HMK Madde 168



  • Kanun Yolları

    HMK Madde 168

    (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez.




  • HMK Madde 168 Gerekçesi

    Bu maddede, bölge adliye mahkemelerinin kuruluşu da dikkate alınarak, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna ancak esas hükümle birlikte gidilebileceği vurgulanmıştır. Ayırma ve birleştirme kararları bakımından tek başına istinaf yoluna başvurulması bölge adliye mahkemelerinde hükmün kaldırılarak esastan incelenmesi sonucunu doğurmaz. Keza, bu husus, Yargıtayda temyiz incelemesi bakımından bozma sebebi oluşturmaz.



  • HMK 168 (Kanun Yolları) Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2018/7390 Karar : 2018/15196
    Tarih : 4.09.2018

    • HMK 168. Madde

    • Kanun Yolları

    Yerel mahkemece, dosyanın aralarında hukuki ve fiili irtibat olması nedeniyle mahkemenin 2017/255 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesinin birleştirme kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    İlk Derece Mahkemesi istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek karar verdi ve bu karara karşıda istinaf yoluna başvurulmuştur.

    ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu usulden reddetmiştir.

    ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi`nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla,

    ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi davalı avukatının temyiz talebini 25/05/2018 tarihli ek kararla kesinlikten reddetmiştir.

    ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi`nin 25/05/2018 tarihli ek kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    6100 Sayılı HMK`nun 168. maddesi, “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez.” hükmünü içermektedir.

    ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi`nin 08.02.2018 tarihli 2018/343 Esas, 2018/340 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince verilen birleştirme kararının kaldırılması isteminin usulden reddine karar vermiştir. Davalının bu kararı temyiz etmesi üzerine 25.05.2018 tarihli Bölge Adliye Mahkemesinin Ek Kararı ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

    Davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulan Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE dair EK KARARIN ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesi`ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04/09/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2015/14319 Karar : 2017/1422
    Tarih : 23.03.2017

    • HMK 168. Madde

    • Kanun Yolları

    Davacılar miras bırakan kayden maliki olduğu 1579 ada 1, 2, 3 ve parsel, 1585 ada 1 parsel, 1568 ada 4 ve 6 parseller, 1569 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14 ve 15 parsel, 1570 ada 1, 2, 3, 4, 5, 8, 9, 10 ve 11 nolu parsel, 1571 ada 1 parsel, 1557 ada 9 ve 13 nolu parsel, 1556 ada 3 parsel, 1697 ada 4 parsel, 1556 ada 2 parsel sayılı taşınmazları düzenlenen 18.09.1950 tarih ve 6612 yevmiye sayılı bağış senedi ile İşçi Sigortaları Genel Müdürlüğüne bağışladığını, davacıların 20.06.2011 tarihinde kendilerine yapılan bir ihbar üzerine bu durumu öğrendiklerini ve yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki davayı açtıklarını, hibe senedindeki koşulların oluşmadığını ve hibe mükellefiyetinin ifasının davalı tarafın kusuru ile imkansız hale geldiğini ileri sürerek davalı hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile muris mirasçıları olan davacılar adına tescile karar verilmesini istemişlerdir.

    Davalı vekili, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/387 Esas sayılı dosyasında tarafından aleyhine aynı taşınmazlarla ilgili tapu iptal ve tescil davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu beyan etmiş ve davalı vekili de davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını beyan etmekle birlikte davalı idarenin bağış senedinde belirlenen esaslar dahilinde yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

    Mahkemece, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle eldeki davanın, Hukuk Mahkemesi'nin 2014/286 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir

    Birleştirme kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, mahkemece temyizi kabil olmadığı gerekçesiyle, temyiz talebinin reddine ilişkin olarak verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.

    Gerçekten de birleştirme kararının müstakilen temyize tabi olmadığı, asıl kararla birlikte temyiz edilebileceği HMK’nun 168. maddesinde vurgulanmıştır.

    O halde; temyiz edenlerin 03.02.2015 ve 25.02.2015 tarihli temyiz dilekçelerinin REDDİNE, 22.3.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi



  • YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2014/23444 Karar : 2015/6027
    Tarih : 31.03.2015

    • HMK 168. Madde

    • Kanun Yolları

    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından, birleştirme kararı yönünden temyiz edilmekle evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:

    Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166/1. maddesi çerçevesinde verilen birleştirme kararlarının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 168. maddesi gereğince hükümle birlikte temyiz edilebileceğinden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

    Temyiz dilekçesinin yukarıda gösterilen sebeple ( REDDİNE ), oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2014/7877 Karar : 2014/12367
    Tarih : 27.06.2014

    • HMK 168. Madde

    • Kanun Yolları

    Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/99 Esas sayılı dava dosyasıyla birleşen Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi`nin 2011/701 Esas sayılı dava dosyasında:

    Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu dava dışı Manavgat Özel Sağlık Hizmetleri Tur. İnş. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde faaliyet gösteren Özel Sevgi Hastanesi'ne ortak almak gereği nedeniyle,
    12.05.2009 tarihli protokol ile Manavgat'ta tarafların ortak olduğu Sargan Cerrahi Sağlık Hizmetleri Turizm Nakliye Eğitim İnş. ve Müh. Tic. A.Ş'nin kurulduğunu,
    ancak ortakların yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonrasında ortaklığın bozulduğunu ve 17.02.2010 tarihli sözleşme ile davalılar C.E.. ve F.K.'a koymuş oldukları sermaye ve hizmet nedeniyle çek ile ayrı ayrı 500.000.00 TL ödendiğini,
    davalının dava dışı Sargan Cerrahi Sağlık Hizmetleri Turizm Nakliye Eğitim İnş. ve Müh. Tic. A.Ş'den herhangi bir alacağı kalmadığı halde,
    anılan şirketin asıl borçlu ve müvekkili ile şirketin diğer ortaklarının müşterek borçlu olduğu 15.10.2010 ödeme tarihli 300.000.00 TL`lik bononun icra yoluyla müvekkilinden tahsil edildiğini ileri sürerek,
    haciz baskısı ile ödenen ve davalının sebepsiz zenginleşmesini sağlayan, icra dosyasına ödenen 351.000.00 TL’nin faizi ve haksız takip tazminatı ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

    Davalı vekili, iş bölümü itirazında bulunarak davanın Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğinden bahisle belirterek davanın reddini istemiştir.

    Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda,
    Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/199 Esas sayılı dosyası ile somut dosya dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, delillerin birlikte değerlendirilmesinde yarar olduğu gerekçesiyle, eldeki 2011/701 E sayılı davanın, HMK`nın 166. maddesi gereğince Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/199 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

    Karar, birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiş,

    Dairemizin 20.11.2013 tarihli ilamı ile davaların aynı mahkemede görüldüğü ve bu hali ile HMK’nın 168. maddesi hükmü uyarınca yalnız başına kanun yoluna götürülemeyeceği, ancak hükümle birlikte kanun yoluna başvurulabileceği gerekçesiyle, birleşen davanın davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

    Davalı vekili, bu kez asıl ve birleşen davaların farklı mahkemelerde görülmekteyken birleştirilmelerine karar verildiği, Dairemizce verilen temyiz isteminin reddine ilişkin hükmün maddi hataya dayandığını ileri sürerek maddi hata nedeniyle karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

    1–) Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi`nin 2011/701 E sırasında kayıtlı dava 01.12.2011 tarihinde açılmış olup,

    01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nın 5/3 maddesi gereğince
    Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmişse de;
    aynı yasanın geçici 9. maddesi
    “ Bu Kanunun göreve ilişkin hükümleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda uygulanmaz. Bu davalar, açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabidir.” hükmünü haiz olmakla;

    Görev ilişkisinin Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi`nde görülen davada uygulanmasının söz konusu olmamasına,
    bu çerçevede 6762 Sayılı TTK’ hükümleri gereğince Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemelerinin HMK’nın 166. maddesindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemeleri addedilmesinin gerekmesine göre,
    birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair maddi hataların düzeltilmesine yönelik karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir

    2–) Ancak Dairemizin, temyiz isteminin reddine dair ilamında, birleşen dava dosyalarının her ikisinin de Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olduğu yönünde tespitte bulunulduğu,
    Dairemiz ilamının başlığında da bu hususun hatalı şekilde yazıldığı anlaşılmakla,
    birleşen davada davalı vekilinin maddi hatanın düzeltilmesine yönelik karar düzeltme isteğinin kabulü ile
    Dairemizin 20.11.2013 gün, 2013/16850 E – 2013/20969 K sayılı ilamının başlığındaki birleşen dava kısmında yer alan Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ibaresinin kaldırılarak yerine Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/701 E ibaresinin konulması, Dairemiz ilamının 1. paragrafında yer alan "Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen" ibaresinin kaldırılması ile yerine "Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi`nce verilen" ibaresinin konulması gerekmiştir.

    Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalı vekilinin sair maddi hatanın düzeltilmesine yönelik karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince (REDDİNE),
    (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davalı vekilinin maddi hatanın düzeltilmesine yönelik karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 20.11.2013 gün, 2013/16850 E – 2013/20969 K sayılı ilamının başlığındaki birleşen dava kısmında yer alan “Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/199 Esas” ibaresinin kaldırılarak yerine “Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/701 Esas” ibaresinin konulmasına,

    Dairemiz ilamının 1. paragrafında yer alan “Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen” ibaresinin kaldırılarak, yerine “Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen” ibaresinin konulmasına,

    işbu maddi hata düzeltmesine dair ilamının Dairemizin 20/11/2013 gün 2013/16850 Esas - 2013/20969 Karar sayılı ilamına eklenmesine, oybirliğiyle karar verildi.