HMK Madde 39



  • Çekilme Kararının İncelenmesi

    HMK Madde 39

    (1) Hâkim, taraflardan birinin ret talebi üzerine veya kendiliğinden çekilme yönünde görüş bildirirse, ret talebini incelemeye yetkili merci, bu çekilmenin kanuna uygun olup olmadığına karar verir.




  • HMK Madde 39 Gerekçesi

    1086 sayılı Kanunun 2494 sayılı Kanunla değiştirilen 32 nci maddesindeki düzenleme gerekçesiyle birlikte benimsenmiş, dili sadeleştirilerek aynen alınmıştır.



  • HMK 39. Madde Emsal Yargıtay Kararları


    YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2016/4222 Karar : 2017/332
    Tarih : 26.01.2017

    • HMK 39. Madde

    Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve 3 nolu kesin hakedişten kesilen bedelin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 33.180,60 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen hüküm davalının temyizi üzerine Dairemizce onanmış, davalı bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

    Taraflar arasında imzalanan 04.10.2011 tarihli sözleşmenin 44. maddesi uyarınca sözleşmenin ekleri arasında sayılmış olup, imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'ne atıf yapılmış sayılmalıdır. sözleşmenin ekleri arasında sayılması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinden olduğundan, mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan kesin hakedişle ilgili 40. maddesinde, itirazın 39. maddedeki yönteme uygun şekilde yapılması gerekmektedir. 39/e maddesinde; " Yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerçekleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunun “idareye verilen ...tarihli dilekçemde yazılı ihtirazı kayıtla” cümlesini yazarak imzalaması gereklidir. Eğer yüklenicinin, hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorundadır. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır." düzenlemesi bulunmaktadır. Davacı yüklenici bu yönteme uygun şekilde itirazda bulunulduğunu kanıtlayamamıştır. Davanın bu nedenle reddi gerekirken, kısmen kabulü doğru olmadığından bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından Dairemizin 29.06.2015 günlü, 2014/5041 Esas ve 2015/3738 Karar sayılı kararının kaldırılarak kararın bozulması gerekmiştir.

    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı iş sahibinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 29.06.2015 günlü, 2014/5041 Esas ve 2015/3738 Karar sayılı kararının kaldırılarak kararın BOZULMASINA, 1.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin ve karar düzeltme peşin harçlarının istek halinde karar düzeltme isteyen davalıya geri verilmesine, 26.01.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.



  • YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ
    Esas : 2015/10448 Karar : 2015/10005
    Tarih : 22.10.2015

    • HMK 39. Madde

    Taraflar arasında görülen dava sırasında davalılar vekili tarafından 30.12.2014 tarihli dilekçe ile özetle; "...04.11.2014 tarihli duruşma öncesinde ibraz edilen 21.10.2014 tarihli dilekçe ile, aynı gün Kırklareli 1. Asliye Hukuk, Kırklareli İcra ve İstanbul 16. Aile Mahkemelerinde duruşmalarının olduğunu gösterir duruşma zabıt örnekleri ekli mazeret dilekçesi ve getirtilmesi istenen belge ve dosyaların bildirimine ilişkin ibraz olunan dilekçelerin, dosya arasına konulmadığı, duruşma zaptına işlenmediği, 06.11.2014 tarihinde tutanak düzenlenmesi talebiyle gidildiğinde durumun öğrenildiği, dilekçelerin UYAP bilişim sistemine de işlenmediği, belge ve dosyaların bildirildiği dilekçenin "tarandı" kaşesi vurulmuş olarak dosya arasına konulduğu halde, mazeret dilekçesinin bulunamadığı ve dosya arasına konulmadığından, hâkimin tarafsızlığından şüphe duyulduğu...” gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.

    Reddedilen hâkim tarafından, istemin reddinin gerektiği yönünde görüş belirtilmesi üzerine, dosyayı inceleyen mercii tarafından reddi hâkim talebinin reddine ilişkin hâkimin mütalaası yerinde olduğundan onaylanmasına ve davalılar vekilinin istemi kötüniyetle yaptığı anlaşıldığından, HMK 42/4. maddesi uyarınca takdiren 1.000,00.-TL disiplin para cezasına hükmedilmesine ilişkin verilen kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.04.2015 tarih ve 2015/3091-2639 karar sayılı ilâmı ile hükmün ( BOZULMASINA ) karar verilmiştir.

    Hükmüne uyulan bozma ilâmında özetle; "Reddi hâkim istemine ilişkin olarak mercii tarafından yapılan inceleme sonucunda, HMK 42. maddesi uyarınca istemin reddi veya kabulü şeklinde bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde HMK 39. maddesi uyarınca istemin reddi yönünde bildirilen görüşün onaylanmasına karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olduğundan, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ( BOZULMASINA ), bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına” karar verilmiş, bozma ilâmı sonrasında, 03/06/2015 tarihli ek kararla, davalı vekilinin reddi hâkim taleplerinin reddine, davalılar vekilinin istemi kötü niyetle yaptığı anlaşıldığından, HMK 42/4. maddesi uyarınca takdiren 1.000,00.- TL disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Hâkimin reddi için ileri sürülen sebepler, HMK’nın 36. maddesinde sayılan sebeplerden değildir. Açıklanan nedenlerle reddi hâkim isteminin reddi yolunda kurulan merci kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; reddi hâkim isteminin esastan reddedilmesi ve ret talebinde bulunan tarafın kötüniyetli olması halinde, red talebinde bulunan asil taraf hakkında disiplin para cezasına hükmedilecektir. Davalılar vekili, duruşmayı müvekkilleri namlarına ve hesaplarına takip ettiğine ve reddi hâkim talebini de müvekkilleri namlarına yaptığına göre, davalı asiller yerine vekilin para cezası ile yükümlü tutulması doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün ikinci bendinde yer alan; “Davalılar M.. C.., Samet Tahir Cengiz, A.. C.., C.. C.. vekili Av. E.. O..'un hâkimin reddi talebinin kötü niyetle yapıldığı anlaşıldığından HMK 42/4 maddesi gereğince takdiren 1.000,00.-TL disiplin para cezasına hükmedilmesine” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine; “Hâkimin reddi talebinin kötü niyetle yapıldığı anlaşıldığından, red talebinde bulunan davalılar M.. C.., Samet Tahir Cengiz, A.. C.. ve C.. C..'in 1.000,00.-TL disiplin para cezası ile cezalandırılmalarına” ibaresinin yazılmasına ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ( ONANMASINA ), temyiz harcının istek halinde iadesine 22/10/2015 günü oy birliği ile karar verildi.