HMK Madde 155



  • Tutanağın İmzalanması ve İmza Atamayanların Durumu

    HMK Madde 155

    (1) Tutanak, hâkim ve zabıt kâtibi tarafından derhâl imzalanır.

    (2) Tutanağa imza atamayacak durumda olan kimsenin parmak izi alınır, bunun hangi parmağa ait olduğu belirtilir. Ancak elinde parmak bulunmayanlar, imza yerine mühür veya özel işaret kullanabilirler.




  • HMK Madde 155 Gerekçesi

    Madde 1086 sayılı Kanunun 152 nci maddesine tekabül etmekte ve tutanağın imza altına alınması düzenlenmektedir.

    Maddenin birinci fıkrasında, hâkim ve zabıt kâtibine tutağın derhal imzalanması gereği hatırlatılmaktadır. Zira dava evrakının ana belgelerinden biri de tutanaklardır. Bu belgenin tartışma yaratmayacak bir biçimde düzenlenmesi davanın selameti bakımından önem taşır.

    İkinci fıkrada ise tutanağa imza koyması gereken ve fakat imza bilmeyenler ile imza veya parmak izi koyamayanların durumu açıklanmıştır.



  • HMK 155 (Tutanağın İmzalanması ve İmza Atamayanların Durumu) Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2014/789 Karar : 2014/3451
    Tarih : 18.02.2014

    • HMK 155. Madde

    • Tutanağın İmzalanması ve İmza Atamayanların Durumu

    Taraflar arasında görülen davada;

    Davacılar, mirasbırakanın kayden maliki olduğu 196 ada 5, 166 ada 9 ve 165 ada 10 parsel sayılı taşınmazları, kız çocuklarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı şekilde davalı oğluna temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğinde bulunmuşlardır.
    Davalı, mirasbırakanın kanser hastası olduğunu, tüm bakımının ve ihtiyaçlarının kendisi tarafından karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

    Mahkemece, davacı Tasia yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, davacı F... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı Rahime yönünden ise dava konusu 166 ada 9 ve 165 ada 10 parsellerin satış işleminin muvazaalı olduğu gerekçesi ile iptal tescil isteğinin kabulüne, diğer taşınmaz bakımından ise muvazaa olgusu bulunmadığı gerekçesi ile iptal tescil isteğinin reddine karar verilmiştir.

    Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Ş... H... B...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

    Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, mirasbırakan S... tarafından vekil eliyle 08.09.2004 tarihinde 166 ada 9 ve 165 ada 10 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğu saptanarak bu parseller yönünden davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, 07.06.2012 tarihinde davacılar tarafından takipsiz bırakalan dava, davalının davayı takip etmeyeceğini açıklaması üzerine işlemden kaldırılmış, 09.08.2012 tarihinde davacı R... tarafından harçlandırılmak suretiyle yöntemine uygun yenileme dilekçesi verilmiş, ancak diğer davalılar tarafından verilen yenileme dilekçesinin ise harçlandırılmadığı anlaşılmıştır. O halde, davacılar T... ve F... yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 150. maddesi uyarınca yenileme dilekçesinin yasal süresi içerisinde harçlandırılmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, T... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olması doğru değilse de anılan bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmadığı gibi, HMK`nun 155/1 maddesi “ Tutanak, hakim ve zabıt katibi tarafından derhal imzalanır” hükmünü getirmektedir.

    Ancak 09.08.2012 tarihli yenileme tensip zaptında zabıt katibinin imzasının bulunmaması ve ayrıca HMK 300 ve 301. maddeleri uyarınca bulunması zorunlu olan mahkeme mührünün hükümde bulunmaması doğru değilse de belirtilen eksikliklerin her zaman mahallinde giderilmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmayarak hükmün (ONANMASINA), aşağıda yazılı 549.10.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ
    Esas: 2013/20803 Karar: 2014/3010
    Tarih: 24.02.2014

    • HMK 155. Madde

    • Tutanağın İmzalanması ve İmza Atamayanların Durumu

    Dava, iş kazasına ve meslek hastalığına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

    Mahkemece, davacı vekilinin 1.2.2010 tarihli celsede davanın meslek hastalığına dayalı olarak açıldığını, maluliyete dair iddia ve taleplerinin bulunmadığını belirtmiş olduğu, meslek hastalığı sebebiyle de maluliyetin oluşmadığı gerekçeleriyle "davacının davasının sübut bulmadığı anlaşılmakla reddine" karar verilmiştir.

    1- 6100 Sayılı H.M.K.nın tutanak ve tutanağın imzalanması ve imza atamayanların durumunu düzenleyen şöyledir: Madde 154- (1) Hakim, tahkikat ve yargılama işlemlerinin icrasıyla, iki tarafın ve diğer ilgililerin sözlü açıklamalarını, gerekirse özet olarak zabıt katibi aracılığıyla tutanağa kaydettirir.

    (2) Taraflar veya diğer ilgililer sözlü açıklamalarını hakimin izniyle doğrudan da tutanağa yazdırabilir.

    (3) Aşağıdaki hususlar mutlak olarak tutanağa yazılır:

    a- Mahkemenin adı, duruşmanın açıldığı yer, gün ve saat.

    b- Hakim, zabıt katibi, hazır bulunan taraflar ve varsa vekilleri, kanuni temsilcileri, feri müdahil ve tercümanın ad ve soyadları.

    c- Yargılamanın aleni ya da gizli yapıldığı.

    ç- Beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak kaydıyla ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabule dair beyanlar ve sulh müzakereleriyle sonucu.

    d- Beyanda bulunana okunmak kaydıyla taraf, tanık, bilirkişi veya uzman kişi beyanı.

    e- Duruşma dışında yapılan işlemlerin özeti.

    f- Tarafların sundukları belgelerin neler olduğu.

    g- Tarafların soruşturmaya dair istekleriyle diğer kanunların tutanağa yazılmasını emrettiği konular.

    ğ- Ara kararları ve hükmün sonucu.

    h- Karar veya hükmün açıklanma biçimi.

    (4) Tutanakta sözü edilen veya dosyaya konduğu belirtilen belgeler de tutanağın eki sayılır.

    (5) Tahkikat ve yargılama sırasında yapılan işlemler teknik araçlarla kayda alınırsa, bu durum bir tutanakla tespit olunur. Madde 155- (1) Tutanak, hakim ve zabıt katibi tarafından derhal imzalanır.

    (2) Tutanağa imza atamayacak durumda olan kimsenin parmak izi alınır, bunun hangi parmağa ait olduğu belirtilir. Ancak elinde parmak bulunmayanlar, imza yerine mühür veya özel işaret kullanabilirler. Bu düzenlemeler çerçevesinde;

    Davacı taraf dava dilekçesiyle iş kazasına ve meslek hastalığına dayalı olarak tazminat taleplerinde bulunmuştur. Her ne kadar Mahkemece iş kazasına dayalı tazminat taleplerinin olmadığı gerekçesiyle iş kazası sebebiyle istenen tazminatlar reddedilmiş ise de davacının talebini daraltması, vazgeçmesi vb. hallerde tutanağa beyanı yazıldıktan sonra ayrıca imzasının da alınacağı belirtilmiş olup bu düzenlemenin kamu düzenine dair olduğu anlaşılmakla; somut olayda davacı vekilinin 1.2.2010 tarihli oturuma dair tutanakta imzasının olmaması sebebiyle belirtilen tutanaktaki beyanla bağlı tutulması mümkün değildir. Hal böyleyken iş kazasına dair talepler hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    2- Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 30.4.2002 tarihinde tespit edilen meslek hastalığının maluliyet bırakmasa da Kurum tarafından 30.4.2002-26.5.2002 arasında 67 TL, 31.5.2002-23.6.2002 tarihleri arasında 58 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği anlaşılmaktadır. 818 Sayılı Borçlar Kanununun 47. maddesine ve 26.6.1966 gün ve 7/7 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre, manevi tazminata hükmedilmesi için 1-Eylem,, 2-Zarar, 3-Zararla eylem arasında illiyet bağı, 4-Eylemin hukuka aykırı olması, 5- İşçinin cismani zarara uğraması koşuldur. Somut olayda, davacının zararlandırıcı olay sonucunda vücut bütünlüğünün zarara uğramış olduğu açıktır. Zarara uğrayan kişinin, sağlam insana göre sürekli iş göremez duruma gelmese dahi üzüntü ve elem duyacağı, ruh bütünlüğünün bozulacağı hususlarınında cismani zarar kavramına dahil bulunduğu söz götürmez. Hal böyle olunca ve özellikle yukarda anılan koşulların oluştuğu da dikkate alınarak, uygun bir miktar manevi tazminata hükmetmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

    Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 16. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2014/17017 Karar : 2015/7592
    Tarih : 9.06.2015

    • HMK 155. Madde

    • Tutanağın İmzalanması ve İmza Atamayanların Durumu

    Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 141 ada 7 parsel sayılı 240,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve ... çekişmeli taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak taşınmazın müşterek muris mirasçıları adına miras payları oranında tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile temyize konu çekişmeli 141 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacıların miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

    Mahkemece, her ne kadar davalının kabul beyanı esas alınarak hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 6100 sayılı HMK'nın 155. maddesi gereğince beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak suretiyle davayı kabule ilişkin beyanın tutanağa yazılacağı düzenlenmiştir. Mahkemece davalının 08.07.2014 tarihli celse de davayı kabul ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ancak davalının kabule ilişkin beyanı imzası ile tasdik edilmemiştir. Ayrıca kabulün hangi parsele ilişkin olduğunun da belirsiz olması karşısında, kabul beyanı geçersiz olup, çekişmeli taşınmazlar başında keşif icra edilerek davalının ön inceleme duruşmasında ortak murislerinden kaldığını ikrar ettiği taşınmazların hangileri olduğunun gösterilmesinin istenmesi, bundan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, açıklanan nedenlerle davalı ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmekle, hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.