HMK Madde 118



  • Davanın Açılma Zamanı

    HMK Madde 118

    (1) Dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. Dava dilekçesine davalı sayısı kadar örnek eklenir.

    (2) Dava dilekçesinin kaydına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.




  • HMK Madde 118 Gerekçesi

    Maddede davanın açılma tarihi ve dava dilekçesinin kaç örnek verileceği düzenlenmiştir.

    Davanın açılma zamanı olarak dilekçenin mahkemedeki kayıt anı esas alınmıştır. Bunun sebebi özellikle teknolojinin de ilerlemesiyle mahkemelerin duruma göre elektronik ortamda da dilekçeleri kabul ve kayıt edebilmeleridir. Dava açma zamanının arz ettiği önem sebebiyle mahkemelerin dava dilekçelerini yönetmeliğe uygun şekilde derhal kayda geçirecekleri tabiîdir. Bu çerçevede dava dilekçesinin kaydına ilişkin usul ve esasların yönetmelikte düzenlenmesi uygun bulunmuştur. Ayrıca kayıt için gerekli harç ve giderlerin de yatırılıp yatırılmamasına göre işlem yapılacaktır. Dava dilekçesi, aslı yanında davalı sayısı kadar örnek eklenerek mahkemeye verilmelidir.



  • HMK 118 (Davanın Açılma Zamanı) Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2016/18421 Karar : 2018/6549
    Tarih : 22.05.2018

    • HMK 118. Madde

    • Davanın Açılma Zamanı

    Dava dilekçesi davalı-karşı davacıya 28.04.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı-karşı davacı erkek 05.05.2015 tarihli davaya cevap ve boşanma talepli karşı dava dilekçesi vermiş, bu dilekçe kayıtlara geçmiş, mahkemece karşı dava için harç yatırılmadığı gerekçesiyle karşı dava yönünden hüküm kurulmamıştır. Dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır (HMK m.118-1). Karşı dava dilekçesinin verilmesi esnasında harç alınmadığı gibi bu eksiklik yargılama sırasında da giderilmemiştir. Harç tamamlattırılmadan müteakip işlemler yapılmaz. O halde, karşı dava harcının yatırılması için davalı-karşı davacıya usulüne uygun olarak süre verilmeli, (Harçlar Kanunu m. 30-32), harç noksanlığı giderildiği takdirde davalı-karşı davacının karşı boşanma davasının esası incelenmeli, harç yatırılmaması halinde ise Harçlar Kanunun 30. maddesi gereğince işlem yapılması zorunlu olup hükmün bu yönüyle bozulması gerekmiştir.

    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı-davalı kadının boşanma davası ile boşanmanın fer'ileri yönünden yeniden hüküm kurulması zorunlu hale geldiğinden bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22.05.2018 (Salı)



  • YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2016/17852 Karar : 2018/10009
    Tarih : 9.05.2018

    • HMK 118. Madde

    • Davanın Açılma Zamanı

    Dava, 5737 sayılı Yasanın 17. maddesine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

    Mahkemece, aslı vakıf olan taşınmazın vakfına rücu edeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Hemen belirtilmelidir ki, harca tabi nitelik taşıyan bu tür bir davanın açıldığının kabul edilebilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 118 ve 120. maddeleri gereğince başvurma harcı ile nisbi karar ve ilam harcının peşin alınmasının yanı sıra, davaya devam edilip, karara bağlanarak çekişmenin giderilebilmesi açısından 6100 sayılı HMK'nin 120. maddesi ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 26, 27, 28, 30 ve 32. maddelerinin öngördüğü işlemin yerine getirilmesi ve harcın alınması zorunludur.

    Harçlar Kanunu, harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (res'en) gözetilmesini hükme bağlamıştır. 492 Sayılı Kanunun 32. maddesinde de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe takip eden işlemlerin yapılamayacağı ifade edilmiştir.

    Öte yandan, ... İdaresi 5018 sayılı Yasa uyarınca hususi bütçeye tabi olup, 5737 sayılı Vakıflar Kanunun 77. maddesindeki “... Tüm iş ve işlemleri, her türlü vergi, resim,harç ve katılım payından istisnadır.” hükmünün yargı harçlarını kapsamadığı, dolayısıyla ... Genel Müdürlüğü'nün harçtan muaf olmadığı Hukuk Genel Kurulu'nun 24.12.2008 tarih 18-777 esas ve 2008/788 sayılı kararı ile benimsenmiştir.

    ./..

    Bu durumda, davacı ... İdaresinin harç yatırmaksızın dava açtığı ve yargılama sırasında harç ikmal edilmediği halde, yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmiştir.

    Hâl böyle olunca, davacı idareye harç ikmali yaptırılması, ondan sonra yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken değinilen husus gözardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.

    Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 09/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2017/16071 Karar : 2017/17590
    Tarih : 26.12.2017

    • HMK 118. Madde

    • Davanın Açılma Zamanı

    Davacı vekili, taraflar adına müşterek mülkiyet hükümlerine göre kayıtlı olan 102 ada 98 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ... +1 katlı betonarme evin vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

    Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmaması nedeniyle HMK.nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

    Dava, yazılı yargılama usulüne (HMK.md.118-186) tabidir.

    Dava dilekçesinin davalılara tebliğinden (HMK.md.122) sonra hangi usuli işlemlerin yapılacağı 6100 sayılı HMK`nın 122 vd. maddelerinde;
    yargılamadaki dilekçelerin değişimi (HMK.md.126-136),
    ön inceleme (HMK.md.137-142),
    kesitleriyle ilgili usulü işlemlerin tamamlanması, varsa dava şartları ve ilk itirazlar hakkında bir karar verilmesi (HMK.md.138), yoksa tahkikat aşamasına (HMK.md.143vd.) geçilerek sonucuna göre karar verilmesi şeklinde gösterilmiştir.

    Dava şartı yönünden dosya üzerinden inceleme yapılarak HMK`nın 138/1. maddesi gereğince karar verilebilirse de, bunun için de dilekçeler değişimi aşamasının (HMK m.126-136) tamamlanması gereklidir (HMK m. 137).

    Dava, 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra 11.05.2016 tarihinde açılmıştır.

    Dava dilekçesinin davalılara tebliğ edilmediği görülmektedir. Dilekçelerin değişimi aşaması tamamlandıktan sonra (HMK m.126-136) da, ön inceleme aşamasına geçilmesi, bu aşamada gerekli incelemenin ve gerektiğinde ön inceleme duruşmasının yapılması gerekir (HMK m. 137-142).

    Ön inceleme aşaması tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez (HMK m.137/1-2).

    O halde, dilekçelerin değişimi aşaması tamamlanmadan davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi davacının hukuki dinlenilme hakkına (HMK. m. 27) aykırı olmuştur.

    O halde Mahkemece yapılacak iş; öncelikle dava dilekçesini davalı tarafa tebliğ ederek dilekçeler teatisi aşamasının tamamlanmasının sağlanması, iddia ve savunma çerçevesinde toplanacak tüm delillerin sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmadan yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.

    SONUÇ: Davacının temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmdığına, taraflarca HUMK`nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2015/11897 Karar : 2017/4527
    Tarih : 5.07.2017

    • HMK 118. Madde

    • Davanın Açılma Zamanı

    Asıl dava ve birleşen dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

    Mahkemece asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun 27. maddesi (1086 sayılı HUMK 73. maddesi)
    “ Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
    Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” hükmünü düzenlemektedir.

    Aynı Kanunun 118-186. maddeleri arasında düzenlenen yazılı yargılama usulünde ilk derece yargılaması beş aşamadan oluşturulmuştur.
    Bunlar davanın açılması ve karşılıklı dilekçelerin verilmesi, ön inceleme, tahkikat, tahkikatın sona erdirilmesi, sözlü yargılama ile hüküm aşamalarıdır.

    Dosya arasındaki bilgi ve belgelere göre, birleşen davada dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediği, mahkemece usulüne uygun tebliğ sağlanmadan yargılamaya devam olunarak asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

    Şu durumda, mahkemece, davalıya usulüne uygun olarak birleşen dosyanın dava dilekçesi tebliğ edilerek hakkında açılmış bulunan yargılama ile ilgili bilgi verilmesi, açıklama ve ispat hakkı tanınması gerekirken, iddia ve savunma hakları kısıtlanarak yargılamaya devamla hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.

    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm ve davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2016/14137 Karar : 2017/5758
    Tarih : 17.04.2017

    • HMK 118. Madde

    • Davanın Açılma Zamanı

    Alacaklı tarafından iki adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, takibe konu bonolardaki imzaya ve borca itirazda bulunarak takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, davanın süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

    6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun "Davanın açılma zamanı" başlıklı 118. maddesinin 1. fıkrasında, davanın, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağı düzenlenmiştir.

    Somut olayda, ödeme emrinin 02/11/2015 tarihinde tebliği üzerine borçlunun takibe karşı itirazlarını içeren dilekçesini ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Amasra İcra Hukuk Mahkemesi'ne 03/11/2015 tarihinde sunduğu ve aynı tarihte mahkeme hakimince muhabere defterine kaydedildiğine dair havalesinin yapıldığı görülmüştür. Mahkemece tensip tutanağında HMK 120. maddesi gereğince davanın açılışı sırasında alınması gereken dava harçları ve gider avansının alınmamış olması sebebiyle 120/2. maddesi uyarınca bu eksikliğin tamamlanması için borçluya 2 haftalık kesin süre verildiğine dair muhtıra çıkarılmasına karar verildiği, muhtıranın 16/12/2015`te tebliği üzerine borçlunun 17/12/2015 tarihinde muhtırada belirtilen harç ve gider avansının tamamını yatırdığının mahkemenin de kabulünde olduğu, ancak, HMK. 118. madde ve Yönetmeliğinin 18. maddesi gereğince harca tabi davalarda harcın yatırıldığı tarihte (17/12/2015) davanın açılmış sayılacağından davanın süre yönünden reddine karar verildiği görülmüştür.

    Mahkemenin hükme esas aldığı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği, Bölge Adliye ve Adli Yargi İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliği`nin 06/08/2015 tarihinde yürürlüğe girmesiyle yürürlükten kalktığından itiraz tarihi itibariyle uygulanması mümkün değildir. İtiraz tarihi itibariyle uygulanması gereken Yönetmeliğin 197. maddesinin 5. fıkrasında, davanın dava dilekçesinin tevzi edilerek kaydedildiği tarihte aynı maddenin 9. fıkrasında ise, davanın, dava dilekçesinin sisteme kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

    Yukarıda belirtildiği gibi, mahkemece verilen kesin süre içerisinde dava harcı ve gider avansının borçlu tarafından yatırılmış olmasının yanısıra, dava dilekçesinin hakim tarafından havale edildiği tarih itibariyle davanın yasal beş günlük süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla, davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın süre yönünden reddine karar verilmesi isabetsizdir.

    SONUÇ:

    Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile ( BOZULMASINA ), oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ
    Esas: 2016/10926 Karar: 2016/12765
    Tarih: 02.05.2016

    • HMK 118. Madde

    • Davanın Açılma Zamanı

    Borçlu tarafından icra mahkemesi yapılan başvuruda, ihalenin usulüne uygun olarak yapılmadığına dair çeşitli usulsüzlük ileri sürerek ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece, dava dilekçesinde davalının adresinin gösterilmediği ve verilen sürede bu hususdaki eksikliğin giderilmediği gerekçesi ile 119/2. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

    2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ; "... İhalenin feshini, Borçlar Kanununun yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler..." hükmü yer almaktadır.

    Borçlunun icra mahkemesine başvurusu ihalenin feshi istemini içeren şikayet olmakla; 118. maddesi anlamında bir dava değildir. Bu sebeple şikayet dilekçesinin 119. maddesinde yazılı şartları taşıma zorunluluğu bulunmadığından karşı tarafın adresinin bildirilmemiş olması şikayetin incelenmesine engel değildir.

    O halde mahkemece, ihalenin yapıldığı talimat dosyasının ve esas takip dosyasının getirtilerek usule yönelik eksikliklerin ikmalinden sonra şikayetin esası yönüden inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

    SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarıda yazılı sebeplerle 366. ve 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.