 29.03.2016 tarihli ıslah dilekçesinde; dava dilekçesindeki, 01.01.1983-25.07.1989 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti ve 01.01.1983 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespiti talebinin, 04.07.1983 tarihinde davalı işyerinde 1 günlük çalışmasının tespiti ve 04.07.1983 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespiti şeklinde ıslah edilmek suretiyle değiştirildiği, davacı tarafça talep daraltıldığı için dava bir nevi kısmen kabul edildiği gerekçesi ile davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedildiği, davanın 09.03.2015 tarihinde açıldığı görülmektedir.

    1-Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları yönünden; dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair itirazların reddi gerekir.

    04.07.1983 tarihinden itibaren davalı işyerinden 17 günlük bildirim yapılmıştır. Bu durumda; davacının, davalı işyerinde 1 günlük çalışmasının tespiti talebinde hukuki yarar yoktur. Bu yönden talebin reddine karar verilmesi gerekir. Mevcut şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

    2-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; dava 09.03.2015 tarihinde açılmış olup, dava türü olarak hizmet tespiti davasıdır.

    6552 Sayılı Kanunun 64. maddesi ile değişik 5521 Sayılı Kanunun 7. maddesi 4. fıkrasında “ Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf

    başvurmasa dâhi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür.” şeklinde düzenleme mevcuttur. İş bu düzenlemeye göre davalı Kurum fer’i müdahil olarak davaya katılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanuna göre feri müdahil, davanın tarafı olmayıp leh ve aleyhine hüküm kurulması da hukuken mümkün değildir. Kurumun fer’i müdahil olduğu bir davada; talep daraltıldığı için dava bir nevi kısmen kabul edildiği gerekçesi ile Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    Ne var ki, bu aykırılıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

    SONUÇ: Hüküm fıkrasının, tamamen silinerek yerine;

    1- Davanın kısmen KABULÜNE;

    Davacı ...(...)'ın işveren ... Tic. A.Ş.'ye ait işyerinde 13041998 sigorta sicil nosu ile 506 sayılı Yasanın 60-G maddesine göre sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 16.01.1986 tarihi olduğunun tespitine, davalı işyerinde 04.07.1983 tarihindeki bir günlük çalışmanın tespitine ilişkin talebin hukuki yarar yokluğundan reddine,

    2-Alınması gerekli 29,20 TL harcın davalı ... Ticaret A.Ş. 'den alınarak hazineye gelir kaydına, davacı tarafça yatırılan 27,70 TL harcın karar kesinleştikten sonra ve istek halinde davacı tarafa iadesine,

    3-Davacı tarafından yapılan 715,90 TL yargılama giderinden talep daraltılmadan önce aldırılan bilirkişi ücreti ve 3 tebligat gideri olan 280 TL'nin HMK 178. madde de dikkate alınarak davacı taraf üzerinde bırakılmasına, bakiye 435,90 TL yargılama giderinin davalı ... Tic. A.Ş'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine gider avansından kalan kısmın istek halinde ve karar kesinleştikten sonra davacı tarafa iadesine,

    4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan ...Ü.T. göre hükmedilen 1.800,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Tic. A.Ş'den tahsili taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.01.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.