HMK Madde 83



  • Vekilin Azli

    HMK Madde 83

    (1) Vekil ile takip edilen davada, vekilin azli hâlinde vekâlet veren, davayı takip etmez ve iki hafta içinde bir başka vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.




  • HMK Madde 83 Gerekçesi

    1086 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde düzenlenen avukatın azline paralel olarak maddede düzenleme getirilmiştir. Hüküm, vekilin azlinin davayı uzatma amaçlı kullanılmasını önlemek üzere, vekâlet veren tarafın onbeş gün ("iki hafta" olarak yasalaşmıştır) içinde başka bir vekil görevlendirmesini veya davayı kendisinin takibini öngörmekte, kurala uyulmaması hâlinde, tarafın yokluğu hâlindeki hükümlerin uygulanmasını gerektirmektedir.



  • HMK 83. Madde Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2016/20545 Karar : 2018/8189
    Tarih : 27.06.2018

    • HMK 83. Madde

    Davacı kadın vekili Av.... 14.7.2014 tarihli beyan dilekçesi ile müvekkili tarafından ... 26. Noterliğinin 11.7.2014 tarih ve ... nolu azilnamesi ile vekillikten azledilmiş bulunduğunu bildirmiştir.

    Mahkemece, yapılan yargılamanın 15.07.2014 tarihli oturumunda, davacı ve vekili duruşmaya gelmediği gibi herhangi bir mazeret de bildirmediğinden taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının HMK 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.

    Daha sonra yine mahkeme tarafından dosya resen ele alınmış ve 16.07.2014 tarihli ara kararı ile 15/07/2014 tarihli oturumda davacı vekilinin vekillikten azledildiğine dair dilekçenin dosyaya konulmaması nedeni ile dosyanın sehven işlemden kaldırıldığı anlaşılmakla, 15/07/2014 tarihli ara karardan dönülmesine ve yeni bir duruşma günü tayini ile HMK. 83. maddesi uyarınca davacı asile tebligat çıkartılarak vekilini azletmesi nedeni ile davayı takip etmesi gerektiği veya kendine 2 hafta içinde bir başka vekil görevlendirmez ise tarafın yokluğu halinde uygulanacak hükme göre işlem yapılacağının bildirilmesine ve ara kararın davacı asile tebliğine, karar verilmiştir.

    HMK 83. maddesinde; “Vekil ile takip edilen davada, vekilin azli hâlinde vekâlet veren, davayı takip etmez ve iki hafta içinde bir başka vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.” hükmü yer almıştır.

    Azil halinde azil eden tarafın davayı takip etme yükümlülüğü vardır. Bu nedenle mahkemece davacı asile tebligat yapılamadığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına yönelik ara karardan dönülmesi kanuna aykırı olup bu şekilde yargılamaya devam edilmesi bozmayı gerektirmiştir.

    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.06.2018(Çrş.)



  • YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2016/12530 Karar : 2017/3973
    Tarih : 16.03.2017

    • HMK 83. Madde

    Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, alacaklı vekilinin, takip dosyasına sunduğu vekaletname suretinin noter tarafından tanzim edilmiş onaylı suret olmadığı,söz konusu vekaletnamenin vekilin icra programından alınmış vekaletname olması gerekçesi ile icra müdürünün takip talebinin reddi kararının iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece icra müdürlüğü kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.

    Mahkeme nezdinde tarafı, icra takiplerinde de alacaklı veya borçluyu HMK'nun 71-83. ve Avukatlık Kanunu'nun 42. maddeleri gereğince usulüne uygun vekaletname ile yetkili kılınmış avukat temsil eder.

    6100 sayılı HMK'nun 76/1. maddesi uyarınca, avukat açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde, noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekaletname aslını veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere ibraz etmek zorundadır.

    Avukatlık Kanunu'nun 56. maddesinde de; "Usulüne uygun olarak düzenlenen ve avukata verilmiş olan vekaletname 52 nci maddede yazılı dosyada saklanır. Avukat, bu vekaletnamenin örneğini çıkarıp aslına uygunluğunu imzası ile onaylayarak kullanabilir. Avukatın çıkardığı vekaletname örnekleri bütün yargı mercileri, resmi daire ve kurumlar ile gerçek ve tüzel kişiler için resmi örnek hükmündedir.

    Asıllarının verilmesi kanunda açıkça gösterilmeyen hallerde avukatlar, takip ettikleri işlerde, aslı kendilerinde bulunan her türlü kağıt ve belgelerin örneklerini kendileri onaylayarak yargı mercileri ile diğer adalet dairelerine verebilirler " hükmüne yer verilmiştir.

    Somut olayda, icra dosyasında mevcut bulunan ... 1. Noterliği'nce düzenlenen 30.10.2015 tarih ve 21734 yevmiye numaralı vekaletnamenin incelenmesinde; ...A.Ş yetkilisi ...tarafından; "Adına avukat ve avukatlar tayin etmek sureti ile, leh veya aleyhine açılmış, açılacak bilumum dava ve takiplerden dolayı...dava açmaya....temyiz talebinde bulunmaya.......'nin vekil tayin edildiği" görülmektedir. İcra müdürlüğünce, vekilin kendi programından maktu şekilde hazırlanmış bir çıktı olduğu gerekçesi ile reddettiği vekaletname sureti incelendiğinde; vekilin yetkileri ile vekaletnamenin noter, tarih ve yevmiye numarasının bildirilerek aslına uygun olduğu vekil tarafından imza ile tasdik edildiği, yukarıda anılan yasa hükümleri uyarınca avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğinin sunulması da vekaletname ibrazı için yeterli görülmüş olup, takip talebine eklenen vekaletname suretinin bu şekliyle usulüne uygun olduğu anlaşılmaktadır.

    Kaldı ki; vekaletname ibraz etmeden icra müdürlüğünde takip talebinde bulunan avukata, icra takipleri hakkında da uygulanması gereken HMK'nun 114/f, 115/2. maddeleri gereğince, verilecek kesin sürede bu eksiklik tamamlatılarak icra dosyasına vekaletname ibraz edilmesi halinde takip talebi geçerli sayılır.

    O halde mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle şikayetin kabul edilerek icra müdürlüğü kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

    SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2016/21785 Karar : 2017/1150
    Tarih : 6.02.2017

    • HMK 83. Madde

    Takip dosyasında davalı alacaklının vekil ile temsil edildiği, HMK'nun 73, 81, 82, 83, Avukatlık Kanunu'nun 41., Tebligat Kanunu'nun 11. maddeleri gereğince, vekille takip edilen işlerde vekile tebligat zorunluluğu bulunduğundan .... 6. İcra Mahkemesi`nin 04.05.2016 tarih ve 2016/438 Esas-376 Karar sayılı, temyiz talebinin reddine dair ek kararının kaldırılmasına karar verildi. Kararın temyiz incelemesine geçildi.

    Borçlu vekili, takibe dayanak ilamın gayrimenkulün aynına ilişkin olup, kesinleşmeden icraya konulamayacağını bu nedenle takibin iptalini talep etmiştir.

    Mahkemece, takibe konu ilamın muhdesatın tespitine yönelik olup, gayrımenkulün aynından kaynaklandığı ilamda kesinleşmeye dair şerh bulunmadığı kesinleşmedikçe icra takibine konu yapılamayacağından şikayetin kabulüne karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    HUMK'nun 443/4 (HMK`nun 367/2) maddesi gereğince gayrimenkul ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu nedenle aynı ilamda yazılı eklentilerin de infazının istenebilmesi için ilamın kesinleşmesi zorunludur. Buna karşılık, gayrimenkulün aynına ilişkin olmayan (gayrimenkul üzerindeki kişisel "şahsi" haklara ilişkin olan) ilamların icraya konulabilmesi için bunların kesinleşmesine gerek yoktur. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, 3. cilt sayfa 2212)

    Somut olayda takibe konu .... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/79 Esas-2014/380 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; Mahkemece muhdesatın tesbitine karar verildiği, ilamda sicilde değişikliğe yol açan tescil hükmü bulunmadığı dolayısı ile ilamın taşınmazın aynına ilişkin olmayıp infazı için kesinleşmesi koşulu bulunmadığından şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

    SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca ve İİK`nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2015/22957 Karar : 2016/733
    Tarih : 21.01.2016

    • HMK 83. Madde

    Borçlu vekili, icra emrinin vekil değil asile tebliğ edildiğini belirterek icra emrinin iptalini istemiştir.

    Mahkemece, vekille takip edilen işlerde vekile tebligat yapılmasının zorunlu olmasına karşın bu yasal zorunluluğa riayet edilmediği gerekçesiyle, icra emri tebliğinin usulsüz olduğunun tespitine, öğrenme tarihinin ... olarak düzeltilmesine, yargılama giderlerinin borçlu üzerinde bırakılmasına, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11, Avukatlık Kanunu'nun 41 ve HMK`nun 73, 81, 82 ve 83. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur.

    Somut olayda, Mahkemece, vekile tebligat yapılmadan takibe devam olunamayacağı yönünde doğru gerekçe oluşturulmuş ise de, vekile yeniden icra emri tebliği gerektiğine dair hüküm kurması gerekirken, şikayete başvuru tarihinin, öğrenme tarihi olarak kabulü yönünde karar verilmesi isabetsizdir.

    Kabule göre de takip talebinde de borçlu vekilinin gösterilmemiş olması nedeniyle borçlu lehine vekalet ücreti tayin edilmemesi ile yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması da doğru değildir.

    Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle IİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK`nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün İçinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine oybirliğiyle karar verildi.